eksikli ile cümle

eksikli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onun tecrübe eksikliğini hesaba katmalısın.You must make allowance for his lack of experience.
Başkalarının eksikliklerine karşı çok hassasınız.You are too critical of others' shortcomings.
Post modern tesislerin eksikliği birçok nakliyatçılar için sıkıntıya neden oldu.The lack of modern post facilities caused trouble for many shippers.
Modern sonrası tesislerin eksikliği birçok nakliyatçılar için sıkıntıya neden oldu.The lack of modern post facilities caused trouble for many shippers.
Hazırlanma eksikliği nedeniyle başarısız olduk.We failed due to a lack of preparation.
Egzersiz eksikliği nedeniyle çok az iştahım var.I have little appetite due to lack of exercise.
Egzersiz eksikliğinden kas gücüm zayıfladı.My muscular strength has weakened from lack of exercise.
Gönüllü grup savaş mağdurlarının yiyecek ve ilaç eksikliğini gideriyor.The volunteer group provides war victims with food and medicine.
O yıl büyük bir pirinç eksikliği vardı.There was a great lack of rice that year.
Sistemin belli eksiklikleri var.This system has obvious defects.
Soğuk algınlığın varsa, uyku eksikliği senin için çok kötüdür.If you have a cold, lack of sleep is very bad for you.
Şu andaki eğitim sisteminde hangi eksikliği bulabilirsin?What defect can you find in the present system of education?
Pahalı yemekler uyku eksikliğini telafi edemez.Expensive meals can't compensate for lack of sleep.
Ben yaşadığım sürece hiçbir şeyin eksikliğini hissetmeyeceksin.You shall want for nothing as long as I live.
Eksikliklerimizin farkında olmalıyız.We should be conscious of our shortcomings.
Gençler ve yaşlılar arasında bir iletişim eksikliği vardır.There is a lack of communication between the young and the old.
Uyku eksikliği gizliden gizliye onun sağlığına zarar veriyordu.Lack of sleep was undermining her health.
Cesaret eksikliğim yüzünden kendime çok kızdım.I was very angry with myself for my lack of courage.
Onun taahhütü fon eksikliğinden başarısız oldu.His undertaking failed for lack of funds.
O, deneyim eksikliğini telafi etmek için çok çalıştı.He worked hard to make up for his lack of experience.
Hazırlık eksikliğinden sınavda başarısız oldu.He failed in the examination for lack of preparation.
O, çaba eksikliği nedeniyle başarısız oldu.He failed due to lack of effort.
O, onların teşviklerinin eksikliği tarafından kızdırıldı.He was incensed by their lack of incentives.
Onun dahiliği onun deneyim eksikliğini telafi eder.Her genius makes up for her lack of experience.
Vücut ısısı yükseliyor, nabız yükseliyor... Onun oksijen eksikliği durumu var.Body temperature rising, pulse rising ... he's in a state of oxygen deficiency.
Uyku eksikliği vücut için kötü.Lack of sleep is bad for the body.
Teknik bilgi eksikliği, onun terfi ettirilmesini engelledi.His lack of technical knowledge kept him from being promoted.
İyimserlik yalnızca bir bilgi eksikliğidir.Optimism is merely a lack of information.
Araştırmacılar ciddi bir gıda eksikliğinden muzdarip olmaya başladı.The explorers began to suffer from a severe lack of food.
Uyku eksikliğinin öğrencinin notlarının üzerinde çok büyük olumsuz etkisi olabilir.Lack of sleep can have an enormous negative impact on a student's grades.
Polis koruması eksikliği ile ilgili bir sürü şikayetler vardı.There have been a lot of complaints about the lack of police protection.
İşini değerlendirirken, onun deneyim eksikliğini de hesaba katmalıyız.In judging his work, we must take his lack of experience into account.
Güven eksikliğim var.I lack confidence.
Avrupa'da bir kamusal alan eksikliği giderek şiddetle hissedilmektedir.The lack of a public sphere in Europe is being felt increasingly keenly.
Uyku eksikliği şarkıcının performansını etkiledi.A lack of sleep affected the singer's performance.
Avrupa için uzun dönemli bir vizyon eksikliği var.There is a lack of long-term vision for Europe.
Kendine güven eksikliğin var.You lacked confidence in yourself.
Tom eksikliklerinin farkında.Tom is aware of his shortcomings.
Tom'un eksikliklerinin oldukça farkındayım.I'm well aware of Tom's shortcomings.
Egzersiz eksikliği, sağlığın için kötüdür.A lack of exercise is bad for your health.
Parti ilgi eksikliği nedeniyle iptal edildi.The party has been canceled due to a lack of interest.
Büyük şehirlerde yaşayan insanların bir egzersiz eksikliğinden muzdarip olma eğilim var.People who live in big cities have a tendency to suffer from lack of exercise.
Tom kendi eksikliklerinden bile bahsetmeye korkmuyordu.Tom was never afraid even to talk about his own shortcomings.
Tom'un bilgi eksikliği belliydi.Tom's lack of knowledge was obvious.
Ürünlerin eksikliği o bölgedeki açlığın ana nedeniydi.The failure of the crops was the major cause of starvation in that region.
İçinde yaşadığımız daire o kadar küçüktür ki, bizim yer eksikliğimiz var.The apartment we live in is so small that we lack space.
İyimserlik bilgi eksikliğidir.Optimism is lack of information.
Uyku eksikliğimden dolayı bu gece erken yatmaya gidiyorum.Because of my lack of sleep I'm going to bed early tonight.
Okullardaki öğretmen eksikliği hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of the lack of teachers in schools?
Şimdi personel eksikliğimiz var.We're shorthanded now.
Tel Aviv'de ciddi bir dil öğretmeni eksikliği var.There is a serious lack of language teachers in Tel Aviv.
Aptallık bir zeka eksikliğidir.Stupidity is a lack of intelligence.
Deneyim eksikliği düşünülünce Tom çok iyi yapıyor.Tom is doing very well considering his lack of experience.
Uyku eksikliği yavaş yavaş sağlığı etkileyebilir.Lack of sleep can gradually affect health.
Personel eksikliğimiz var.We're short-handed.
Çaba eksikliği yok.There is no lack of effort.
Öz bakımda eksiklik bir depresyon belirtisi olabilir.Poor personal hygiene can be a sign of depression.
Öğrenci eksikliği nedeniyle okul, yıl sonunda kapatılacaktır.Due to the lack of students, the school will be closed at the end of the year.
Hatalarımızın çoğu sabır eksikliğinden geliyor.A lot of our mistakes come from a lack of patience.
Hatalarımızın birçoğunun kaynağı sabır eksikliğidir.The source of many of our mistakes is a lack of patience.

İlgili Sayfalar