İşte bu yüzden otistik çocukların bir çoğu DNA'larında büyük bir parçanın eksikliği yüzünden otistiktir.Така че доста деца с аутизъм са такива, защото са изгубили огромно парче от ДНК.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.A másik akadály, amibe bele fognak futni, az a motiváció hiánya.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.A ten druhý problém je nedostatek motivace.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.Cealaltă problemă de care ne ciocnim e lipsa de motivație.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.Ďalším problémom je nedostatok motivácie.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.Das andere Problem auf das wir stossen werden ist ein Mangel an Motivation.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.Det andet problem, du vil støde på, er manglende motivation.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.Druga pa je pomanjkanje spodbude.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.El segundo problema es la falta de motivación.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.Het andere probleem dat je gaat tegenkomen, is een gebrek aan motivatie.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.두번째는 동기와 의욕 문제입니다.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.L'altro problema con cui vi scontrerete è la mancanza di motivazione.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.L'autre problème que vous allez rencontrer, c'est le manque de motivation.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.Po drugie, odczujemy brak motywacji.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.Vấn đề khác bạn sẽ gặp phải là thiếu động lực.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.Το άλλο πρόβλημα που θα συναντήσεις είναι η έλλειψη κινήτρου.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.Другая проблема, с которой сталкиваешься, это отсутствие мотивации.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.Другият проблем, с който ще се сблъскате, е липсата на мотивация.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.Інша проблема -- ви стикнетесь з відсутністю мотивації.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.זאת בעיה גדולה.
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.المشكلة الأخرى التي سوف تواجهها هي عدم وجود الحافز
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.どうすればウェブをタダで翻訳するよう
Karşılaşacağınız bir diğer problem ise motivasyon eksikliği.另一個你會遇到嘅問題系缺少激勵。
Kendi imaj eksikliğimiz nedir? Bilirsiniz, bizim bir potansiyelimiz var kampüsteki en iyi ev olabilme.Wat is met het tekort van het zelf-Beeld? wij hebben het potentieel om het beste huis op deze campus te zijn.
Kendi imaj eksikliğimiz nedir?Co je to za nedostatek sebeúcty?
Kendi imaj eksikliğimiz nedir?De unde atâta lipsă de stimă de sine?
Kendi imaj eksikliğimiz nedir?Điều gì là với sự thiếu tự hình ảnh?
Kendi imaj eksikliğimiz nedir?Kaj je zdaj s samopodobo?
Kendi imaj eksikliğimiz nedir?Γιατί είστε τόσο απαισιόδοξοι;
Kesinlikle çok ilerleme kaydedildi, çok yaşam kurtarıldı. Ama büyük bir organ eksikliğimiz var.On tapahtunut edistystä, moni ihminen on pelastettu, mutta meillä on suuri puute elimistä.
- ki bu mineraller gibi mikro besinlerin eksikliğiyle mücadeleden geçiyor.미량 영양소 결핍을 해결할 값싼 해결책이 있습니다.
- ki bu mineraller gibi mikro besinlerin eksikliğiyle mücadeleden geçiyor.להתמודד עם בעיות תזונתיות הנובעות ממחסור בגורמים ספציפיים.
- ki bu mineraller gibi mikro besinlerin eksikliğiyle mücadeleden geçiyor.للتعامل مع سوء التغذية , المسمي , بنقص الإحتياجات الأساسية في الغذاء .
- ki bu mineraller gibi mikro besinlerin eksikliğiyle mücadeleden geçiyor.基本的に 世界の人口の半数は
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Estábamos tratando de llenar el espacio paterno en la vida de las niñas.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Încercam să umplem golul lăsat de tată în viața fetelor.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Kami berusaha untuk mengisi posisi ayah dalam kehidupan putri kami.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.우리는 딸아이들의 인생에서 아빠의 빈자리를 채워주려고 했으니까요.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Nous essayait de remplir l'espace du papa dans les vies de nos filles.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Próbujemy wypełnić miejsce taty w życiu dziewczynek.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Stavamo cercando di colmare la mancanza del papà nella vita delle bambine.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Wir wollten ja die Vati-Stelle im Leben der Mädchen besetzen.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Προσπαθούσαμε να γεμίσουμε το κενό του πατέρα.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Мы ведь пытались заполнить место отца в жизни девочек.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.Опитвахме се да запълним пространството на бащата в живота на момичетата.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.ניסינו למלא את מקום-האב בחיי הבנות.
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.لاننا كنا نحاول ان نملىء الفراغ الذكوري في حياة البنات
Kızların hayatındaki babanın eksikliğini doldurmaya çalışıyorduk.第三は あらゆる面をカバーできるような父親
Konut satın almadan önce, konutta kusurlar ve eksiklikler olup olmadığını kontrol edin.Antes de comprar una vivienda, compruebe si tiene defectos.
Konut satın almadan önce, konutta kusurlar ve eksiklikler olup olmadığını kontrol edin. Eğer,Ennen kuin ostat asunnon, tarkista, onko asunnossa vikoja. Et voi myöhemmnin vaatia virheestä korvausta, jos
Konut satın almadan önce, konutta kusurlar ve eksiklikler olup olmadığını kontrol edin. Eğer,Vous ne pourrez pas réclamer le dédommagement d'un défaut ultérieurement, si
Konut satın almadan önce, konutta kusurlar ve eksiklikler olup olmadığını kontrol edin. Eğer,لذلك يستحسن بك أن تستوضح عيوب المسكن قبل شرائه، لأنك لن تستطيع المطالبة بالتعويض عن العيب إذا:
Konut satın almadan önce, konutta kusurlar ve eksiklikler olup olmadığını kontrol edin. Eğer,购房前,购房者有义务对房屋状况进行全面检查。下列情况中,购房者无权日后要求赔偿
Konut satın almadan önce, konutta kusurlar ve eksiklikler olup olmadığını kontrol edin.Ennen kuin ostat asunnon, tarkista, onko asunnossa vikoja.
Konut satın almadan önce, konutta kusurlar ve eksiklikler olup olmadığını kontrol edin.Granska om det finns fel i bostaden innan du köper en bostad.
L-DOPA bir ilaç, bildiğiniz gibi dopamin eksikliğine bağlı oluşanL-DOPA 는 아시다시피, 파킨슨 병을 치료하는데 쓰이는 약으로
L-DOPA bir ilaç, bildiğiniz gibi dopamin eksikliğine bağlı oluşanL-DOPA היא תרופה שכידוע ניתנת לחולי פרקינסון,
L-DOPA bir ilaç, bildiğiniz gibi dopamin eksikliğine bağlı oluşanال-دوبا هو عقار، كما تعلمون، يعطى لمعالجة مرض باركينسون (الشلل الرعاش)
L-DOPA bir ilaç, bildiğiniz gibi dopamin eksikliğine bağlı oluşanこの病気はドーパミンの減少に関係しており
Maalesef gerçek bundan biraz farklı, ve bu güven ve onun eksikliği ile ilgili.A realidade, infelizmente, é um pouco diferente, e tem muito a ver com confiança, ou com a falta dela.