ekonomik ile cümle

ekonomik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Siyasi istikrar, hukuk devleti ve ekonomik ilerlemenin temeli.Political stability is the basis for the rule of law and economic progress.
Fikir, hükümetin 2005 ekonomik programında yer aldı.The concept was stipulated in the government's economic programme for 2005.
Ancak ekonomik kriz de işini yapıyor ve tahminlerde bulunmak zor.But the economic crisis is doing its job, and it's hard to make projections.
Bakanlar, anlaşmanın ikili siyasi ve ekonomik işbirliğini ilerleteceğini söylediler.The ministers said it would boost bilateral political and economic co-operation.
Rocen, anlaşmanın ekonomik işbirliği ve turizmi ilerleteceğini söyledi.Rocen said the agreement would boost economic co-operation and tourism.
Makedonya’nın ekonomik durumu, geçtiğimiz hafta gerçekleşen bir IMF ziyareti ile netleşti.The economic situation in Macedonia seemed to be clarified by an IMF visit last week.
Ekonomik kriz yüzünden yaz tatiline çıkamıyor musunuz?Sour economy pinching your summer plans?
Kolay kredi ve olumlu ekonomik görünüm, Türklerin yeni otomobil ve büyük araç satışını artırdı.Easy credit and a positive economic outlook have Turks buying new cars and trucks.
Tadiç ekonomik krizi kastederek, "Geleceğe, Sırbistan'ın kalkınmasına yatırım yapıyoruz."We are investing in the future, in the development of Serbia.
Rehn, mevcut ekonomik sorunlardan bölge halklarının sorumlu tutulamayacağını da kaydetti.He also noted that people from the region are not to blame for current economic problems.
Başlıca farklılık noktaları ekonomik.The key points of difference are economic.
Ekonomik açıdan, Rus firmaları ileri teknolojileriyle tanınmadığından zarar verici olabilir.Economically it would be damaging as Russian firms are not known for their sophisticated technology.
Dyukanoviç, ekonomik istikrar ve suçla mücadele sorunlarını çözme gereğinin altını çizdi.Djukanovic said it is necessary to equalise the issues of economic stability and fighting crime.
Beş yıldır süren demokrasi değişimi sonunda, Sırplar ekonomik açıdan hâlâ çabalıyorFive years after democratic changes, Serbs still struggle economically
Çatışan Algılar ve Ekonomik TehditlerConflicting Perceptions and Economic Challenges
Türkiye'nin AB Müzakerelerine Ekonomik Reformcu Başkanlık EdecekEconomic Reformer to Lead Turkey's EU Accession Talks
Turhan, bu gibi pazarların büyümeden çok ekonomik istikrarla ilgilenme eğiliminde olduğunu kaydetti.Such markets, he said, tend to be concerned more with economic stability than with growth.
Ekonomik kalkınma üzerindeki etkisini görebilmemiz için ise biraz zaman gerekiyor.We need some time to see the effect, which will affect in the development of the economy.
Bu gelişme, işsizlik sorunu ve ekonomik darboğazı hafifletecek.Through this development, we will ease unemployment and hardship.
Krueger de önümüzdeki yıllarda güçlü bir ekonomik büyüme tahmininde bulundu.Krueger projected strong economic growth in the coming years.
Ekonomik bağımsızlık olmadan yayın politikasında bağımsızlık olmaz.Without financial independence, there's no independence in editorial policy.
Sırbistan'ın bu kesimi, ekonomik açıdan, listenin en dibinde yer alıyor.This part of Serbia is, economically speaking, at the very bottom of the list.
Solana ayrıca bütçe açığı artmakta olan ülkeye AB'nin ekonomik yardım yapacağına söz verdi.He also promised EU economic assistance to help the country cope with its looming budget deficit.
Rop, ekonomik işbirliği ve bölgesel gelişme üzerinde odaklanacaklarını söyledi.Rop says the focus would be economic co-operation and regional development.
Sırbistan-Karadağ'da ekonomik büyüme bölgesel pazara bağlıEconomic growth in Serbia-Montenegro hinges on regional market
Ekonomik kalkınma önemli bir öncelik.Economic development is a top prority.
Söz konusu değişiklik, daha önceki planlarda küresel ekonomik kriz hesaba katılmadığı için geldi.The change came because earlier plans did not take into account the global economic crisis.
Etkili bir istatistik sistemi, YTD'nin ekonomik açıdan geriye kalan son amaçlarından biri.An effective statistical system is one of the last remaining objectives of the OHR economic pillar.
İki bakan ikili ilişkiler, siyasi diyalog ve ekonomik ilişkilerin ilerletilmesi konularında görüştü.The two discussed bilateral relations, enhanced political dialogue and economic ties.
İki ülke arasında bir ekonomik işbirliği anlaşması imzalandı.The two countries signed an economic co-operation agreement.
Otomotiv sektörü bugüne kadar küresel ekonomik kriz yüzünden kayba uğruyordu.The automotive industry has so far incurred losses due to the global economic downturn.
(Sofia Echo, Avrupa Komisyonu; Croatian Times, ANA-MPA; MINA, Dünya Ekonomik Forumu)(Sofia Echo, European Commission; Croatian Times, ANA-MPA; MINA, World Economic Forum)
Kosova ve Arnavutluk ekonomik işbirliğini güçlendirdiler. [Getty images]Kosovo and Albania strengthen economic co-operation. [Getty images]
Anlaşmanın iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari yatırımları genişletmesi bekleniyor.The agreement is expected to expand economic and business investments between the two countries.
Nikolovski, "İstikrarsız ekonomik şartlarda en güvenli olan gayrı menkule yapılan yatırımdır."Investments in real estate are the safest during unstable economic conditions.
Otoyollar, bir devletin ekonomik kalkınması açısından önemli.Highways are crucial for a state's economic development.
Makedonya ve Rusya Arasında Ekonomik İlişkilerin Genişlemesi TartışıldıMacedonia, Russia Discuss Expansion of Economic Ties
Bir çok çift, ekonomik kriz yüzünden çocuk sahibi olmayı erteliyor. [Nikola Barbutov/SETimes]Many couples are putting off having children due to the economic crisis. [Nikola Barbutov/SETimes]
Ljajiç: Küresel ekonomik kriz Sırbistan’a büyük darbe vurdu.Ljajic: The global economic crisis has had a severe effect on Serbia.
Bakanlık sayısının azaltılması, hem siyasi hem de ekonomik açıdan yararlı olur.The reduction of the number of ministries is both politically desirable and economically useful.
Bu isteğin altında yatan etkenler ekonomik, siyasi ve jeopolitik nitelik taşıyor.The rationale for this quest is economic, political and geopolitical.
Agron, “Dünyayı sarsan ekonomik kriz, Kosova’da da etkisini gösteriyor” dedi."The financial crisis that swept the world is reflected among us in Kosovo as well," said Agron.
Bildiride, projenin "toplumlara görünür sosyal ve ekonomik faydalar" sağladığı belirtiliyor.It is bringing "visible social and economic benefits for the communities," the release said.
Bu, ülkede sürdürülebilir ekonomik büyümeyi destekleme amaçlı iki kredinin birincisini oluşturuyor.This is the first of two loans aimed at supporting sustainable economic growth in the country.
Anlaşmada siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda işbirliği öngörülüyor.The agreement envisions co-operation in the political, economic and cultural spheres.
Sırbistan'ın ekonomik krizi Sancak'ı etkilediSerbia's economic crisis affects Sandzak
Küresel ekonomik kriz Sırbistan'ın güneybatısındaki Novopazarski Sancak bölgesini fena vurdu.The global economic crisis has slammed the Novopazarski Sandzak region in southwestern Serbia.
Mesiç'in gündeminde üst sıraları ikili işbirliği ve ekonomik ilişkiler aldı.Bilateral co-operation and economic ties top Mesic's agenda.
"Bariz bir şekilde, Belçika'daki operasyonlar PKK'ya hem siyasi hem de ekonomik darbe vurmuştur.""Obviously, operations in Belgium have hit both a political and economic blow on the PKK."
Türkiye yirmi yıldır ekonomik ve siyasi istikrarsızlık yaşıyor.For two decades, Turkey has been suffering from economic and political instability.
Ülkemizin ekonomik ilerlemesi buna bağlı" dedi.The economic progress of our country depends on it," Obradovic said.
İş dünyası: Türkiye ekonomik büyüme bekliyorBusiness: Turkey anticipates economic growth
Bu bankalar, kendi ülkelerindeki daha büyük çaplı ekonomik bozulmalardan nispeten muaf kalıyor.They are relatively immune to greater disruption in the country of origin.
Mitrovica yerel makamları bir süredir ekonomik kalkınmayı canlandırmaya çalışıyorlar.Local authorities in Mitrovica have been trying to induce some economic development.
Ekonomik göstergelerin iyileşmesine rağmen Sırbistan'da aşırı yoksulluk hala mevcut.Despite improving economic figures, extreme poverty still exists in Serbia.
Siyasete katılmamaları gençlerin ekonomik sorunlarını daha da karmaşık hale getiriyor.Compounding young people's economic woes is their non-participation in politics.
Ekonomik engellerEconomic hurdles
Hükümet, küresel ekonomik krizin olumsuz etkilerini en aza indirmek için önlemler alıyor.The government is taking measures to minimise the impact of the global economic crisis.
Fakat Romanya ekonomik krizden bölgedeki ülkelere kıyasla çok daha ağır zarar gördü.But Romania has been hit by the economic recession much harder than others in the region.
SETimes: Exit ekonomik ve pazarlama açısından faydalı mı?SETimes: Is Exit worthwhile from an economic and marketing point of view?

İlgili Sayfalar