Tom parlak bir ekonomisttir.Tom is a brilliant economist.
Sorun ekonomidir.The problem is the economy.
Ekonomimiz patlıyor.Our economy is booming.
Biz ekonomist değiliz.We're not economists.
Bu ekonomimize yardımcı oluyor.It helps our economy.
Tom bir ekonomist değildir.Tom is no economist.
Sarsılan diplomatik ilişkiler iki ülke arasındaki ekonomik bağları koparmadı.Bumpy diplomatic relations haven't halted economic ties between the two nations.
Almanya, Avrupa ekonomisinin motorudur.Germany is the engine of the European economy.
Düşük vergiler ekonominin büyümesini teşvik eder.Lower taxes stimulate economic growth.
Yüksek vergiler ekonominin gelişimini engeller.Higher taxes strangle the economy.
Ekonomiyi canlandırmak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız.We must do everything we can to stimulate the economy.
Onun babası ünlü bir ekonomist.His father is a famous economist.
Yönetmelikler ekonomiye zarar verir.Regulations harm the economy.
Düşük vergi ekonomiye yardımcı olur.Lower taxes help the economy.
Yüksek vergiler ekonomiye zarar veriyor.Higher taxes hurt the economy.
Düzenlemeler ekonomiyi öldürüyor.Regulations are killing the economy.
Düzenlemeler ekonomimizi öldürüyor.Regulations are killing our economy.
Ekonomi hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about economics.
Ben ekonomi hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I know nothing about economics.
Ekonomi ve kalite karşıt değildir, aynı madalyonun iki yüzüdür.Econony and quality are not opposites, but rather two sides of the same coin.
Ekonomik özgürlük yaşam kalitesini arttırır.Economic freedom improves quality of life.
Ekonomistler hatalıydı.The economists were wrong.
O ekonomik biçimde yaşar.He lives economically.
Çin ekonomisi hızla büyüyor.The Chinese economy is growing rapidly.
Benim branşım ekonomi bilimidir.My major is economics.
Tom bir ekonomist.Tom is an economist.
Tom ekonomi hakkında endişeli.Tom is worried about the economy.
Alman filozof ve ekonomist Karl Marx şunu söyledi: Din halkın afyonudur.Karl Marx, a German philosopher and economist, said: Religion is the opium of the people.
Buteflika, Cezayir ekonomisini dış yatırıma açtı.Bouteflika opened Algeria's economy to foreign investment.
Ekonomik bir araba almak istiyordu.He wanted to buy an economy car.
Paradan tasarruf etmek için hep ekonomi sınıfında uçar.He always flies economy class to save money.
Son ekonomik durgunlukta işini kaybetti.He lost his job during the last recession.
Cezayir ve Türkiye'nin çok iyi ekonomik ilişkileri var.Algeria and Turkey have very good economic ties.
Biz ekonomistiz.We're economists.
İstanbul Türkiye'nin ekonomi başkentidir.Istanbul is the economic capital of Turkey.
Haçlı Seferleri'nin ana motivasyonu dinî değil, ekonomikti.The primary motivation of the Crusades was economic, not religious.
Zenginlerin iç açıcı durumuna bakıp ekonomiyi değerlendirmek yanıltıcı olabilir.It may be misleading to measure the economy by how well rich people are doing.
İnsanlık tarihinde ekonomik savaşlar çok defa gerçek savaşa dönüşmüştür.In human history, economic wars often turned into real ones.
Bozulan Ekonomi Nasıl Düzeltilir?Bozulan Ekonomi Nasıl Düzeltilir?
Bazıları bunun ekonomik katılımını ve diğer faaliyetlerini kısıtladığını iddia ediyor.Some allege that this restricts their economic participation and other activities.
Ayrıca, İngiltere'de aldığı ekonomi ve yönetim derecesine sahiptir.He also holds an economics and management degree, which he received in England.
2011 yılında Ukrayna politikacıları ülke ekonomisinin %40 gölge ekonomi olduğunu tahmin etmektedir.In 2011 Ukrainian politicians estimated that 40% of the country's economy is shadow economy.
2 Haziran 1864'te Pierson siyasi ekonomide öğretmen olarak mezun oldu.On 2 June 1864, Pierson graduated as a teacher in political economy.
Sözü edilen dönemin sonuna gelindiğinde, Japonya yüksek ücretli bir ekonomi haline geldi.By the end of said period, Japan had moved into being a high-wage economy.
Tüm bunlar, ekonomik bir felaket olan Dördüncü Haçlı Seferi'nin gelişiyle birlikte değişti.All this changed with the arrival of the Fourth Crusade, which was an economic catastrophe.
Chihuahua çeşitlendirilmiş eyalet ekonomisine sahiptir.Chihuahua has a diversified state economy.
2012 yılı boyunca, Almanya ekonomisi bölgesel komşu ülkelere göre daha güçlü olmaya devam etmiştir.Through 2012, Germany's economy continued to be stronger relative to local neighboring nations.
Ekonomistler, ürün piyasalarındaki reformlarda çok fazla büyüme görüyorlar.Economists attribute much growth to reforms in the product markets.
Güneydoğu Asya'da, ekonomik gelişme bambu ağının (Çin Milletler Topluluğu) büyümesiyle tetiklendi.In Southeast Asia, economic development was fueled by the growth of the bamboo network.
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.The economic costs of hepatitis C are significant both to the individual and to society.
1980 sonrası, siyaseten yasaklı olduğu için ekonomik danışman olarak çalıştı.After 1980, he worked as an economic adviser because he was politically banned.
Tarım da Andronovo ekonomisinde büyük rol oynamıştır.Agriculture also played an important role in the Andronovo economy.
Bu politika, Grosswirtschaftsraum ("daha büyük ekonomik alan") politikası olarak biliniyordu.This policy became known as the Grosswirtschaftsraum ("greater economic area") policy.
1082 yılında, yardımlarına karşılık, onlara büyük ekonomik imtiyazlar tanıdı.In 1082, in exchange for their help, he granted them major trading concessions.
Ukrayna ekonomisi 2010 yılının ilk çeyreğinde iyileşmiştir.The Ukrainian economy recovered in the first quarter of 2010.
1950 yılından beri Abruzzo düzenli ekonomik büyümeye sahiptir.Since the 1950s, Abruzzo has had steady economic growth.
1809 Fransız işgali nüfus için ekonomik sıkıntıya yol açmıştır.The French occupation of 1809 resulted in economic hardship for the population.
Daha sonra önerilen yeni Ay insanlı programı "Vulkan-LEK" ekonomik nedenlerle kabul edilmedi.Later proposed new moon manned program "Vulkan-LEK" was not adopted on economic reasons.
İngiltere'nin ise Prusya ve Avusturya arasındaki savaşta ekonomik veya siyasi hiçbir çıkarı yoktu.Britain had no stake economically or politically in war between Prussia and Austria.
Estonya ekonomisi Finlandiya ve İsveç ekonomilerindeki gelişimlerden çok etkilenmiştir.The Estonian economy is heavily influenced by developments in the Finnish and Swedish economies.