ekme ile cümle
ekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Denn Vollkorn - mit weissem Mehl ist es einfach, ein wohlschmeckendes Brot zu backen.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Karena gandum utuh -- memang mudah kalau pakai tepung terigu untuk membuat roti yang enak dimakan.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.보통의 하얀 밀가루는 단맛이나기 때문에
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Mivel teljes-kiőrlésű -- fehér liszttel könnyű jó ízű kenyeret sütni.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Pentru că cerealele integrale -- este uşor cu făină albă să faci o pâine gustoasă.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Perché l'integrale... è facile con la farina bianca fare un pane che abbia un buon sapore.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Ponieważ pełne ziarno - z białej mąki łatwo jest zrobić smaczny chleb.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Vì bánh nguyên hạt -- làm 1 cái bánh có vị ngon bằng bột trắng thì dễ ợt.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Want het is makkelijk om met wit meel goedsmakend brood te maken.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Защото пълнозърнестият... лесно е с бяло брашно да се направи вкусен хляб.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Из цельного зерна. Из белой муки просто сделать вкусный хлеб.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.כי חיטה מלאה... עם קמח לבן,
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.فمن السهل جدا صناعة خبز " شهي " الطعم بواسطة الطحين الابيض
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.おいしいパンを作るのは簡単です
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Ce qui se passe, c'est que le pain commence en tant que blé ou toute autre céréale.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.그래서 무엇이 일어났는가 보려면, 빵은 밀 또는 다른 곡식으로 부터 시작합니다.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Mert ami történik, a kenyér búzából vagy bármilyen más gabonából indul.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Pentru că ceea ce se întamplă este, pâinea începe ca grâu sau ca orice altă cereală.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Perché quello che succede è che il pane inizia come grano o come altro cereale.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Ponieważ to, co się dzieje to fakt, że chleb zaczyna się od pszenicy lub innego ziarna.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Porque lo que sucede es que el pan comienza como trigo o cualquier otro grano.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Sebab apa yang terjadi adalah, roti dimulai dari gandum atau biji-bijian lain.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Vì bánh khởi nguồn chỉ là hạt lúa mỳ hoặc hạt ngũ cốc khác.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Want wat gebeurt er? Brood begint als tarwe, of elk ander graan.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Wenn was passiert, ist, Brot beginnt als Weizen oder als anderes Korn.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Защото онова, което се случва, е, че хлябът започва като пшеница или някакво друго зърно.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Хлеб начинается как пшеница или любое другое зерно.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.כי מה שקורה הוא, שהלחם מתחיל את דרכו כחיטה או גרעין אחר.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.ان الذي يحدث هو ان الخبز يبدا من القمح
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.パン作りは小麦や他の穀物から始まります では小麦とは何でしょう?
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›bởi tôi sợ chúa , vì chúa là người nghiêm_nhặt , hay lấy trong nơi không để , gặt trong chỗ không gieo .
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›bởi tôi sợ chúa, vì chúa là người nghiêm nhặt, hay lấy trong nơi không để, gặt trong chỗ không gieo.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Bom się ciebie bał, żeś jest człowiek srogi; bierzesz, czegoś nie położył, a żniesz, czegoś nie siał.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›căci m'am temut de tine, fiindcă eşti un om aspru; iei ce n'ai pus, şi seceri ce n'ai sămănat.``
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Kajti bal sem se te, ker si oster človek: jemlješ, česar nisi položil, in žanješ, česar nisi posejal.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›이는 당신이 엄한 사람인 것을 내가 무서워함이라 당신은 두지 않은 것을 취하고 심지 않은 것을 거두나이다
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Lebo som sa ťa bál, pretože si prísny človek: berieš, čoho si nepoložil, a žneš, čoho si nesial.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Nebo jsem se bál tebe, ješto jsi člověk přísný; béřeš, čeho jsi nepoložil, a žneš, čeho jsi nerozsíval.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›pois tinha medo de ti, porque és homem severo; tomas o que não puseste, e ceifas o que não semeaste.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Porque tuve miedo de ti, que eres hombre severo, que tomas lo que no pusiste y cosechas lo que no sembraste.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›боявсь бо тебе, що ти чоловік жорстокий: береш, чого не клав єси, і жнеш, чого не сіяв.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›защото се боях от тебе, понеже си строг човек; задигаш това, което не си положил, и жънеш, което не си посял.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›ибо я боялся тебя, потому что ты человек жестокий:берешь, чего не клал, и жнешь, чего несеял.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›מפני יראתי אתך כי אתה איש קשה לקח את אשר לא הנחת וקצר את אשר לא זרעת׃
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›لاني كنت اخاف منك اذ انت انسان صارم تأخذ ما لم تضع وتحصد ما لم تزرع.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›我 原 是 怕 你 、 因 為 你 是 嚴 厲 的 人 . 沒 有 放 下 的 還 要 去 拿 、 沒 有 種 下 的 還 要 去 收
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›我 原是 怕 你 、 因 為 你 是 嚴厲 的 人 . 沒有 放下 的 還要 去拿 、 沒 有 種下 的 還要 去 收
Çünkü Tanrının ekmeği, gökten inen ve dünyaya yaşam verendir.››Albowiem chleb Boży ten jest, który zstępuje z nieba i żywot daje światu.
Çünkü Tanrının ekmeği, gökten inen ve dünyaya yaşam verendir.››Bởi chưng bánh Ðức Chúa Trời là bánh từ trên trời giáng xuống, ban sự sống cho thế gian.
Çünkü Tanrının ekmeği, gökten inen ve dünyaya yaşam verendir.››Bởi_chưng bánh Ðức_Chúa_Trời là bánh từ trên trời_giáng xuống , ban sự sống cho thế_gian .
Çünkü Tanrının ekmeği, gökten inen ve dünyaya yaşam verendir.››căci Pînea lui Dumnezeu este aceea care se pogoară din cer, şi dă lumii viaţa``.
Çünkü Tanrının ekmeği, gökten inen ve dünyaya yaşam verendir.››car le pain de Dieu, c`est celui qui descend du ciel et qui donne la vie au monde.
Çünkü Tanrının ekmeği, gökten inen ve dünyaya yaşam verendir.››Denn dies ist das Brot Gottes, das vom Himmel kommt und gibt der Welt das Leben.
Çünkü Tanrının ekmeği, gökten inen ve dünyaya yaşam verendir.››for Guds brød er det som kommer ned fra himmelen og gir verden liv.
Çünkü Tanrının ekmeği, gökten inen ve dünyaya yaşam verendir.››il pane di Dio è colui che discende dal cielo e dà la vita al mondo»
Çünkü Tanrının ekmeği, gökten inen ve dünyaya yaşam verendir.››하나님의 떡은 하늘에서 내려 세상에게 생명을 주는 것이니라
Çünkü Tanrının ekmeği, gökten inen ve dünyaya yaşam verendir.››Kruh Božji namreč je ta, ki prihaja iz nebes in daje življenje svetu.
Çünkü Tanrının ekmeği, gökten inen ve dünyaya yaşam verendir.››Lebo tým chlebom Božím je ten, ktorý sostupuje z neba a dáva svetu život.
Çünkü Tanrının ekmeği, gökten inen ve dünyaya yaşam verendir.››Mert az az Istennek kenyere, a mely mennybõl száll alá, és életet ád a világnak.
Çünkü Tanrının ekmeği, gökten inen ve dünyaya yaşam verendir.››Nebo chléb Boží ten jest, kterýž sstupuje s nebe a dává život světu.