ekmeği ile cümle
ekmeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.От заповеди уст Его не отступал; глаголы уст Его хранил больше,нежели мои правила.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.מצות שפתיו ולא אמיש מחקי צפנתי אמרי פיו׃
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.من وصية شفتيه لم ابرح. اكثر من فريضتي ذخرت كلام فيه.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.他 嘴 唇 的 命 令 、 我 未 曾 背 棄 . 我 看 重 他 口 中 的 言 語 、 過 於 我 需 用 的 飲 食
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.他 嘴唇 的 命令 、 我 未 曾 背棄 . 我 看重 他 口中 的 言語 、 過於 我 需用 的 飲食
Ama bir somun ekmeği düşünün.Dar gândiți-vă la o pâine.
Ama bir somun ekmeği düşünün.그건 묶음 단위가 아니죠.
Ama bir somun ekmeği düşünün.Mais pensez à une miche de pain.
Ama bir somun ekmeği düşünün.Pero pensemos en una barra de pan.
Ama bir somun ekmeği düşünün.Но помислете си за един самун от хляб.
Ama bir somun ekmeği düşünün.זו לא יחידה מורכבת,
Ama bir somun ekmeği düşünün.تلك ليست وحدة مؤلفة،
Ama bir somun ekmeği düşünün.いろいろなパンを寄せ集めても
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Acum e in Londra, si livreaza prin FedEx in toata lumea.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Agora está em Londres e exporta por FedEx para todo o mundo.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Ahora se instaló en Londres y hace envios via FedEx a todo el mundo.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.그의 가게는 런던에도 있고, 상품들은 FedEx를 통해 전세계에 배달됩니다.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Giờ thì anh ta ở London, anh ta giao hàng bằng FedEx cho toàn thế giới.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Jetzt ist er in London und verschickt sein Brot mit FedEx in die ganze Welt.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Maintenant il est présent à Londres, et livre le monde entier par FedEx.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Már Londonban van a vezetés és FedEx-szel, a világ minden tájára szállítanak.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Nu finns han i London, och han levererar med FedEx över hela världen.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Nu zit hij in Londen, en verstuurt hij het over de hele wereld.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Nyní je v Londýně a díky FedExu po celém světě.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Ora è a Londra e spedisce con FedEx in tutto il mondo.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Sedaj je v Londonu in FedEx razpošilja njegov kruh po svetu.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Sekarang dia tinggal di London dan mengirimkan rotinya ke seluruh dunia.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Teraz jest produkowany w Londynie i jest rozsyłany FedExem po całym świecie
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Τώρα είναι στο Λονδίνο και παραδίδει μέσω ΦέντΕξ σε όλον τον κόσμο.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Сега той е в Лондон и праща по целия свят с FedEx.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Теперь он в Лондоне, а также развозится FedEx-ом по всему миру.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.עכשיו יש לו מאפייה גם בלונדון, והוא שולח לחמים לכל העולם במשלוח מהיר.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.الآن الخبز في لندن، ويرسل خبزه عبر فيدكس لكل أنحاء العالم.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.かつてマーケッターが行うことと言えば、 平均的な人々に平均的な製品を作ることでした。
Bağrında yaşayan herkesle, sömüren ve sömürülenle,... ...ekmeğini paylaşır.Nekoč, ko prične obnova... ...bodo bivši nasprotniki skupaj za stroji v isti delavnici.
Bağrında yaşayan herkesle, sömüren ve sömürülenle,... ...ekmeğini paylaşır.Przecież, gdy ruszymy znów do pracy... ...byli żołnierze na powrót staną przy jednym stanowisku pracy.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Eu voi sta acasă; ea va câştiga banii.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Ich werde mich erholen; sie wird das Geld verdienen.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Ik doe niks; zij verdient de kost.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Ja się będe lenić, a ona zarabiać pieniądze.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.나는 뒹굴거리고, 그녀는 살림을 하겠지.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Tôi sẽ nằm nhà còn nàng sẽ kiếm sống.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Аз ще си лежа; тя ще изкарва хляба.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Я буду бить баклуши, она будет зарабатывать на жизнь.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.אני אשכב בעצלתיים, היא תפרנס.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.سوف أستلقي وستقوم هي بإعالة المنزل
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.ブラックジャックを作る彼女と グレイビーを作るオレ
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Cred ca este deoarece credem ca acest tip de paine reprezinta autenticitatea.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.E eu penso que seja porque este tipo de pão nos transmite a ideia de autenticidade.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Ik denk dat dat komt omdat we het gevoel hebben dat dit soort brood werkelijk authentiek is.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Io penso che sia cosi' perche' abbiamo la sensazione che
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Je crois que c'est parce que nous pensons que ce type de pain est vraiment de l'authentique.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.제 생각에는, 우리가 이런 종류의 빵이 제대로 된 빵이라고 생각하기 때문인 것 같습니다.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Und ich glaube es liegt daran, dass wir spüren, dass es bei dieser Art Brot wirklich um Echtheit geht.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Và tôi nghĩ rằng bởi vì chúng ta cảm thấy rằng loại bánh mì này mới chính xác là bánh mì.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Y creo que es porque sentimos que esta clase de pan se trata de algo auténtico.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Мисля, че е защото усещаме, че този вид хляб наистина е автентичен.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Я думаю, причина в том, что мы считаем этот тип хлеба более натуральным.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.ואני חושבת שזה כך משום שאנו חשים שסוג זה של לחם קשור בעצם לאותנטיות.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.وأعتقد أنه بسبب أنّنا نعتقد أنّ هذا النوع من الخبز يرمز إلى الأصالة.
İlgili Sayfalar