100 hakkında düşündüğümde, tıpkı bir paket tost ekmeği gibi.Așadar atunci când vorbesc despre 100, este ca și la cutia de foi de foitaj.
100 hakkında düşündüğümde, tıpkı bir paket tost ekmeği gibi.Cuando pienso en el 100, es como la caja de tartaletas.
100 hakkında düşündüğümde, tıpkı bir paket tost ekmeği gibi.Donc, quand je pense à 100, c'est comme la boîte de biscottes.
100 hakkında düşündüğümde, tıpkı bir paket tost ekmeği gibi.Така че когато си мисля за 100, това е като кутията с тостер сладкиши.
100 hakkında düşündüğümde, tıpkı bir paket tost ekmeği gibi.אז כשאני חושב על 100, זה כמו קופסה של מאפי טוסטר.
100 hakkında düşündüğümde, tıpkı bir paket tost ekmeği gibi.فحين أفكر في 100، ذلك مثل علبة من المعجنات المحمصة.
10. aşamada fırında dönüşüm var, çünkü hamur olarak giren şey 11. aşamada ekmek olarak çıkıyor.다시한번 10번째 변신이 오븐안에서 일어납니다. 반죽으로서 오븐안에 만들어지는 과정은 끝나고 11단계 부터는 빵으로서의 단계가 됩니다.
10. aşamada fırında dönüşüm var, çünkü hamur olarak giren şey 11. aşamada ekmek olarak çıkıyor.Weer een transformatie in stap 10, want wat de oven ingaat als deeg komt er in stap 11 uit als brood.
10. aşamada fırında dönüşüm var, çünkü hamur olarak giren şey 11. aşamada ekmek olarak çıkıyor.שוב, שעברו גלגול בשלב 10 בתנור כי הם נכנסו לתוכו בצורת בצק והם יוצאים בשלב 11 בצורת לחם.
10. aşamada fırında dönüşüm var, çünkü hamur olarak giren şey 11. aşamada ekmek olarak çıkıyor.オーブンに入れたパン生地が ステージ11でパンとなって出てきます ステージ11は「冷ます」段階です
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.11단계는 냉각과정입니다. 보통 갓 만든 빵을 그대로 먹지는 않지요.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.11-й этап называется "охлаждением" — мы никогда не едим хлеб сразу.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.A etap 11 nazywamy chłodzeniem - ponieważ nigdy nie zjadamy chleba od razu.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.A tizenegyedik szakaszt "hűtésnek" hívjuk, mivel valójában soha nem esszük meg rögtön a kenyeret.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.Di tahap 11, kita sebut pendinginan -- sebab kita tak pernah makan roti langsung panas-panas.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.On appelle l'étape 11 le refroidissement car on ne mange jamais vraiment le pain à la sortie du four.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.Şi etapa a 11-a, o numim răcire -- pentru că nu mâncăm niciodată pâinea imediat.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.Stap 11 is het afkoelen, want we eten het brood nooit echt meteen op.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.Und auf Ebene 11 wollen wir es kühlen - denn wir essen das Brot nie sofort.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.Và ở giai đoạn 11, chúng tôi gọi là làm nguội -- vì chúng ta không bao giờ ăn bánh ngay khi mới ra lò.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.А стадий 11, наричаме го охлаждане... защото всъщност никога не ядем хляба веднага.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.ואת שלב 11 אנו מכנים "צינון" - כי לעולם איננו אוכלים מיד את הלחם.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.والمرحلة ال11 هي التبريد لاننا لا نأكل الخبز حالما يخرج من الفرن
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.焼き上がったパンをすぐ食べることはあまりありません 焼き上がった後も焼いた時の効果が少し継続します
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ...75年前に彼はパンについて語りました
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ...이 아름다운 말을 한 사람은 마하트마 간디입니다.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Cel care a spus acest lucru atat de frumos a fost Mahatma Gandhi, acum 75 de ani, cand a vorbit despre paine.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Celui qui a dit cela de façon si belle était le Mahatma Gandhi, il y a 75 ans, quand il a parlé du pain.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Mahatma Gandhi ce l' ha detto magnificamente 75 anni fa parlando del pane
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Mahatma Gandhi fogalmazta meg ezt ilyen szép szavakkal 75 évvel ezelőtt, amikor a kenyérről beszélt.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Người đã nói điều rất tuyệt này là Mahatma Gandhi, cách đây 75 năm, khi ông nói về bánh mì.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Quem disse isto maravilhosamente foi Mahatma Gandhi, quando há 75 anos atrás nos falou sobre o pão.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Quien dijo esto de manera tan hermosa fue Mahatma Gandhi, hace 75 años, cuando habló sobre el pan.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Słowa te wypowiedział Mahatma Gandhi, 75 lat temu, gdy mówił o chlebie.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Wer das so schön gesagt hat, war Mahatma Gandhi, als er vor 75 Jahren über Brot gesprochen hat.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Wie dit zo mooi zei was Mahatma Gandhi, toen hij het 75 jaar geleden over brood had.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Онзи, който го е казал толкова красиво, е бил Махатма Ганди, преди 75 години, когато говорел за хляба.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ...Человека, сказавшего это, звали Махатма Ганди.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ...מי שאמר זאת בצורה כה יפה היה מהטמה גנדי,
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ...عبّر عن هذا بشكل جميل "المهاتما غاندي"،
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"À l'affamé, un morceau de pain est le visage de Dieu."
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"Bagi seorang yang lapar, sepotong roti adalah wajah Tuhan."
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"Dla głodnego człowieka, kawałek chleba jest twarzą Boga".
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"Đối với một người đang bị đói, một mẩu bánh mỳ chính là gương mặt của Chúa."
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"Egy éhes embernek egy falat kenyér az Isten arca."
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"En som svälter hittar Guds ansikte i en bit bröd."
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"Für einen hungrigen Mann, gleicht ein Stück Brot dem Gesicht Gottes"
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"배고픈 자에게 한 조각의 빵은 신같은 존재이다"
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"Para um homem com fome, um pedaço de pão é a face de Deus."
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"Para un hambriento, un pedazo de pan es la cara de Dios".
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"Pentru o persoană înfometată, o bucată de pâine este faţa lui Dumnezeu."
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"Per un uomo affamato, un pezzo di pane è il volto di Dio."
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"Pro hladového člověka je kus chleba tváři boží."
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"Voor een hongerige man is een stuk brood het gezicht van God."
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"Για έναν πεινασμένο άνθρωπο, ένα κομμάτι ψωμί είναι το πρόσωπο του Θεού."
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"голодному кусок хлеба - это лицо бога".
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"За гладния човек и парчето хляб е Господ."
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"לאיש רעב, פרוסת לחם היא פני האל"
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'"للإنسان الجائع، رغيف الخبز هو أشبه بوجه الإله" .
'Aç bir insana, bir parça ekmek Tanrının yüzü gibi gelir.'また世界の平和と安全を