Ekolojik toplulukları gösteren haritayı üzerine ekledik. Tür haritasıyla besleme yaptık.Ở trên đấy chúng tôi có các mối quan hệ sinh thái và tất cả các loài động thực vật.
Ekolojik toplulukları gösteren haritayı üzerine ekledik.Βάλαμε από πάνω το χάρτη με τις οικολογικές κοινότητες.
Ekolojik toplulukları gösteren haritayı üzerine ekledik.Отгоре поставяме картата на екологичните общности.
Ekolojik toplulukları gösteren haritayı üzerine ekledik.הנחנו על גבי המפה את החברות האקולוגיות.
Ekolojik toplulukları gösteren haritayı üzerine ekledik.ثم نضع المجتمعات البيئية على تلك الخريطة أيضا .
Ekolojik toplulukları gösteren haritayı üzerine ekledik.さらに生物種を投影します
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.Dan aliran ini, aliran kehidupan dari paling bawah ke paling atas inilah yang dilihat oleh ekolog.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.Die stroming, die stroming van het leven, vanaf de basis tot aan de top, is de stroming die ecologen zien.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.E quel fluire di vita, dalla base fino alla cima della piramide, è il flusso vitale che gli ecologi vedono.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.Et ce flux, le flux de la vie, de la base jusqu'au sommet, est le flux que voit l'écologiste.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.그리고 그 생태계의 흐름을, 밑에서부터 위에까지의 흐름을 생태학자들은 관찰합니다.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.Ten przepływ życia od podstawy do samej góry widzą ekolodzy.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.Y ese flujo, ese flujo de vida, desde la base hasta lo más alto, es el flujo que los ecologistas ven.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.А този поток, този поток от живот от самата основа нагоре до самия връх, е потокът, който еколозите виждат.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.Этот поток, жизненный поток от самого основания до вершины, - именно то, что видят экологи.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.והזרימה הזו, זרימת החיים הזו, מהבסיס ועד לפסגה, היא הזרימה שהאקולוגים רואים.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.و هذا التسلسل، تسلسل الحياة من أدنى القاع حتى أعلى القمة هو التسلسل الذي يراه عالم البيئة
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.底辺から頂点までの流れこそ 生態学者の見る流れなのです 「海を救おう 海の健康を取り戻そう」と訴える時
Ekoloji ve Ticareti okudum."A Ecologia do Comércio" no verão de 1994.
Ekoloji ve Ticareti okudum.Ecologia Comerţului, în vara lui 1994.
Ekoloji ve Ticareti okudum.사업의 생태학이란 책을 읽었습니다.
Ekoloji ve Ticareti okudum.La Ecología del Comercio, en el verano de 1994.
Ekoloji ve Ticareti okudum.latem 1994.
Ekoloji ve Ticareti okudum.בקיץ 1994.
Ekoloji ve Ticareti okudum.في صيف 1994
Ekoloji ve Ticareti okudum.この本でポールは経済産業界に ふたつの責任があると述べています
"Ekolojiye önemli bir etki oluţmamýţtýr" ifadesinin gezegeni patlatmakla çeliţtiđi yönünde dava açmasýydý.Al contrario, usaron otros métodos para retrasar la marcha destructiva del Imperio Intergaláctico.
"Ekolojiye önemli bir etki oluţmamýţtýr" ifadesinin gezegeni patlatmakla çeliţtiđi yönünde dava açmasýydý.Au lieu de ça, ils utilisaient d'autres méthodes pour stopper la marche intergalactique de l'Empire.
"Ekolojiye önemli bir etki oluţmamýţtýr" ifadesinin gezegeni patlatmakla çeliţtiđi yönünde dava açmasýydý.저항군들은 "데스 스타"를 날려버리지 않습니다. 대신 우주적인 제국의 횡포를 늦추기 위해
"Ekolojiye önemli bir etki oluţmamýţtýr" ifadesinin gezegeni patlatmakla çeliţtiđi yönünde dava açmasýydý.miljĂśaktivister var annorlunda: rebellerna sprängde faktiskt inte DĂśds Stjärnan.
"Ekolojiye önemli bir etki oluţmamýţtýr" ifadesinin gezegeni patlatmakla çeliţtiđi yönünde dava açmasýydý.Umweltaktivisten war etwas anders: die Rebellen haben den Todesstern nicht wirklich gesprengt.
"Ekolojiye önemli bir etki oluţmamýţtýr" ifadesinin gezegeni patlatmakla çeliţtiđi yönünde dava açmasýydý.Για παράδειγμα, δεν ονομαζόταν πραγματικά "Ο ΠΟΛΕΜΟΣ των Άστρων".
"Ekolojiye önemli bir etki oluţmamýţtýr" ifadesinin gezegeni patlatmakla çeliţtiđi yönünde dava açmasýydý.Вместо этого они использовали другие методы, чтобы замедлить межгалактический марш Империи.
Fakat;bunu izleyen bir başka ekolojist bilim adamı vardır.Aber es gab noch einen Wissenschaftler, der das beobachtet hatte, einen Ökologen.
Fakat;bunu izleyen bir başka ekolojist bilim adamı vardır.Dar a existat un alt om de știință care a urmărit acest fenomen, un ecolog.
Fakat;bunu izleyen bir başka ekolojist bilim adamı vardır.De volt egy másik tudós, aki megfigyelte a kísérletet, egy ökológus.
Fakat;bunu izleyen bir başka ekolojist bilim adamı vardır.그러나, 이것을 지켜보고 있는 생태학자가, 다른 과학자가 있었습니다
Fakat;bunu izleyen bir başka ekolojist bilim adamı vardır.Maar er was nog een andere wetenschapper die dit volgde, een ecoloog.
Fakat;bunu izleyen bir başka ekolojist bilim adamı vardır.Ma c'era un'altro scienziato che seguiva tutto ciò, un ecologista.
Fakat;bunu izleyen bir başka ekolojist bilim adamı vardır.Mais il y avait un autre scientifique qui suivait cela, un écologiste.
Fakat;bunu izleyen bir başka ekolojist bilim adamı vardır.Nhưng có một nhà khoa học khác cũng theo dõi điều này, một nhà sinh thái học
Fakat;bunu izleyen bir başka ekolojist bilim adamı vardır.Pero había otro científico observando, un ecólogo, que se fue a casa diciendo:
Fakat;bunu izleyen bir başka ekolojist bilim adamı vardır.Αλλά ένας άλλο επιστήμονας που το παρακολουθούσε, ένας οικολόγος.
Fakat;bunu izleyen bir başka ekolojist bilim adamı vardır.Але був і інший науковець, який за цим спостерігав, еколог.
Fakat;bunu izleyen bir başka ekolojist bilim adamı vardır.Но там имаше един друг учен, който наблюдавал това, еколог.
Fakat;bunu izleyen bir başka ekolojist bilim adamı vardır.Но этой же темой заинтересовался ещё один учёный — эколог.
Fakat;bunu izleyen bir başka ekolojist bilim adamı vardır.ובספר שלי, יש למעשה אחת מצורות החיים המלאכותיות האמיתיות הראשונות --
Fakat;bunu izleyen bir başka ekolojist bilim adamı vardır.لكن كان هناك عالم اَخر يُتابع هذا الامر, عالم بيئي
Fakat;bunu izleyen bir başka ekolojist bilim adamı vardır.「自分ならこのシステムを 修正できる」と言って
Hepinizin bildiği gibi canlı türleri belirli ekolojik koşullarda ve ortamlarda yaşadılar.Así, como saben,
Hepinizin bildiği gibi canlı türleri belirli ekolojik koşullarda ve ortamlarda yaşadılar.Donc, comme vous le savez tous,
Hepinizin bildiği gibi canlı türleri belirli ekolojik koşullarda ve ortamlarda yaşadılar.여러분도 아시다시피 종들은 특정한 생태학적 틈새와 특정 환경에서 살았고,
Hepinizin bildiği gibi canlı türleri belirli ekolojik koşullarda ve ortamlarda yaşadılar.Quindi, come sapete,
Hepinizin bildiği gibi canlı türleri belirli ekolojik koşullarda ve ortamlarda yaşadılar.Zoals je allen weet, leefden soorten in het bepaalde ecologische niches en bepaalde omgevingen.
Hepinizin bildiği gibi canlı türleri belirli ekolojik koşullarda ve ortamlarda yaşadılar.אז כפי שכולכם יודעים, כל מין חי בגומחה אקולוגית משלו ובסביבה משלו,
Hepinizin bildiği gibi canlı türleri belirli ekolojik koşullarda ve ortamlarda yaşadılar.هكذا، كما تعرفون جميعا، عاشت الأصناف في أنماط حياتية معينة وأوساط معينة،
Hepinizin bildiği gibi canlı türleri belirli ekolojik koşullarda ve ortamlarda yaşadılar.特定の生態的ニッチや 特定の環境 またその環境下のプレッシャーが
İnsanoğlunun su talebi, ekolojik işlevlerin korunması için gereken suyla doğrudan rekabet hâlindedir.Cerinţa apei pentru consum uman este în concurenţă directă cu apa necesară menţinerii funcţiilor ecologice.
İnsanoğlunun su talebi, ekolojik işlevlerin korunması için gereken suyla doğrudan rekabet hâlindedir.Dopyt ľudí po vode je v priamej konkurencii s vodou potrebnou na udržanie ekologických funkcií.
İnsanoğlunun su talebi, ekolojik işlevlerin korunması için gereken suyla doğrudan rekabet hâlindedir.Ihmisen aiheuttama vedenkulutus kilpailee suoraan ekologisiin toimintoihin tarvittavan veden kanssa.