ekmeği ile cümle

ekmeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi bu ekmeği tercih edebilirsiniz.Може би предпочитате този самун хляб.
Şimdi bu ekmeği tercih edebilirsiniz.עכשיו אתם יכולים להעדיף את כיכר הלחם הזו.
Şimdi bu ekmeği tercih edebilirsiniz.قد تُفضّلون رغيف الخبز هذا.
Şimdi bu ekmeği tercih edebilirsiniz.手で失礼させてもらいますが、これがその姿です
Şimdi ekmeğin hikayesini biliyoruz.Así que esta es la historia del pan como lo conocemos hoy.
Şimdi ekmeğin hikayesini biliyoruz.Das ist also die Geschichte vom Brot wie wir es heute kennen.
Şimdi ekmeğin hikayesini biliyoruz.Dat is het verhaal van het brood zoals we dat nu kennen.
Şimdi ekmeğin hikayesini biliyoruz.Đây là câu chuyện về bánh mì mà giờ đây chúng ta đã biết.
Şimdi ekmeğin hikayesini biliyoruz.Deci aceasta este povestea painii asa cum o stim noi acum.
Şimdi ekmeğin hikayesini biliyoruz.Esta é a história do pão. tal como a conhecemos agora.
Şimdi ekmeğin hikayesini biliyoruz.이것이 우리가 현재 알고 있는 빵에 대한 이야기입니다.
Şimdi ekmeğin hikayesini biliyoruz.Szóval ez a kenyér története, legalábbis ahogyan eddig ismertük.
Şimdi ekmeğin hikayesini biliyoruz.To jest właśnie historia chleba.
Şimdi ekmeğin hikayesini biliyoruz.Voilà donc l'histoire du pain telle que nous la connaissons aujourd'hui.
Şimdi ekmeğin hikayesini biliyoruz.Такова история хлеба, какой мы знаем её сегодня.
Şimdi ekmeğin hikayesini biliyoruz.Това е историята на хляба, както я знаем сега.
Şimdi ekmeğin hikayesini biliyoruz.אם כן, זהו הסיפור של הלחם המוכר לנו כיום.
Şimdi ekmeğin hikayesini biliyoruz.لذلك هذه هي قصة الخبز كما نعرفها الآن.
Şimdi ekmeğin hikayesini biliyoruz.しかしもちろん、大きく変わった事による
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"Bóg, ten, który rządzi całym wszechświatem chce mój chleb?"
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?""Deus, o único que reina em todo o universo, quer o meu pão?"
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"Dieu, celui qui règne sur l'univers entier, veut mon pain?"
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"Dio, colui che governa l'universo, vuole il mio pane? "
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"Dios, que gobierna el universo entero, ¿quiere mi pan?"
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"Dumnezeu, cel care controleaza intregul univers, vrea paine mea?"
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"God, die in het hele universum regeert, wil mijn brood?"
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"Gott, der Eine, der das ganze Universum beherrscht, soll mein Brot wollen?"
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"온 세상을 손 안에 두고 계신 분이 빵을 원하실리가 있나?"
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"Skulle Gud, som bestämmer över hela universum, vilja ha mitt bröd?"
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"Thượng Đế, người chế ngự toàn thể vũ trụ lại muốn bánh mì của ta?"
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"Tuhan yang menguasai seluruh alam semesta menginginkan rotiku?"
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"Ο Θεός, αυτός ο οποίος κυριαρχεί σε ολόκληρο το σύμπαν, θέλει το ψωμί μου";
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"Бог, который управляет все миром, хочет мой хлеб?"
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"Бог, онзи, който управлява цялата вселена, да иска моя хляб?
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"Господь, який керує всім світом, хоче хліба?"
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"אלוהים, האחד ששולט בכל העולמות, רוצה את הלחם שלי?"
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"الله الذي يملك الكون بأسره يحتاج الى خبزي !
Tanrı, bütün evrene hükmeden, benim ekmeğimi mi istiyor?"そして急いで礼拝堂に戻りました。「誰かが見つける前に持ち帰らなければ」
"Tanrım dualarım yine kabul oldu." Ekmeği alır."Deus, respondeste de novo ao meu apelo".
"Tanrım dualarım yine kabul oldu." Ekmeği alır. Evine götürür."Dios, has vuelto a oír mi súplica", y se llevaba el pan a casa.
Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.In služite GOSPODU, Bogu svojemu, in blagoslovil bo kruh tvoj in vodo tvojo, in odpravim bolezen izmed vas.
Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.I skal dyrke HERREN eders Gud, så vil jeg velsigne dit Brød og dit Vand og holde Sygdomme borte fra dig.
Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.너의 하나님 여호와를 섬기라 그리하면 여호와가 너희의 양식과 물에 복을 내리고 너희 중에 병을 제하리니
Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.служите Господу, Богу вашему, и Он благословит хлеб твой и водутвою; и отвращу от вас болезни.
Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.ועבדתם את יהוה אלהיכם וברך את לחמך ואת מימיך והסרתי מחלה מקרבך׃
Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.وتعبدون الرب الهكم. فيبارك خبزك وماءك وأزيل المرض من بينكم.
Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.你 們 要 事 奉 耶 和 華 你 們 的 神 、 他 必 賜 福 與 你 的 糧 、 與 你 的 水 、 也 必 從 你 們 中 間 除 去 疾 病
Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.你 們要事 奉 耶和華 你 們 的 神 、 他 必賜福與 你 的 糧 、 與 你 的 水 、 也 必從 你 們中間 除去 疾病
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa sağduyudan yoksundur.Ai cày đất mình sẽ được vật thực dư dật; Còn ai theo kẻ biếng nhác thiếu trí hiểu.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa sağduyudan yoksundur.Ai cày đất mình sẽ được vật thực dư_dật ; Còn ai theo kẻ biếng_nhác thiếu trí hiểu .
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa sağduyudan yoksundur.Chi coltiva la sua terra si sazia di pane, chi insegue chimere è privo di senno
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa sağduyudan yoksundur.Cine-şi lucrează ogorul va avea belşug de pîne, dar cine umblă după lucruri de nimic este fără minte. -
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa sağduyudan yoksundur.Den mættes med Brød, som dyrker sin Jord, uden Vid er den, der jager efter Tomhed.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa sağduyudan yoksundur.Den som brukar sin åker får bröd till fyllest, men oförståndig är den som far efter fåfängliga ting.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa sağduyudan yoksundur.Den som dyrker sin jord, mettes med brød; men den som jager efter tomme ting, er uten forstand.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa sağduyudan yoksundur.El que cultiva su tierra se saciará de pan, pero el que persigue cosas vanas es falto de entendimiento
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa sağduyudan yoksundur.Joka peltonsa viljelee, saa leipää kyllin, mutta tyhjän tavoittelija on mieltä vailla.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa sağduyudan yoksundur.Kdo dělá zemi svou, nasycen bývá chlebem; ale kdož následuje zahalečů, blázen jest.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa sağduyudan yoksundur.Kdor obdeluje zemljo svojo, se bo sitil s kruhom, kdor pa pohaja za praznimi rečmi, je brezumen.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa sağduyudan yoksundur.자기의 토지를 경작하는 자는 먹을 것이 많거니와 방탕한 것을 따르는 자는 지혜가 없느니라
İlgili Sayfalar