ekmeği ile cümle

ekmeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Gerçekte ekmeğize ne olduğunun... ...çok uzağındayken... ...evrimsel bir konuşma... ...yapmak çok garip.لقد أصبحنا بعيدين جدّا عن الواقع الحقيقيّ للخبز، وهو ما يُعتبر، مرة أخرى، من النّاحية التّطويريّة
Gerçekte ekmeğize ne olduğunun... ...çok uzağındayken... ...evrimsel bir konuşma... ...yapmak çok garip.本当はどんなものなのか、わからなくなっています これもまた、進化論的に言うと とてもおかしい事です
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Anda, come tu pan con gozo y bebe tu vino con alegre corazón, porque tus obras ya son aceptables a Dios
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Ga daarom maar gewoon door met eten en drinken en wees er blij mee, want zo heeft God het altijd al gewild.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Hãy đi ăn bánh cách vui mừng, và uống rượu cách hớn hở; vì Ðức Chúa Trời đã nhận các công việc ngươi.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Hãy đi ăn bánh cách vui_mừng , và uống rượu cách hớn_hở ; vì Ðức_Chúa_Trời đã nhận các công_việc ngươi .
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.너는 가서 기쁨으로 네 식물을 먹고 즐거운 마음으로 네 포도주를 마실지어다 이는 하나님이 너의 하는 일을 벌써 기쁘게 받으셨음이니라
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Nuže tedy jez s radostí chléb svůj, a pí s veselou myslí víno své, nebo již oblibuje Bůh skutky tvé.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Så et da ditt brød med glede og drikk vel til mote din vin! For Gud har for lenge siden godkjent det du gjør.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Så spis da dit Brød med Glæde, drik vel til Mode din Vin; thi din Id har Gud for længst kendt god.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.So gehe hin und iß dein Brot mit Freuden, trink deinen Wein mit gutem Mut; denn dein Werk gefällt Gott.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Tule siis, syö leipäsi ilolla ja juo viinisi hyvillä mielin, sillä jo aikaa on Jumala hyväksynyt nuo tekosi.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Va, mange avec joie ton pain, et bois gaiement ton vin; car dès longtemps Dieu prend plaisir à ce que tu fais.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Và, mangia con gioia il tuo pane, bevi il tuo vino con cuore lieto, perché Dio ha gia gradito le tue opere
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Иди, яж хляба си с радост, и пий виното си с весело сърце, Защото Бог вече има благоволение в делата ти.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Итак иди, ешь с весельем хлеб твой, и пей в радости сердца вино твое, когда Бог благоволит к делам твоим.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.לך אכל בשמחה לחמך ושתה בלב טוב יינך כי כבר רצה האלהים את מעשיך׃
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.اذهب كل خبزك بفرح واشرب خمرك بقلب طيب لان الله منذ زمان قد رضي عملك.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.你 只 管 去 歡 歡 喜 喜 喫 你 的 飯 . 心 中 快 樂 喝 你 的 酒 . 因 為 神 已 經 悅 納 你 的 作 為
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.你 只管 去 歡歡 喜 喜 喫 你 的 飯 . 心中 快樂喝 你 的 酒 . 因 為神 已 經悅納 你 的 作為
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.(41:4) Слезы мои были для меня хлебом день и ночь, когда говорили мне всякий день: „где Бог твой?"
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.(42:4) Mes larmes sont ma nourriture jour et nuit, Pendant qu`on me dit sans cesse: Où est ton Dieu?
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Cu lacrămi mă hrănesc zi şi noapte, cînd mi se zice fără încetare: ,,Unde este Dumnezeul tău?``
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Ðương khi người ta hằng hỏi tôi: Ðức Chúa Trời ngươi đâu? Thì nước mắt làm đồ ăn tôi ngày và đêm.
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Ðương khi người_ta hằng hỏi tôi : Ðức_Chúa_Trời ngươi đâu ? Thì nước_mắt làm đồ_ăn tôi ngày và đêm .
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.사람들이 종일 나더러 하는 말이 네 하나님이 어디 있느뇨 하니 내 눈물이 주야로 내 음식이 되었도다
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.L'anima mia ha sete di Dio, del Dio vivente: quando verrò e vedrò il volto di Dio
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Meine Tränen sind meine Speise Tag und Nacht, weil man täglich zu mir sagt: Wo ist nun dein Gott?
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Mijn hele innerlijk verlangt naar de levende God; wanneer zou ik voor Hem mogen verschijnen?
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Min Gråd er blevet mit Brød både Dag og Nat, fordi de stadig spørger mig: "Hvor er din Gud?"
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Min själ törstar efter Gud, efter den levande Guden. När skall jag få träda fram inför Guds ansikte?
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Min sjel tørster efter Gud, efter den levende Gud; når skal jeg komme og trede frem for Guds åsyn?
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Minun sieluni janoo Jumalaa, elävää Jumalaa. Milloin saan minä tulla Jumalan kasvojen eteen?
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Mis lágrimas han sido mi alimento día y noche, mientras me dicen todos los días: "¿Dónde está tu Dios?
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Moja duša žízni túžbou po Bohu, po živom Bohu, a hovorí: Kedy už prijdem a ukážem sa pred tvárou Božou!
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Pragnie dusza moja do Boga, do Boga żywego, mówiąc: Kiedyż przyjdę, a okażę się przed obliczem Bożem?
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Siang malam aku menangis, hanya air mata makananku. Sepanjang hari musuhku bertanya, "Di mana Allahmu?
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Solze moje so mi za hrano po dnevi in po noči, ko mi rekajo ves dan: Kje je Bog tvoj?
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Szomjuhozik lelkem Istenhez, az élõ Istenhez; mikor mehetek el és jelenhetek meg Isten elõtt?
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Žízní duše má Boha, Boha živého, a říká: Skoro-liž půjdu, a ukáži se před oblíčejem Božím?
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Τα δακρυα μου εγειναν τροφη μου ημεραν και νυκτα, οταν μοι λεγωσι καθ' ημεραν, Που ειναι ο Θεος σου;
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.Моите сълзи ми станаха храна денем и нощем, Като непрестанно ми думат: Где е твоят Бог?
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.היתה לי דמעתי לחם יומם ולילה באמר אלי כל היום איה אלהיך׃
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.‎صارت لي دموعي خبزا نهارا وليلا اذ قيل لي كل يوم اين الهك‎.
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.我 晝 夜 以 眼 淚 當 飲 食 . 人 不 住 地 對 我 說 、 你 的 神 在 那 裡 呢
Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için.我 晝夜 以 眼淚當飲 食 . 人 不住地 對 我 說 、 你 的 神 在 那 裡呢
Hagbart, ekmeği uzat.Hagbart antaa leivän minulle.
Hagbart, ekmeği uzat.Hagbart, dã-mi pâinea.
Hagbart, ekmeği uzat.Hagbart, du pain, s'il te plaît.
Hagbart, ekmeği uzat.Hagbart, pásame el pan.
Hagbart, ekmeği uzat.Hagbart, reich mir mal das Brot.
Hagbart, ekmeği uzat.Hagbart, reich mir mal das Brot.
Hagbart, ekmeği uzat. O kadar tereyağı alma.Vem har lärt dig att bre smör på rätsidan av brödet?
Harikaydı. Okul kantininin bayat ekmeğinden daha iyiydi.- Ali obstaja Lee Jungwoo tukaj?
Harikaydı. Okul kantininin bayat ekmeğinden daha iyiydi.Это лучше, чем красть хлеб из школьной столовой.
Harikaydı. Okul kantininin bayat ekmeğinden daha iyiydi.كان عظيم. أفضل من خبز مخزن المدرسة الفاسد
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,(103:14) Ты произращаешь траву для скота, и зелень на пользу человека,чтобы произвести из земли пищу,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,A ki füvet sarjaszt a barmoknak és növényeket az embereknek hasznára, hogy eledelt vegyenek a földbõl,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Dávaš, aby rástla tráva hovädu a bylina na službu človeka, aby tak vyvodil chlieb zo zeme.
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Dáváš, aby rostla tráva dobytku, a bylina ku potřebě člověku, abys tak vyvodil chléb z země,
İlgili Sayfalar