Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Denn wenn ich essen soll, muß ich seufzen, und mein Heulen fährt heraus wie Wasser.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.For mine sukk er blitt mitt daglige brød, og mine klager strømmer som vannet.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Gantinya makan aku mengeluh, tiada hentinya aku mengaduh
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Ik kan niet eten, want mijn keel zit dicht van het zuchten, mijn klachten vloeien als water over mijn lippen.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.나는 먹기 전에 탄식이 나며 나의 앓는 소리는 물이 쏟아지는 것같구나
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Lebo pred mojím pokrmom prichádza moje vzdychanie, a moje revania sa rozlievajú ako voda,
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Mert kenyerem gyanánt van az én fohászkodásom, és sóhajtásaim ömölnek, mint habok.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Mes soupirs sont ma nourriture, Et mes cris se répandent comme l`eau.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Nebo před pokrmem mým vzdychání mé přichází, a rozchází se jako voda řvání mé.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Pois em lugar de meu pão vem o meu suspiro, e os meus gemidos se derramam como água.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Porque antes de mi pan viene mi suspiro, y mis gemidos corren como el agua
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Sillä huokaukseni on tullut minun leiväkseni, valitukseni valuu kuin vesi.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Suckan har ju blivit mitt dagliga bröd, och såsom vatten strömma mina klagorop.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Suspinurile îmi sînt hrana de toate zilele, şi jalea mi se varsă ca apa.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Thi Suk er blevet mit daglige Brød, mine Ve råb strømmer som Vand.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Vì trước khi ăn , tôi đã than siếc , Tiếng kêu vang tôi tuôn tôi như nước .
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Vì trước khi ăn, tôi đã than siếc, Tiếng kêu vang tôi tuôn tôi như nước.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Zakaj kadar bi imel jesti, mi je zdihovati, in stokanje moje se razliva kakor voda.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Διοτι προ του φαγητου μου ερχεται ο στεναγμος μου, και οι βρυγμοι μου εκχεονται ως υδατα.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Вздохи мои предупреждают хлеб мой, и стоны мои льются, как вода,
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Защото вместо ядене, дохожда ми въздишка; И стенанията ми се изливат като вода.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.כי לפני לחמי אנחתי תבא ויתכו כמים שאגתי׃
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.لانه مثل خبزي ياتي انيني ومثل المياه تنسكب زفرتي
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.我 未 曾 喫 飯 、 就 發 出 歎 息 、 我 唉 哼 的 聲 音 湧 出 如 水
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.我 未 曾 喫飯 、 就 發出 歎息 、 我 唉哼 的 聲音湧 出 如水
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.C'est facile avec la farine blanche de faire un pain savoureux.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Denn Vollkorn - mit weissem Mehl ist es einfach, ein wohlschmeckendes Brot zu backen.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Karena gandum utuh -- memang mudah kalau pakai tepung terigu untuk membuat roti yang enak dimakan.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.보통의 하얀 밀가루는 단맛이나기 때문에
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Mivel teljes-kiőrlésű -- fehér liszttel könnyű jó ízű kenyeret sütni.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Pentru că cerealele integrale -- este uşor cu făină albă să faci o pâine gustoasă.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Perché l'integrale... è facile con la farina bianca fare un pane che abbia un buon sapore.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Ponieważ pełne ziarno - z białej mąki łatwo jest zrobić smaczny chleb.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Vì bánh nguyên hạt -- làm 1 cái bánh có vị ngon bằng bột trắng thì dễ ợt.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Want het is makkelijk om met wit meel goedsmakend brood te maken.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Защото пълнозърнестият... лесно е с бяло брашно да се направи вкусен хляб.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Из цельного зерна. Из белой муки просто сделать вкусный хлеб.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.כי חיטה מלאה... עם קמח לבן,
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.فمن السهل جدا صناعة خبز " شهي " الطعم بواسطة الطحين الابيض
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.おいしいパンを作るのは簡単です
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Ce qui se passe, c'est que le pain commence en tant que blé ou toute autre céréale.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.그래서 무엇이 일어났는가 보려면, 빵은 밀 또는 다른 곡식으로 부터 시작합니다.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Mert ami történik, a kenyér búzából vagy bármilyen más gabonából indul.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Pentru că ceea ce se întamplă este, pâinea începe ca grâu sau ca orice altă cereală.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Perché quello che succede è che il pane inizia come grano o come altro cereale.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Ponieważ to, co się dzieje to fakt, że chleb zaczyna się od pszenicy lub innego ziarna.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Porque lo que sucede es que el pan comienza como trigo o cualquier otro grano.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Sebab apa yang terjadi adalah, roti dimulai dari gandum atau biji-bijian lain.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Vì bánh khởi nguồn chỉ là hạt lúa mỳ hoặc hạt ngũ cốc khác.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Want wat gebeurt er? Brood begint als tarwe, of elk ander graan.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Wenn was passiert, ist, Brot beginnt als Weizen oder als anderes Korn.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Защото онова, което се случва, е, че хлябът започва като пшеница или някакво друго зърно.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.Хлеб начинается как пшеница или любое другое зерно.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.כי מה שקורה הוא, שהלחם מתחיל את דרכו כחיטה או גרעין אחר.
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.ان الذي يحدث هو ان الخبز يبدا من القمح
Çünkü ne oluyor, ekmek buğday ya da diğer bir tahıl olarak başlıyor.パン作りは小麦や他の穀物から始まります では小麦とは何でしょう?
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›bởi tôi sợ chúa , vì chúa là người nghiêm_nhặt , hay lấy trong nơi không để , gặt trong chỗ không gieo .
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›bởi tôi sợ chúa, vì chúa là người nghiêm nhặt, hay lấy trong nơi không để, gặt trong chỗ không gieo.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Bom się ciebie bał, żeś jest człowiek srogi; bierzesz, czegoś nie położył, a żniesz, czegoś nie siał.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›căci m'am temut de tine, fiindcă eşti un om aspru; iei ce n'ai pus, şi seceri ce n'ai sămănat.``