ekme ile cümle
ekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bahar su ve raf .-- Hark kahverengi ekmek bir somun var!私は葉の擦れる音が聞こえる。
Başka bir ipucu: Ekmek ve içeceklerin soldan sağa yerleşimini hatırlamak için, B-M-W yi düşünün.Nog een tip: om links en rechts met het brood en de drankjes te onthouden, denk B-M-W, net als de auto.
Başka bir ipucu: Ekmek ve içeceklerin soldan sağa yerleşimini hatırlamak için, B-M-W yi düşünün.Otro consejo: el pan, la comida y las bebidas, de izquierda a derecha en orden alfabético descendente, P-C-A.
Başka bir ipucu: Ekmek ve içeceklerin soldan sağa yerleşimini hatırlamak için, B-M-W yi düşünün.Un altro suggerimento: per ricordarvi la sinistra e la destra con per il pane e le bevande, pensate PPA
Başka bir ipucu: Ekmek ve içeceklerin soldan sağa yerleşimini hatırlamak için, B-M-W yi düşünün.Ещё подсказка: если вы путаетесь, с какой стороны хлеб, а с какой напитки, запомните по БМВ, марке автомобиля.
Başka bir ipucu: Ekmek ve içeceklerin soldan sağa yerleşimini hatırlamak için, B-M-W yi düşünün.Ще одна порада: щоб запам"ятати порядок хліба та напоїв, користуйтесь абревіатурою B-M-W, як авто.
Başka bir ipucu: Ekmek ve içeceklerin soldan sağa yerleşimini hatırlamak için,Następna rada: aby zapamiętać, gdzie idą chleb i napoje, pomyśl:
-Bayat ekmek.Požebraj svoje molitve.
-Bayat ekmek.- Starý chleba.
-Bayat ekmek.Zacznij się modlić.
-Bayat ekmek.-Μπαγιάτικο ψωμί.
-Bayat ekmek.- Останал хляб.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.A doua zi de Paşte au mîncat din grîul ţării, azimi şi boabe prăjite; chiar în ziua aceea au mîncat.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.A jedli z úrody zeme nasledujúceho dňa po Veľkej noci, nekvasené chleby a pražené zrno, práve toho istého dňa.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.I jedli z úrod té země na zejtří po velikonoci chleby nekvašené, a pražmu téhož dne.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.I jedli z urodzajów onej ziemi nazajutrz po święcie przejścia chleby przaśne, i kłosy prażone onegoż dnia.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.In jedli so od starega žita te dežele drugi dan po pashi, opresne kruhe in opraženo zrnje v isti dan.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.유월절 이튿날에 그 땅 소산을 먹되 그 날에 무교병과 볶은 곡식을 먹었더니
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Ngày sau lễ Vượt qua, chánh này đó, dân sự ăn thổ sản của xứ, bánh không men, và hột rang.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Ngày_sau lễ Vượt qua , chánh này đó , dân_sự ăn thổ_sản của xứ , bánh không men , và hột rang .
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Och dagen efter påskhögtiden åto de osyrat bröd och rostade ax av landets säd, just på den dagen.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Og dagen efter påsken åt de av landets grøde; usyret brød og ristet korn åt de den dag.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.og Dagen efter Påsken spiste de af Landets Afgrøde, usyrede Brød og ristet Korn;
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Και τη επαυριον του πασχα εφαγον αζυμα απο του σιτου της γης, και σιτον πεφρυγμενον την αυτην εκεινην ημεραν.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.и на другой день Пасхи стали есть из произведений земли сей, опресноки и сушеные зерна в самыйтот день;
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.И на сутринта на пасхата, в същия ден, ядоха безквасни хлябове от житото на земята и изпържено жито .
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.ויאכלו מעבור הארץ ממחרת הפסח מצות וקלוי בעצם היום הזה׃
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.وأكلوا من غلة الارض في الغد بعد الفصح فطيرا وفريكا في نفس ذلك اليوم.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.逾 越 節 的 次 日 、 他 們 就 喫 了 那 地 的 出 產 . 正 當 那 日 喫 無 酵 餅 、 和 烘 的 穀
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.逾越節 的 次日 、 他們 就 喫 了 那 地 的 出產.正當那日 喫無 酵餅 、 和烘 的 穀
B (bread), ekmek tabağınız, solda,B, bread, piring roti, di kiri;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,B (bread plate) , đĩa bánh mì ở bên trái
B (bread), ekmek tabağınız, solda,B [bread] — тарілка з хлібом зліва,
B (bread), ekmek tabağınız, solda,B, de la bread (pâine), e în stânga;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,B, je broodbordje, hoort links;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,B(브레드) 빵접시는 왼쪽;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,B, чинията за хляб (анг. bread), е от ляво;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,C, talerz na chleb, po lewej stronie;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,M は meal 食事なので真ん中に
B (bread), ekmek tabağınız, solda,P, de pan, a la izquierda;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,P, il vostro piatto di pane, si trova sulla sinistra;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,P, votre assiette à pain, est à gauche ;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,Б — это Булка, она слева,
B (bread), ekmek tabağınız, solda,ל, צלחת הלחם, משמאל;
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Eu voi sta acasă; ea va câştiga banii.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Ich werde mich erholen; sie wird das Geld verdienen.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Ik doe niks; zij verdient de kost.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Ja się będe lenić, a ona zarabiać pieniądze.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.나는 뒹굴거리고, 그녀는 살림을 하겠지.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Tôi sẽ nằm nhà còn nàng sẽ kiếm sống.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Аз ще си лежа; тя ще изкарва хляба.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Я буду бить баклуши, она будет зарабатывать на жизнь.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.אני אשכב בעצלתיים, היא תפרנס.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.سوف أستلقي وستقوم هي بإعالة المنزل
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.ブラックジャックを作る彼女と グレイビーを作るオレ
"Ben bir aptalım. Tanrı ekmek mi istiyor?"Jestem idiotą, na co Bogu chleb?
"Ben bir aptalım. Tanrı ekmek mi istiyor?"내가 바보 멍청이지. 하느님께서 빵을 원하신다고?
"Ben bir aptalım. Tanrı ekmek mi istiyor?"אני אדיוט. אלוהים רוצה לחם?
"Ben bir aptalım. Tanrı ekmek mi istiyor?يالي من احمق , أيحتاج الله الى الخبز !
"Ben bir aptalım. Tanrı ekmek mi istiyor?「宇宙を制する神が、私のパンを必要とするわけがない!」