ekonomik ile cümle
ekonomik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Zamanla ekonomik durumu düzelen sanatçı, Uruguay'ın başkenti Montevideo'ya taşındı.Her economic situation improved, which allowed her to travel to Montevideo, Uruguay.
Ekonomik olarak en uygunu göl,deniz veya nehir sularıyla yadsımaktır.Economically most convenient is the rejection of such heat to water from a sea, lake or river.
Ağustos 2005'te Louisiana ve Mississippi'yi vuran Katrina kasırgasının ekonomik etkileridir.In August 2005, Hurricane Katrina made landfall on the Louisiana and Mississippi coasts.
Bunun sosyo-ekonomik sonuçları arasında yetkililerin getirdiği kısıtlamalar da bulunuyordu.Among socio-economic factors were restrictions by the authorities.
Bu sayede güç daha uzak yerlere daha ekonomik bir şekilde dağıtılır oldu.This made it more economical to distribute power over long distances.
Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezinin (ESAM) İstanbul Başkanlığı görevini yürüttü.He also served as the President of the Economic and Social Research Centre (ESAM) İstanbul Branch.
Sinagog 1975'e kadar hizmet sunarken ekonomik sorunlar nedeniyle kapanmak zorunda kalmıştır.The synagogue was in regular use until 1975, when it was closed due to financial constraints.
1978 1979 yılları Quang Nam-Đà Nẵng Ekonomik Kurulu'nda bir personeldi.From 1978 to 1979 he was among personnel at the Quảng Nam-Đà Nẵng Economic Board.
1950'lerde yaşanan önemli ekonomik büyüme otomobil üretiminin de önemli derecede artışını sağlar.In the 1930s, economic growth led to increased automobile manufacturing.
Kasli'deki en önemli ekonomik faaliyetler demir dışı metalurji, makine yapımı ve metal işleridir.The leading branches of industry are non-ferrous metallurgy, machine-building, and metal-working.
Çağdaş Dakka, Bangladeş'teki ekonomik, kültürel ve siyasi hayatın merkezidir.Dhaka is the economic, political and cultural center of Bangladesh.
Ancak 2009 yılında yaşanan ekonomik kriz nedeniyle proje iptal edildi.The project was cancelled due to the 2009 financial crisis.
Toplam ekonomik kayıp tahminen 1 milyar US$ dır.Total economic loss were estimated to be at least US$1 billion.
Barsbay'in hukumet doneminde Misir bir ekonomik kriz gecirmistir.Habsburg Spain suffers an economic collapse.
Dolayısıyla bazen sosyo-ekonomik fizik olarak da adlandırılır.Sometimes it is also called critical policy sociology.
Ekonomik Coğrafya.Economic geography.
Eğitimine ekonomik zorluklardan dolayı ara vermek durumunda kaldı.Victory University to close due to financial difficulties.
Demir işleme, özellikle 20. yüzyılda Laichingen'de gelişen ekonomik faaliyettir.The iron processing, particularly the tooling flourished in Laichingen in the 20th century.
Ayrıca ekonomik faaliyet olarak otomotiv sektörü yan sanayi üretimleri de yapılmaktadır.During this week an interview is also conducted by a Business Immigration Officer.
Bu da ekonomik yönden çok büyük gelişmeler sağlamıştır.This also improved his financial circumstances somewhat.
İşsizlik sebebiyle ekonomik zorluklar çekti.There were considerable economic grounds for labour unrest.
Sovyetler Birliği ile ekonomik ilişkileri keserek Japonya ile ilişkileri geliştirmek.Building alliances and weaken Taiwan's relationship with the international community.
20 Ocak 2012'de Kazakistan Ekonomik Kalkınma ve Ticaret Bakanı olarak atandı.On January 20, 2012, he was appointed Minister of Economic Development and Trade.
Bu balıklar ekonomik amaçlı sadece Malavi Gölü'nün en güney kısmında avlanırlar.These fish are native to Lake Malawi in Africa.
Bunun başlıca nedenleri ekonomik politika ve daha az bir ölçüde aile birleşimidir.Politics was based on the small city and probably the family unit.
Ekonomik sorunlar nedeniyle Malabo oyunlara ev sahipliği yapma hakkını geri verdi.Due to economic problems Malabo gave back the right to host the tournament.
Ekonomik kapasite ülkenin ortalama kapasitesinden açık ara düşüktür.Economic capacities are far lower than the average for the country as a whole.
1980'lerin başında ekonomik sorunlar belirmeye başladı.During the 1980s, underlying economic problems became pronounced.
Gelecekteki ekonomik yararların işletmeye aktarılması bekleniyor."Future installments are well worth waiting for."
Ekonomik sorunlar ve Avrupa Topluluğu'nun baskıları, bu inşaata hala engel olmuştur.Pressure from business interests and the union movement ensured these remained high.
Kazakistan, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO - Economic Cooperation Organization) üyesidir.Tajikistan is an active member of the Economic Cooperation Organization (ECO).
Kadınların ve erkeklerin toplum içindeki ekonomik ve sosyal konumları birbirinden farklıdır.We do not see women's health and society as isolated from each other.
Şehrin gelişmesinde coğrafi, askeri ve ekonomik konumu büyük bir etken olmuştur.During this period the Commonwealth built an enormous military and industrial capacity.
Feodalizm, Avrupa'daki ekonomik dengelerin değişmesiyle yıkılmıştır.Mercantilism developed at a time of transition for the European economy.
Ekonomik liberalizm kamu mallarının sağlanması için kamu girişimini destekleyebilir.Marketing can attempt to add value to brands.
Ekonomik bir değeri yoktur.They are of no economic importance.
Küçükbaş hayvancılık ve özellikle Muğla'da arıcılık önemli ekonomik faaliyettir.Livestock raising, and in particular cattle herding, is a major economic activity.
Ayrıca ekmeğin karne ile dağıltılması gibi ekonomik sorunlara da değinir.Nor do we say that his body comes into existence out of the bread .
Bu tür suçlar bir ulusun güvenlik ve ekonomik bütünlüğüne yönelik bir tehdit de oluşturabilir.Cybercrime may threaten a person or a nation's security and financial health.
Kulüp ayrıca ekonomik sıkıntılar yaşıyordu.However, the club still had financial issues.
Savaşlar Sırpları ekonomik anlamda olumsuz etkiliyordu.Postwar political developments affected Slovaks less favorably.
Ekonomik özgürlük, ekonomi ve politika tartışmalarında kullanılan bir terim.This is a term used in economic and policy debates as well as in the philosophy of economics.
Ekonomik olarak öncelikli hedef alınan iki alan ise enerji ve ulaşımdır.The two major physical hurdles are energy and stability.
Kudüs kuşatmasının ardından Hurkanus ekonomik krizle yüzleşti.After the siege of Jerusalem, Hyrcanus faced a serious economic crisis in Judea.
Yapımcılar onu artık ekonomik desteklerini kesmekle tehdit etmektedir.The MPs threaten him to take back their support.
Bu kararname neticesinde devlet ekonomik olarak bağımsızlığını kaybetmiştir.In doing so, they disaggregated their sovereignty in matters of monetary policy.
Darbe sonrası Türkiye uzun yıllar ekonomik dar boğazda kalmıştır.The subsequent years were challenging financially for Spain.
Ishigaki Yaeyama Adaları'nın siyasi, kültürel ve ekonomik merkezidir.The city of Ishigaki serves as the political, cultural, and economic center of the Yaeyama Islands.
Bazı atık türleri ise ekonomik değerine bağlı olarak geri dönüşüm sürecine tabii tutulur.The return, or rate of return, depends on the currency of measurement.
Bu da politik ve ekonomik sistemi hatıra getiriyordu.This caused political and financial market turmoil.
İnsancıllık ve Ekonomiklik b.Co-operation and goodwill b.
1204'te Latin Haçlılar tarafından Konstantinopolis'in yağmalaması ekonomik bir felaketti.The sack of Constantinople by Latin crusaders in 1204 was an economic catastrophe.
Yüksek bir enflasyon büyük bir ekonomik krizin haberciliğini yapıyordu.The university was dealing with a significant budget crisis.
İskoçya'nın ekonomik servetini yeniden canlandırmak için bir şeyler yapılması gerekiyordu.Its primary purpose was to stimulate the economy of Nova Scotia.
Avrupa Ekonomik İlgi Gruplaşması (E.E.I.G.)Workers Revolutionary Party (E.E.K.)
Toplumsal ve ekonomik sorunlar daha büyük felaketleri tetiklemekte gecikmeyecektir.The ecological and socioeconomic consequences take longer to happen but can be more far-reaching.
Ulus, ayrıca ekonomik ölçeklerden de faydalandı.The nation also benefited from economies of scale.
Bu durumda ülkedeki ekonomik büyüme önce durur, ardından düşüşe geçer.Eventually, increased growth would peak then decline.
Batı'yla ekonomik ve siyasi iş birliğini artırmaya özen gösterdi.He favored political and economic relationships with the West.
1973 - Birleşik Krallık, İrlanda ve Danimarka, Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) üyesi oldu.1973 – Denmark, Ireland and the United Kingdom are admitted into the European Economic Community.