ekonomik ile cümle

ekonomik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu devletler birbirleriyle hem askeri hem de ekonomik anlamda rekabet halinde olmuşlardır.Os três reinos competiam entre si, econômica e militarmente.
Onlar siyasi zincirlerini, ekonomik zincirlerini bertaraf etmeden kırmaya kalkıştılar..."Eles tentaram quebrar as prisões políticas sem quebrar as ecônomicas."
1973 - Birleşik Krallık, İrlanda ve Danimarka, Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) üyesi oldu.1973 — Dinamarca, Reino Unido e Irlanda são admitidas na Comunidade Econômica Europeia.
İki imparatorluk ekonomik, askeri ve politik olarak Finlandiya'ya çok önem veriyorlardı.Os dois impérios tinham interesses políticos, econômicos e militares na Finlândia.
Nero’un eylemleri fakirlerin ekonomik durumlarına yardım etmeyi amaçlıyordu.As suas ações eram encaminhadas a melhorar a situação econômica dos pobres.
Ekonomik durumları, kendilerine en çoğunu sunan adaylara oy vermelerine neden oldu.A pobreza deles geralmente levou-os a votar para a candidato que lhes oferecesse mais.
2001 Noel'inde, ABD'de 4 milyar dolarlık bir ekonomik verim kaybı olduğu tahmin edilmektedir.Estima-se que em 2001, o natal resultou em um peso-morto de cerca de US$ 4 bilhões só nos Estados Unidos.
Diğer modern ekonomik düşünceler, Yeni Klasik ekonomi ve Yeni Keynesgil ekonomidir.No presente as principais incluem: o Monetarismo, a Nova economia clássica, a Nova Economia Keynesiana.
O ay diğer yedi cumhuriyetin delegeleriyle birlikte Yeni Ekonomik Toplum Paktı'nı imzaladı.Juntamente com outras sete repúblicas representativas, ele assinou o Tratado da Nova Economia Comunista.
İnsanlık tarihinin çoğunda sosyo-ekonomik örgütlenmenin en yaygın biçimi olmuştur.Eles têm sido a forma mais comum de organização socioeconômica para a maioria da história humana registrada.
Kahire Mısır ve çevre ülkelerinin politik, ekonomik ve kültürel merkezi konumundadır.Cairo é o centro político, econômico e cultural do Egito e do Oriente Próximo.
Bununla birlikte bazı ekonomik ve toplumsal reformlar yaptı.Nesse período desenvolveu um conjunto de reformas economicos-sociais.
Yüksek ekonomik değere sahip nadir rastlanan metalik kimyasal elementlere kıymetli metal adı verilir.Um metal precioso é um elemento químico metálico raro, de elevado valor econômico.
Necef Çölü ekonomik yönden İsrail için önemli bir kaynaktır.Constitui um recurso hídrico de enorme importância para Israel.
Kazakistan, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO - Economic Cooperation Organization) üyesidir.Ambos os países são membros da Organização de Cooperação Econômica (OCE).
Ne var ki bu ölçüt, günümüzün değişken ekonomik yapısıyla pek uyumlu değildir.Um tema semelhante é a insatisfação com o próprio mundo moderno.
Asya bugün ekonomik ve politik olarak yarışın merkezidir.Hoje em dia, na Ásia é tudo de competição, económica e política.
Bu zamanlarda Almanya da araştırma için ekonomik koşullar pek de parlak değildi.Na Alemanha aquelá época, com certeza as coisas não estavam bem.
Bu suretle malzeme ekonomik şekilde kullanılmış olur.Estes materiais ainda deverão ser explorados comercialmente.
Ülke ağır bir ekonomik sömürüye maruz bırakıldı.O país foi reservado para a exploração econômica pesada.
1989 yılındaki "Kadife Devrim", derin ve sürekli siyasi ve ekonomik reform için bir şans sundu.Uma onda de protestos, em 1989, leva Kérékou a promover uma abertura política e econômica.
Bulgaristan'da ekonomik düzeyin en kötü olduğu bölgedir.A região tem a menor economia classificada na Bulgária.
74 ^ 1844 Ekonomik ve Felsefi Elyazmaları.Em 1844 escreveu manuscritos económico-filosóficos de 1844.
1972 yılında Amerikan Ekonomik Birliği'ne Başkan Yardımcısı seçildi.Ele foi eleito Vice-Presidente da American Economic Association em 1972.
Ancak ülkede ekonomik durum çok kötüydü.Portanto, a situação econômica do país era muito delicada.
Hastalık her yıl 8 milyar USD'lik ekonomik kayba neden olmaktadır.A doença causa milhares de milhões de dólares de prejuízos por ano.
Sovyetler Birliği ekonomisi, Sovyetler Birliği'nin ekonomik yapısını tanımlar.Mais informações: Economia da União Soviética.
14 Kasım - İslam Konferansı ve Ekonomik İşbirliği Konferansı İstanbul'da başladı.21 de novembro - Começa a Conferência das Nações Unidas em Comércio e Emprego, em Havana, Cuba.
Dolayısıyla daha hızlı, daha ekonomik ve yapımı daha kolay olmaktadır.É tudo mais rápido e mais económico.
Geleneksel Atabask potlacının sosyal, dini ve ekonomik önemi vardı.Para ele, o descanso dominical seria importante econômica, religiosa e socialmente.
Finansal hizmetler, finans sektörünün sağladığı ekonomik hizmetlerdir.Instituições financeiras fornecem serviços como intermediários dos mercados financeiros .
Yıllık ekonomik büyüme kapasitesi ise yüzde 4 düzeyindedir ve 2012 yılında bu oranı tutturmuştur.A economia do país cresceu cerca de 10% em 2011 e em uma taxa semelhante em 2012.
Bu askeri müdahale ekonomik kaynakların israfına ve anlamlı olmayan politik sonuçlara neden oldu.A ocupação drenou recursos econômicos e arrastou-se sem alcançar resultados políticos significativos.
Ishigaki Yaeyama Adaları'nın siyasi, kültürel ve ekonomik merkezidir.A cidade de Ishigaki serve como centro político, cultural e econômico das Ilhas Yaeyama.
Bu anlaşma ile aynı zamanda Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) kurulmuş oldu.Aproximação à então Comunidade Económica Europeia (CEE).
The Economic Commission for Latin America - Latin Amerika Ülkeleri Ekonomik Komisyonu.Comitê Latinoamericano de Assuntos Financeiros.
Ancak bazı ekonomik sebepler yüzünden 2005 yılında başlayan düşüş 2006 yılına kadar devam etti.Isso ocorreu graças à forte aceleração econômica que aconteceu a partir de 2006.
Yayla turizmi artık Araklı halkı için yeni bir ekonomik canlılık kaynağı olmaya başlamıştır.Isto começou a se tornar um bom recurso econômico para a população local.
1204'te Latin Haçlılar tarafından Konstantinopolis'in yağmalaması ekonomik bir felaketti.O saque de Constantinopla pelos cruzados latinos em 1204 representou uma catástrofe económica.
Sovyet tipi ekonomik planlama bu ekonomi türüne örnektir.Essas flutuações de longo prazo seriam características da economia capitalista.
İktisadın Yeni Coğrafi Açılımı:Yeni Ekonomik Coğrafya Yaklaşımı.Nova Ordem Mundial - conceito geopolítico.
2007'de Dünya Ekonomik Forumu'na seçilen 250 Genç Lider arasında yer aldı.Em 2007 foi escolhida um dos cinco brasileiros Young Global Leaders, pelo World Economic Forum.
Sosyolojik ve ekonomik açıdan da bu konu önemlidir.Neste sentido o projeto é primeiramente socioeconómico.
Ekonomik Bölge - Urallar.Dicionários temáticos - economia.
Şirketin kapanmasının en büyük sebebi ekonomik problemler olmuştu.O crescimento exagerado da empresa levou a problemas estruturais.
Çin'in ekonomik gelişimi popüler geleneklere ve sanatlara meydan okumaktadır.Suas dependências comuns continuam servindo à eventos culturais e encontros sociais.
Ekonomik ve Sosyal Konsey üyeliğinde de bulunmuştur.É membro do Conselho de Desenvolvimento Econômico e Social.
Bu virüsler bitkilerde verim kaybına neden olurlar ancak bunlarla mücadele ekonomik değildir.Esses cemitérios aparentemente promovem a igualdade entre os homens, sem discriminação econômica.
Savaşan taraflar ufak kazançlar için ekonomik kaynaklarını tüketti.Recentes crises econômicas diminuíram o fluxo financeiro para as forças armadas.
Devlet, çeşitli sosyal ve ekonomik amaçları gerçekleştirmek üzere sübvansiyon verebilir.Todos veriam no rei um espaço para a sua ascensão social e política.
Adanın hiçbir ekonomik işlevi yoktur ve genellikle Amelia Earhart'ın ulaşamadığı ada olarak bilinir.Por este motivo a ilha Howland também é conhecida como "a ilha que Amelia Earheart nunca alcançou".
Mali ve ekonomik krizin etkileri ciddi boyutlarda idi.O deficit fiscal e o peso da dívida externa permaneceram elevados.
Daha sonraki yıllarda, ekonomik politika ve anıları olarak iki sürümde birçok kitap yazdı.Nos anos seguintes, publicou diversos livros sobre temas de história econômica e história política.
2000'li yıllarda Çin'in ekonomik kalkınması tüm dünyada önemli bir konu haline geldi.Os anos da Primeira Guerra Mundial foram de intenso desenvolvimento econômico para o Canadá como um todo.
Ayrıca 1971'den beri yıllık olarak düzenlenen Dünya Ekonomik Forumuna evsahipliği yapmaktadır.É também notável por albergar o Centro Operacional de Satélites do Continente desde 1974.
Ancak değişik dini inanışların ülkedeki politik, ekonomik ve kültürel yaşayışa etkisi önemli düzeydedir.No entanto, as perspetivas legais, culturais ou religiosas sobre o aborto são diferentes em todo o mundo.
1960'ların başından başlayarak Çekoslovakya ekonomik olarak dar boğaza girmeye başladı.No início dos anos 1960, a Checoslováquia tornou-se uma economia severamente estagnada.
Ekonomik gelişmişlik endeksine göre şehir Sao Paulo eyaleti içinde 5. sıradadır.A área atingida pela seca equivale a três vezes o estado de São Paulo.
Ordu birçok ekonomik alanda ilerleme kaydetmiştir.O conflito gerou vários avanços na área militar.
1898 yılında Ekonomik Araştırmalar ve Makaleler adı ve "Vladimir Ilyin" takma adıyla tekrar basılmıştır.Foi publicado em 1899 sob o pseudônimo de "Vladimir Ilyin".

İlgili Sayfalar