ekonomik ile cümle
ekonomik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu isyanın sosyo-ekonomik ve dini nedenlerle ortaya çıktığı düşünülmektedir.Dette oprør menes at være forårsaget af en kombination af socio-økonomiske og religiøse problemer.
Ekonomik olarak ise sosyal piyasa ekonomisini savunur.Støtte til den frie sociale markedsøkonomi.
Bununla birlikte bazı ekonomik ve toplumsal reformlar yaptı.Det har alligevel medført socio-økonomiske ændringer.
Palau'da Turizm ve balıkçılık yaygın ekonomik etkinliklerdir.Jagt og fiskeri er i Finland en udbredt beskæftigelse.
Ancak bu sistemi uygulayan dük, ekonomik krize girdi.Ejendomsselskabet, der ejede slottet, kom i klemme under finanskrisen.
Bu iki balık havuzunda ekonomik nedenlerden dolayı üretim yapılamamaktadır.Krillfiskeriet er svært at udføre af to årsager.
San Marino ise ekonomik sorunlardan dolayı katılamayacağını açıklamıştır.San Marino trak sig fra konkurrencen på grund af økonomiske problemer.
Arjantin'in 1999-2002 yılları arasındaki ekonomik krizi sebebiyle 4400 Yahudi İsrail'e göç etti.Under den økonomiske krise i 1999-2002 udvandrede cirka 4.400 argentinske jøder til Israel.
Ekonomik belirlenimcilik ekonomizm.com Ekonomizm'in resmi sitesiCapital, Economics Dictionary on Economist.com:
İki imparatorluk ekonomik, askeri ve politik olarak Finlandiya'ya çok önem veriyorlardı.Begge riger havde politiske, økonomiske og militære interesser i det finske område.
1981 - Yunanistan, Avrupa Ekonomik Topluluğu üyeliğine kabul edildi.1981 - Grækenland bliver medlem nr. 10 af EF.
Rus-Belarus Birliği - Rusya ile Belarus arasında sonsuz siyasi,ekonomik iş birliği.Hviderusland har sammen med Rusland dannet Statsforbundet Rusland og Hviderusland.
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı, aslında Amerika'da başlamıştır.I 1929 bryder USA´s økonomi sammen.
Federal Almanya Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı Uluslararası Gelişme ve Kalkınma Teşkilatı-InWEntBundesministerium für wirtschaftliche Zusammenarbeit und Entwicklung - Startseite Deutschland
2005 yılında Negroponte, Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda konuştu.OLPC blev annonceret af Nicholas Negroponte i januar 2005 ved World Economic Forum i Davos, Schweiz.
Buda oyunun eşsiz bir ekonomik yapıya sahip olmasını sağlamaktadır.Biafra udtalte, at en sådan turné kun kunne have et økonomisk rationale.
Ancak 1995'ten 2005'e kadar Afrika'nın ekonomik büyümesi ortalama %5'tir.Fra 1995 til 2005 fik økonomisk vækst tag med et gennemsnit på 4,5 % i 2005.
Ekonomik konularda klasik liberalizm ve sosyal liberalizm arasında bir konum alırlar.Ordoliberalismen befandt sig mellem den klassiske liberalisme og socialliberalismen.
Amerika şu anda bir ekonomik krizle karşı karşıya..Han stod snart over for en økonomisk krise.
Uruguay, Güney Amerika'da ekonomik ve siyasal olarak en dengeli ülkelerden biridir.Uruguay er det mest demokratiske og fredelige land i Latinamerika.
Bir de bunun üzerine ekonomik buhran vardı.Ganske vist spillede økonomiske grunde også en rolle.
Ekonomik ve sosyal uyumun, 31 Aralık 1993 tarihinde kurulacak bir uyum fonuyla güçlendirilmesi öngörülmüştür.Programmet forbedrede sociale og økonomiske vilkår og førte til, at Mali den 31. maj 1995 kunne optages i WTO.
Diğer modern ekonomik düşünceler, Yeni Klasik ekonomi ve Yeni Keynesgil ekonomidir.The Theory of New Classical Macroeconomics.
Ancak ülkede ekonomik durum çok kötüydü.Landets økonomi var dårlig.
Avantaj ve dezavantajlarını ekonomiklik koşulunu da göz önüne alarak belirler.Samfundsøkonomiske fordele og ulemper ved prisstabilitet.
Bunlar bir şehirde ekonomik büyüme hamlesi yarattı.Det skabte en gunstig økonomisk udvikling i byen.
Kalan ülkelerin euroyu kullanmaya ne zaman geçeceği ekonomik durumlar görüşüldüğünde karara bağlanacaktır.De øvrige EU-lande skal indføre euroen, når de opfylder kravene.
Bunun nedeni ekonomik yapı.Dette skyldes konstruktionen.
Vytautas döneminde ekonomik olarak ülke gelişti ve ülke birçok reformla tanıştı.Vytautas støttede den økonomiske udvikling af staten og gennemførte en række reformer.
E 1948'de 42 km. dar hat Bursa-Mudanya Demiryolu ekonomik olmadığı gerekçesiyle kapatıldı.Men allerede i 1934 blev den fjerde linje til Lyskborg igen lukket på grund af manglende rentabilitet.
Ulus, ayrıca ekonomik ölçeklerden de faydalandı.Også byggebranchen har nydt godt af det økonomiske boom.
Yapımcılar onu artık ekonomik desteklerini kesmekle tehdit etmektedir.De skulle også betale erstatninger og indstille støtten til udenlandske oppositionsgrupper.
Liberalizm kavramı siyasal, ekonomik ve toplumsal özgürlükleri savunur.Det betyder at den globale frihandel, liberale økonomier og liberale politiske systemer fremmes.
Bulgaristan'da ekonomik düzeyin en kötü olduğu bölgedir.Wielkopolskie har den højeste arbejdsløshed i Polen.
2000'li yıllarda Çin'in ekonomik kalkınması tüm dünyada önemli bir konu haline geldi.Politisk er globaliseringen blevet et dominerende emne overalt i verden i det ny årtusinde.
Ekonomik alanda da Cevher önemli reformlar yaptı.Økonomiske reformer har været omfattende.
Ancak bunlar çok ciddi olan ekonomik sorunların çözümü değildi.De økonomiske problemer blev imidlertid ikke løst herved.
Bu toplumun ekonomik, politik ve kültürel yaşamın gelişmesi için bir uyarıcı olarak göründü.Krigen er i sit indhold blevet et folk i bevægelse hen imod økonomisk, kulturel og politisk frihed.
1960’larda İtalya başka bir ekonomik kriz dönemine girdi.I 1966 blev England imidlertid ramt af en økonomisk krise.
Ayrıca 1971'den beri yıllık olarak düzenlenen Dünya Ekonomik Forumuna evsahipliği yapmaktadır.Sløgedal grundlagde Internasjonalt Kirkefestspill, som har været arrangeret siden 1971.
Bu dönem ekonomik ve dini düzlemde Avrupa güçleriyle yoğun ilişkiler içine girildi.Religiøse og dynastiske spændinger havde i mellemtiden skabt spændinger i hele Europa.
KMÜ Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi.Beiträge zur alpenländischen Wirtschafts- und Sozialforschung.
Özellikle sosyo-ekonomik düzeyi düşük okul çağındaki gençlerde sık karşılaşılmaktadır.Det er især i de 'unge' partier, at organisationsprocenten er lav.
Dolayısıyla bazen sosyo-ekonomik fizik olarak da adlandırılır.Undertiden betragtes socialpsykologi også som et selvstændigt fag.
Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi tarafından ADRA’ya Genel Danışmanlık Statüsü verilmiştir.Organisationen har fået tildelt konsultativ status under FN's økonomiske og sociale råd.
Operasyon Haziran 1942’de yürürlüğe konmuş ve ABD’deki stratejik ekonomik hedeflere yöneltilmiştir.Operasjonen ble opprettet i juni 1942 for å rettes mot strategiske amerikanske økonomiske mål.
Aileler kan bağı (veya evlatlık) üzerine dayalıydı ancak aynı zamanda siyasi ve ekonomik ittifaklardı.Familiene var basert på blodsbånd eller adopsjon, men de var også politiske og økonomiske allianser.
Jalpa "ekonomik" bir Lamborghini modeli olarak üretilmişti ve Countach'dan çok daha ucuzdu.Jalpa skulle være en Lamborghini "for folk flest", og var billigere enn Countach.
Kulüp ayrıca ekonomik sıkıntılar yaşıyordu.Klubben hadde også enkelte økonomiske vanskeligheter.
Ekonomik gelişmenin ülke düzeyinde yayılmasını sağlamak ve özellikle az gelişmiş bölgelere ulaşmak.Den ble grunnlagt for å fremme økonomisk utvikling, særlig i mindre utviklede regioner.
Daha sonra 1929'daki Alman ekonomik krizinde işini kaybetmesine kadar bir elektrikçi olarak çalıştı.Deretter jobbet han igjen som elektriker til han mistet jobben som følge av depresjonen i 1929.
1994'te de ise İzlanda Avrupa Ekonomik Alanı'nın bir üyesi oldu.Island ble medlem av Det europeiske økonomiske samarbeidsområde (EØS) i 1994.
King ülkenin politik ve ekonomik yaşamında gereksinim duyulan köklü değişikliklerden bahsetmeye başladı.King begynte å bli talsmann for behovet for grunnleggende endringer i det politiske og økonomiske livet i USA.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Vår solide økonomi gjorde oss i stand til å opprettholde vår selvstendighet.
Rusya aynı zamanda ekonomik ve istatistiksel gereksinmeler için 12 ekonomik bölgeye ayrılır.Russland deles også inn i 12 økonomiske regioner.
Bunun nedeni ekonomik yapı.Dette av økonomiske årsaker.
Güney Kore 1996'da da Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'ne üye oldu.Landet ble medlem av Organisasjonen for økonomisk samarbeid og utvikling (OECD) i 1996.
Hastalık her yıl 8 milyar USD'lik ekonomik kayba neden olmaktadır.I Australia forårsaker sykdommen økonomiske tap på 170 millioner dollar årlig.
Yapımcılar onu artık ekonomik desteklerini kesmekle tehdit etmektedir.De har også truet med å trekke tilbake økonomisk støtte.
Bu politika, Grosswirtschaftsraum ("daha büyük ekonomik alan") politikası olarak biliniyordu.Dette systemet ble kjent som NEP (Novaja ekonomitsjeskaja politika, «ny økonomisk politikk»).