ekmeği ile cümle

ekmeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İsa, ‹‹Kaç ekmeğiniz var?›› diye sordu. ‹‹Yedi tane›› dediler.Og han spurgte dem: "Hvor mange Brød have I?" Og de sagde:"Syv."
İsa, ‹‹Kaç ekmeğiniz var?›› diye sordu. ‹‹Yedi tane›› dediler.Og han spurte dem: Hvor mange brød har I? De sa: Syv.
İsa, ‹‹Kaç ekmeğiniz var?›› diye sordu. ‹‹Yedi tane›› dediler.Perguntou-lhes Jesus: Quantos pães tendes? Responderam: Sete.
İsa, ‹‹Kaç ekmeğiniz var?›› diye sordu. ‹‹Yedi tane›› dediler.Und er fragte sie: Wieviel habt ihr Brote? Sie sprachen: Sieben.
İsa, ‹‹Kaç ekmeğiniz var?›› diye sordu. ‹‹Yedi tane›› dediler.Y les preguntó: --¿Cuántos panes tenéis? Ellos dijeron: --Siete
İsa, ‹‹Kaç ekmeğiniz var?›› diye sordu. ‹‹Yedi tane›› dediler.Και ηρωτησεν αυτους Ποσους αρτους εχετε; Οι δε ειπον Επτα.
İsa, ‹‹Kaç ekmeğiniz var?›› diye sordu. ‹‹Yedi tane›› dediler.И спросил их: сколько у вас хлебов? Они сказали: семь.
İsa, ‹‹Kaç ekmeğiniz var?›› diye sordu. ‹‹Yedi tane›› dediler.И учениците Му отговориха: Отде ще може някой да насити тия с хляб тук в уединено място?
İsa, ‹‹Kaç ekmeğiniz var?›› diye sordu. ‹‹Yedi tane›› dediler.І питав їх: Скільки маєте хлібів? Вони ж кажуть: Сїм.
İsa, ‹‹Kaç ekmeğiniz var?›› diye sordu. ‹‹Yedi tane›› dediler.וישאל אותם כמה ככרות לחם יש לכם ויאמרו שבע׃
İsa, ‹‹Kaç ekmeğiniz var?›› diye sordu. ‹‹Yedi tane›› dediler.فسألهم كم عندكم من الخبز. فقالوا سبعة.
İsa, ‹‹Kaç ekmeğiniz var?›› diye sordu. ‹‹Yedi tane›› dediler.耶 穌 問 他 們 說 、 你 們 有 多 少 餅 . 他 們 說 、 七 個
İsa, ‹‹Kaç ekmeğiniz var?›› diye sordu. ‹‹Yedi tane›› dediler.耶穌問 他 們說 、 你 們 有 多少 餅 . 他 們說 、 七個
İsa ona, ‹‹Bırak, önce çocuklar doysunlar›› dedi. ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir.››Ale Ježíš řekl jí: Nechať se prve nasytí synové; nebť není slušné vzíti chléb synů a vrci štěňatům.
İsa ona, ‹‹Bırak, önce çocuklar doysunlar›› dedi. ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir.››예수께서 이르시되 자녀로 먼저 배불리 먹게 할지니 자녀의 떡을 취하여 개들에게 던짐이 마땅치 아니하니라
İsa ona, ‹‹Bırak, önce çocuklar doysunlar›› dedi. ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir.››Ісус же рече їй: Дай перше наїстись дітям: не добре бо взяти хліб у дїтей, і кинути собакам.
İsa ona, ‹‹Bırak, önce çocuklar doysunlar›› dedi. ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir.››Но Иисус сказал ей: дай прежде насытиться детям, ибо нехорошо взять хлеб у детей и бросить псам.
İsa ona, ‹‹Bırak, önce çocuklar doysunlar›› dedi. ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir.››ויאמר אליה ישוע הניחו לשבע בראשונה הבנים כי לא טוב לקחת לחם הבנים ולהשליכו לצעירי הכלבים׃
İsa ona, ‹‹Bırak, önce çocuklar doysunlar›› dedi. ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir.››واما يسوع فقال لها دعي البنين اولا يشبعون. لانه ليس حسنا ان يؤخذ خبز البنين ويطرح للكلاب.
İsa ona, ‹‹Bırak, önce çocuklar doysunlar›› dedi. ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir.››耶 穌 對 他 說 、 讓 兒 女 們 先 喫 飽 . 不 好 拿 兒 女 的 餅 丟 給 狗 喫
İsa ona, ‹‹Bırak, önce çocuklar doysunlar›› dedi. ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir.››耶穌對 他 說 、 讓兒 女 們先喫飽 . 不好 拿 兒 女的 餅丟給 狗喫
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.A on odpovedal a riekol: Nepatrí sa vziať chlieb deťom a hodiť ho šteňatám.
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.A on odpowiadając rzekł: Niedobra jest brać chleb dziecinny, a miotać szczeniętom.
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Då svarade han och sade: »Det är otillbörligt att taga brödet från barnen och kasta det åt hundarna.»
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Drept răspuns, El i -a zis: ,,Nu este bine să iei pînea copiilor, şi s'o arunci la căţei!``
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Ed egli rispose: «Non è bene prendere il pane dei figli per gettarlo ai cagnolini»
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Ele, porém, respondeu: Não é bom tomar o pão dos filhos e lançá-lo aos cachorrinhos.
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Él le respondió diciendo: --No es bueno tomar el pan de los hijos y echarlo a los perritos
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi."Het is niet goed het brood van de kinderen af te nemen en aan de honden te geven", zei Hij.
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Il répondit: Il n`est pas bien de prendre le pain des enfants, et de le jeter aux petits chiens.
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.대답하여 가라사대 자녀의 떡을 취하여 개들에게 던짐이 마땅치 아니하니라
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Men han svarede og sagde: "Det er ikke smukt at tage Børnenes Brød og kaste det for de små Hunde."
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Men han svarte og sa: Det er ikke rett å ta brødet fra barna og kaste det for de små hunder.
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Mutta hän vastasi ja sanoi: "Ei ole soveliasta ottaa lasten leipää ja heittää penikoille".
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Ngài đáp rằng : Không nên lấy bánh của con_cái mà quăng cho chó con ăn .
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Ngài đáp rằng: Không nên lấy bánh của con cái mà quăng cho chó con ăn.
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.On pak odpověděv, řekl: Není slušné vzíti chléb synů a vrci štěňatům.
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.On pa odgovori in reče: Ni lepo, da se vzame kruh otrokom in se vrže psičkom.
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Õ pedig felelvén, monda: Nem jó a fiak kenyerét elvenni, és az ebeknek vetni.
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Yesus menjawab, "Tidak baik mengambil makanan anak-anak dan melemparkannya kepada anjing.
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Ο δε αποκριθεις ειπε Δεν ειναι καλον να λαβη τις τον αρτον των τεκνων και να ριψη εις τα κυναρια.
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Він же, озвавшись, рече: Не годить ся взяти в дїтей хлїб, і кинути собакам.
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Он же сказал в ответ: нехорошо взять хлеб у детей и бросить псам.
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.Той в отговор рече: Не е прилично да се вземе хляба на децата и да се хвърли на кученцата.
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.ויען ויאמר לא טוב לקחת את לחם הבנים ולהשליכו לצעירי הכלבים׃
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.فاجاب وقال ليس حسنا ان يؤخذ خبز البنين ويطرح للكلاب.
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.他 回 答 說 、 不 好 拿 兒 女 的 餅 、 丟 給 狗 喫
İsa ona, ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir›› dedi.他 回答 說 、 不 好 拿 兒 女的 餅 、 丟給 狗喫
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.A on odpovedal a riekol im: Jeden z dvanástich, ktorý si so mnou máča do misy.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Ed egli disse loro: «Uno dei Dodici, colui che intinge con me nel piatto
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Él les dijo: --Es uno de los doce, el que moja el pan conmigo en el plato
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Er antwortete und sprach zu ihnen: Einer aus den Zwölfen, der mit mir in die Schüssel taucht.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.,,Este unul din cei doisprezece,`` le -a răspuns El; ,,şi anume, cel ce întinge mîna cu Mine în blid.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Hän sanoi heille: "Yksi teistä kahdestatoista, se, joka kastaa vatiin minun kanssani.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Han sa til dem: Det er en av de tolv, den som dypper sammen med mig i fatet.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Il leur répondit: C`est l`un des douze, qui met avec moi la main dans le plat.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi."Ja", antwoordde Hij. "Eén van de twaalf. Eén die samen met Mij zijn brood in de kom doopt.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.이르시되 열 둘 중 하나 곧 나와 함께 그릇에 손을 넣는 자니라
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Lecz on odpowiadając rzekł im: Jeden ze dwunastu, który ze mną macza w misie.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Men han sagde til dem: "En af de tolv, den, som dypper med mig i Fadet
İlgili Sayfalar