Çok az T-27 gerekli ekipmanlar takılarak nehirleri su altından geçebilmiştir.מספר T-27 צוידו במיוחד לצליחת מקורות מים כמו נהר.
Prince New Jersey merkezli, raket sporları için bir ekipman ve malzeme üreticisi.מרכז הייצור והמחקר הממלכתי חרוניצ'ב הוא מרכז לייצור ציוד עבור תחנות חלל וטילים.
Üzerine yerleştirilebilecek köprü döşeme ekipmanına uyumsuzdu.לא עמד לו לגשר השריון העבה.
10 Ocak 1942'de ordudan radyo ekipmanları toplaması emredildi.На 10 януари 1942 г. му е наредено да събира радиосъоръжения от армейски пост.
Bu kriterler: Pist boyutları ve kullanılan ekipmanlar standartlara uygun olmalıdır.Критериите са: Размерите на пистата и оборудването трябва да са еднакви със стандартните.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.Почти половината от затворниците използват едни и същи нестерилизирани материали за татуиране.
RC4WD radio kontrollü model parçaları, araçları ve ekipmanları üreten ve satan bir firmadır.RC4WD е производител и продавач на радиоуправляеми моделни части, превозни средства и оборудване.
Curiosity'nin Mars'ta bilimsel ekipmanları taşımak için gelişmiş bir taşıma kapasitesi vardır.Марс 6 носи със себе си значително количество научно оборудване за изучаване на Марс.
Radyasyon değerlendirme detektörü (RAD) 10 adet MBL ekipmanı içerisinde çalıştırılan ilk ekipman oldu.Детектор за оценка на радиацията (RAD) Този научен инструмент е първият включен на МСЛ.
Şubat 1939'da Udet Generalluftzeugmeister oldu (Luftwaffe Ekipman Genel Müdürü).През март 1939 г. новият командващ авиацията, ген.
Dräger Medical, bir tıbbi ekipman üreticisidir.Voditelj ljekarne je obavezno magistar farmacije.
Ekipman olarak motorunu kullanır, olaylara motoruyla gider.On joj popravi motore te ju uči voziti.
Bütün ekipmanlar da Avition Şirketine satıldı.Tada su svi njihovi strojevi prodani tvrtki Sopwith Aviation Company.
Kullanırken koruyucu ekipman kullanılması önerilir.Tijekom vožnje preporučuje uporaba zaštitne kacige.
Kayıtlar için grup Rolling Stones'un mobil kayıt stüdyosu ve ekipmanlarını kiralamıştır.Na nahrávanie kapela použila mobilné nahrávacie štúdio od skupiny Rolling Stones.
Ayrıca telsiz ekipmanı ve üst kısmında büyük bir anteni bulunuyordu.Na hornej časti stavby boli antény rozhlasovej stanice.
En modern ekipmanla donatılmış yeni fabrikalar kurmaya başladı.Hneď nato však musel ustúpiť modernejšie koncipovaným strojom.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.Po oceni skoraj polovica zapornikov uporablja opremo za tetoviranje, ki ni sterilizirana.
Bunun sebebi, steril olmayan ekipmanlar ya da kullanılan boyalardan bulaşma olabilir.Vzrok sta lahko neustrezno sterilizirana oprema ali pa kontaminacija uporabljenih barvil.
Bir kısmı özel silah ve ekipmanlar gerektirir.Zahteva posebno znanje in opremo.
Bu sebepten dolayı radyoaktif maddeler ile çalışırken kişisel koruyucu ekipmanı kullanmak önemlidir.Iz tega razloga je pri delu z radioaktivnimi snovmi pomembno, da smo primerno opremljeni z varovalno opremo.
Bruce Wayn'e teknolojik ekipmanları sağlar.SYSTRAN nudi tehnologijo za Yahoo!
Kullanırken koruyucu ekipman kullanılması önerilir.Uporabljajti je potrebno osebno varovalno opremo.
IBM, S/360 için yeni bir çevresel ekipmanlar serisi geliştirmiştir.IBM daug dėmesio skyrė naujos operacinės sistemos, naujai techniniai įrangai OS/360 kurti.
Geminin gerekli tüm ileri teknoloji alet ve ekipmanlarının Mayıs 2013 sonuna kadar takılması planlanıyor.Įgulų ir technikų apmokymas baigtas birželį.
Nakliye filosu, ekipman depoları buradadır.C būrys – desantinio katerio Ubique įgula.
Nortel, Toronto, Kanada, merkezli Telekomünikasyon ekipmanı üretimi yapan şirket.Nortel Networks Corporation - Kanados telekomunikacinės įrangos gamintoja.
Ekipmanları sıradan piyadelerden çok üstündür.Turi mažiau teisių nei įprasta policija.
21 Ekim'de bütün fabrika ekipmanları trenlere yüklendi.21. oktoobriks olid kõik tehased laaditud raudteele.
İlk müdahalede gerekli tüm tıbbi, ekipmanlar araçta mevcuttur.Allpool nimetatud kohustuslikud ravimid peavad olema igas kiirabiautos.
Tüm ekipmanlar düzenli bir şekilde muayene edilir ve düzenli olarak ekipmanların bakımı yapılır.Veendu ka, et su seadmed oleksid korrapäraselt hooldatud ja töötaksid korrektselt.
Yohkoh 4 ekipman taşıdı.Herodes suri 4 eKr.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.우리는 21세기에 대한 준비가 갖춰져 있지 않습니다.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.Chúng ta không được trang bị cho thế kỉ 21
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.Kita tidak diperlengkapi alat untuk abad ke-21.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.Mas, para quatro em cada quatro pessoas. Não estamos equipados para o século XXI.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.Nem vagyunk felkészülve a XXI-ik századra.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.Nie mamy sprzętu na miarę XXI wieku.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.Nie sme pripravení na 21. storočie.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.Nismo opremljeni za 21. stoletje.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.No estamos equipados para el siglo 21.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.Noi non siamo attrezzati per il ventunesimo secolo.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.Nous ne sommes pas équipés pour le 21ème siècle.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.Nu sunt echipați corespunzător pentru secolul XXI.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.Vi är inte utrustade för 2000-talet.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.We zijn niet uitgerust voor de 21e eeuw.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.Wir sind nicht fürs 21. Jahrhundert ausgestattet.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.Δεν είμαστε εξοπλισμένοι για τον 21ο αιώνα.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.Ми недостатньо оснащені для XXI століття.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.Мы недостаточно оснащены для XXI века.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.Не сме предвидени за 21 век.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.אנחנו לא מצויידים עבור המאה ה-21.
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.نحن غير مهيؤون ونحن في القرن الحادي والعشرين
21. yüzyıl için sağlam ekipmanlarımız yok.進化は追いついていません 処理能力がないのです
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28 de iaci mari şi puternici Cărând tot echipamentul pe muntele ăsta -- nu doar mi-am luat Speedo-ul meu.
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28 grandi, potenti yak hanno portato l'equipaggiamento sulla montagna... non è solo il mio costume da bagno.
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28 grote, krachtige jaks dragen alle apparatuur omhoog op de berg--
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28 hatalmas és erős jak cipeli fel a felszerelést a hegyre -- nem csak a Speedo úszónadrágomat vittem.
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28마리의 크고, 튼튼한 야크들을 동원해서 산으로 장비들을 옮겼고, 전 제 스피도 수영복조차도 짊어지지 않았습니다.
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28 lepih, velikih, močnih jakov nosi vso opremo na to goro -- nisem imel samo moje Speedo (plavalna obleka).