ekme ile cümle

ekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Chúng tôi liều mạng mới có bánh mà ăn, Vì cớ mũi gươm nơi đồng vắng.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Chúng_tôi liều_mạng mới có bánh mà ăn , Vì cớ mũi gươm nơi đồng vắng .
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Com perigo de nossas vidas obtemos o nosso pão, por causa da espada do deserto.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Con riesgo de nuestras vidas traemos nuestro pan, ante la espada del desierto
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Di luar kota, pembunuh berkeliaran; nyawa kami terancam ketika mencari makanan
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Életünk veszélyeztetésével szerezzük kenyerünket a pusztában levõ fegyver miatt.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Henkemme kaupalla me noudamme leipämme, väistäen miekkaa erämaassa.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.광야에는 칼이 있으므로 죽기를 무릅써야 양식을 얻사오니
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Med fara för vårt liv hämta vi vårt bröd, bärga det undan öknens svärd.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Med fare for vårt liv henter vi vårt brød, truet av ørkenens sverd.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Med Livsfare henter vi vort Brød, udsatte for Ørkenens Sværd.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Ne căutăm pînea cu primejdia vieţii noastre, căci ne ameninţă sabia în pustie.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Nous cherchons notre pain au péril de notre vie, Devant l`épée du désert.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.S opovážením se života svého hledáme chleba svého, pro strach meče i na poušti.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Wir müssen unser Brot mit Gefahr unsers Lebens holen vor dem Schwert in der Wüste.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Za svoje životy dodávame svoj chlieb pre meč na púšti.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Z nevarnostjo življenja svojega prinašamo kruh svoj spričo meča puščave.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Z odwagą duszy naszej szukamy chleba swego dla strachu miecza i na puszczy.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Φερομεν τον αρτον ημων μετα κινδυνου της ζωης ημων, απ' εμπροσθεν της ρομφαιας της ερημου.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Добиваме хляба си с опасност за живота си Поради меча, който ограбва в пустинята.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.С опасностью жизни от меча, в пустыне достаем хлеб себе.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.בנפשנו נביא לחמנו מפני חרב המדבר׃
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.بانفسنا نأتي بخبزنا من جرى سيف البرية.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.因 為 曠 野 的 刀 劍 、 我 們 冒 著 險 、 纔 得 糧 食
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.因 為曠 野 的 刀劍 、 我們冒 著險 、 纔 得 糧食
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.2つの炭水化物源があれば パンの価格変動が減少すると気づいたからです 飢餓のリスクも減少します
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.Han insåg att om man hade två kolhydratskällor, vete och potatis, skulle brödpriserna vara mer stabila.
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.Hij besefte dat twee bronnen van koolhydraten, (tarwe en aardappel) de prijs van brood meer stabiel zou maken.
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.왜냐하면, 탄수화물을 섭취할 경로가 밀과 감자 두 가지로 늘어나면 빵 가격이 폭등할 염려가 줄어들고
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.Vì ông ấy nhận ra nếu bạn có 2 nguồn carbonhydrate, lúa mỳ và khoai tây, giá bánh mỳ sẽ ổn định hơn.
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.משום שהוא הבין, שאם יש שני מקורות לפחמימות, חיטה ותפוחי אדמה, יש פחות תנודה במחיר הלחם.
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.لانه أدرك أنه في حال وجود مصدرين للكربوهيدرات القمح والبطاطا فإن هذا سوف يؤدي حتما لنقص في أسعار الخبز
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Albowiem kiedy mam jeść, wzdychanie moje przychodzi, a rozchodzi się jako woda ryczenie moje;
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Così, al posto del cibo entra il mio gemito, e i miei ruggiti sgorgano come acqua
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Denn wenn ich essen soll, muß ich seufzen, und mein Heulen fährt heraus wie Wasser.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.For mine sukk er blitt mitt daglige brød, og mine klager strømmer som vannet.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Gantinya makan aku mengeluh, tiada hentinya aku mengaduh
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Ik kan niet eten, want mijn keel zit dicht van het zuchten, mijn klachten vloeien als water over mijn lippen.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.나는 먹기 전에 탄식이 나며 나의 앓는 소리는 물이 쏟아지는 것같구나
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Lebo pred mojím pokrmom prichádza moje vzdychanie, a moje revania sa rozlievajú ako voda,
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Mert kenyerem gyanánt van az én fohászkodásom, és sóhajtásaim ömölnek, mint habok.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Mes soupirs sont ma nourriture, Et mes cris se répandent comme l`eau.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Nebo před pokrmem mým vzdychání mé přichází, a rozchází se jako voda řvání mé.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Pois em lugar de meu pão vem o meu suspiro, e os meus gemidos se derramam como água.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Porque antes de mi pan viene mi suspiro, y mis gemidos corren como el agua
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Sillä huokaukseni on tullut minun leiväkseni, valitukseni valuu kuin vesi.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Suckan har ju blivit mitt dagliga bröd, och såsom vatten strömma mina klagorop.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Suspinurile îmi sînt hrana de toate zilele, şi jalea mi se varsă ca apa.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Thi Suk er blevet mit daglige Brød, mine Ve råb strømmer som Vand.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Vì trước khi ăn , tôi đã than siếc , Tiếng kêu vang tôi tuôn tôi như nước .
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Vì trước khi ăn, tôi đã than siếc, Tiếng kêu vang tôi tuôn tôi như nước.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Zakaj kadar bi imel jesti, mi je zdihovati, in stokanje moje se razliva kakor voda.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Διοτι προ του φαγητου μου ερχεται ο στεναγμος μου, και οι βρυγμοι μου εκχεονται ως υδατα.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Вздохи мои предупреждают хлеб мой, и стоны мои льются, как вода,
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Защото вместо ядене, дохожда ми въздишка; И стенанията ми се изливат като вода.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.כי לפני לחמי אנחתי תבא ויתכו כמים שאגתי׃
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.لانه مثل خبزي ياتي انيني ومثل المياه تنسكب زفرتي
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.我 未 曾 喫 飯 、 就 發 出 歎 息 、 我 唉 哼 的 聲 音 湧 出 如 水
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.我 未 曾 喫飯 、 就 發出 歎息 、 我 唉哼 的 聲音湧 出 如水
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.C'est facile avec la farine blanche de faire un pain savoureux.

İlgili Sayfalar