Ana içeriğe geç
Sözlük

ekme ile cümle

ekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom biraz ekmek ve yumurta almak için supermarkete gitmemi istedi.Tom wanted me to go to the supermarket to buy some bread and eggs.
Biraz ekmek ister misin?Would you like some bread?
Tom ücretsiz ekmeği yedi ve sonra restoranın dışına yürüdü.Tom ate the free bread and then walked out of the restaurant.
Ekmeğim var.I have bread.
Bana biraz ekmek, tereyağı, jambon ve peynir getir.Bring me some bread, butter, ham and cheese.
Onların ekmeğini dilimlemem.I don't slice their bread.
Sakın beni ekme.Don't you dare bail on me.
Seni tekrar ekmeyeceğim.I won't blow you off again.
Yaşlı ağacı başka bir yere ekmek zordur.It's difficult to transplant an old tree.
Tom Mary'ye biraz ekmek alması gerektiğini hatırlattı.Tom reminded Mary that she needed to buy some bread.
Hiçbir yemek ekmek olmadan tam değildir.No meal is complete without bread.
Ekmeği incecik dilimle.Slice the bread very thinly.
Tom Mary'nin işten eve gelirken ekmek almayı hatırlayıp hatırlamayacağını merak ediyordu.Tom wondered if Mary would remember to buy bread on the way home from work.
Ekmek tostta sıkışmış.The bread is stuck in the toaster.
Sandviç ekmeği getirdin mi?Did you bring rolls?
Sandviç ekmeğini uzatır mısın?Could you pass the rolls?
Birkaç sandviç ekmeği alacağım.I'll buy some rolls.
Ben ekmek yemem.I don't eat bread.
Tom ekmeği yedi.Tom ate the bread.
Onların ekmeği var.They have bread.
Her birimiz bir ağaç ekmeliyiz.Each of us should plant a tree.
Ekmek istiyorum.I want bread.
Ben senin buğdayını ekmem.I don't sow your wheat.
Tom ekmek pişirdi.Tom baked bread.
Tom hiç ekmek almadı.Tom didn't buy any bread.
Tom biraz ekmek aldı.Tom bought some bread.
Sen ekmek satın almadın.You didn't buy bread.
Cehalet ve hata, yaşam için ekmek ve su kadar gereklidir.Ignorance and error are as necessary to life as bread and water.
Afedersiniz, biraz daha ekmek alabilir miyiz?Excuse me, could we have some more bread?
Hâlâ biraz ekmek almam gerekiyor.I still need to buy some bread.
Ben taze pişmiş ekmek kokusu seviyorum.I love the smell of freshly baked bread.
Ekmeğime marmelat sürüyorum.I spread marmalade on my bread.
O ekşi krema ve peynir ile ekmek yedi.He ate bread with sour cream and cheese.
Bu evde hiç ekmek yok.There's no bread whatsoever in this house.
Hiç ekmek var mı?Is there any bread?
Tereyağlı ekmeğin çok iyi tadı var.Bread with butter tastes very good.
Tostun için ne tür ekmek istersin? Beyaz, buğday, maya ya da çavdar.What kind of bread would you like for your toast? White, wheat, sourdough, or rye?
Bu ekmek bir taş kadar sert.This bread is hard as a rock.
Biraz küflü ekmekten başka bir şeyimiz yok.We have nothing but some moldy bread.
"Öğle yemeğinde ne vardı?" "Çavdar ekmeği üzerine teriyaki soslu biftek ve tavuk.""What did you have for lunch?" "Roast beef and chicken with teriyaki sauce on rye bread."
Genellikle ne tür ekmek yersin?What kind of bread do you usually eat?
En çok ne tür ekmekten hoşlanırsın?What kind of bread do you like best?
En çok ne tür ekmeği seversin?What kind of bread do you like best?
Senin en sevdiğin ekmek türü nedir?What's your favorite kind of bread?
Ne tür ekmek yiyorsun?What kind of bread are you eating?
Ne tür ekmek istiyorsun?What kind of bread do you want?
Nasıl ekmek istiyorsun?What kind of bread do you want?
Tom ekmek kızartma makinesine iki dilim ekmek koydu ve kolu aşağı itti.Tom put two slices of bread into the toaster and pushed down on the lever.
Geleneksel ekmek fuarı düzenlediler.They organized a traditional bread fair.
O, yüz çeşitten fazla ekmek yapmasını bilir.She knows how to make more than a hundred types of bread.
Bu yiyecek ekmeksiz yenir.This dish is eaten without bread.
Bu bölgede ekmek yemiyorlar.They don't eat bread in this region.
Bu yiyeceği yemek için ekmeğe ihtiyacımız yok.We don't need bread to eat this dish.
Burada her şeyi ekmekle yerler.Here they eat everything with bread.
Hiç kalan ekmeğimiz yok.We don't have any bread left.
Hiç ekmeğimiz kalmadı.We don't have any bread left.
Süpermarkete gitmeni ve bir ekmek almanı istiyorum.I'd like you to go to the supermarket and buy some bread.
Yarınki kahvaltı ekmek ya da pilav mı olacak?Will tomorrow's breakfast be bread, or rice?
"Yarın kahvaltı için ne istiyorsun? Ekmek? pilav?" "Herhangi biri güzel.""What do you want for breakfast tomorrow? Bread? Rice?" "Either one is fine."
Tom Mary'ye ekmek almasını söylemeyi unuttu.Tom forgot to tell Mary to buy bread.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod