Takım üyelerine ekipman ve üniforma sağlanmaktadır.Team members are provided with equipment and uniforms.
Laboratuvar en güncel ekipmana sahip.The laboratory has the most up-to-date equipment.
O dağa tırmanmak için iyi ekipmana ihtiyacın var.You need good equipment to climb that mountain.
15 Mart'a kadar laboratuvar ekipmanını teslim edebileceğimden eminim.I'm certain we can deliver the laboratory equipment by March 15th.
Yeni ekipman işi bir saat içinde bitirmemize olanak sağladı.The new equipment enabled us to finish the work in an hour.
Bazı yeni ofis ekipmanları almalıyız, elimizdekiler çağ dışı.We ought to buy some new office equipment: the stuff we've got is out of date.
Ekipman kiralamak mümkün müdür?Is it possible to rent equipment?
Onların eski inşaat ekipmanları var.They have old construction equipment.
Onların iyi bir ekipmanı yoktu.They did not have good equipment.
Bu şirketlerin, ekipmana ve diğer malzemelere ihtiyacı vardı.These companies needed equipment and other supplies.
Başka bir sorun spor ekipmanları ile ilgilidir.Another problem concerns the gym equipment.
Dün ekipmanla küçük bir sorunumuz vardı.We had a little trouble with the equipment yesterday.
Sınıflarda hangi tip ekipman kurulmuştur?What kind of equipment is installed in the classrooms?
Tom'un işi yapmak için doğru ekipmanı yoktu.Tom didn't have the right equipment to do the job.
Tom ekipmanı bir kenara koyabilir.Tom can put away the equipment.
Az önce kendi ekipmanımı getirmem gerektiğini söyledim.I've just been told that I have to bring my own equipment.
Bu ekipmanın gerekli bir parçası.It's a necessary piece of equipment.
Onun elektrikli ekipman fabrikası var.He has an electrical equipment factory.
Sanırım bütün ekipmanımız hâlâ güncel.I assume all our equipment is still up to date.
Doğru ekipmanım yok.I don't have the right equipment.
Bu senin ekipmanın mı?Is this your equipment?
Biz gerçekten teknoloji harikası ekipman kullanıyoruz.We use really state-of-the-art equipment.
Yeni ekipman almak sorunlarınızı çözmeyecektir.Buying new equipment isn't going to solve your problems.
Bazı ekipman sorunları yaşıyoruz.We're having some equipment problems.
Elektrik ekipmanları topraklı mı?Is the electrical equipment grounded?
Lütfen ekipmanıma göz kulak ol.Please keep an eye on my equipment.
Tom, bu alanda en büyük tarım ekipmanları bayiliğine sahiptir.Tom owns the biggest farm equipment dealership in this area.
Ahır, çiftlik ekipmanları ve aletleri ile dolu.The barn is full of farm equipment and tools.
Uygun ekipman olmadan kaya tırmanışı tehlikeli.Rock climbing without proper equipment is dangerous.
Bu, ekipmanın çok karmaşık bir parçası.This is a very complicated piece of equipment.
Dalgıç ekipmanının sınırlarını test etmek istedi.The diver wanted to test the limits of his equipment.
Dan'ın garajında çok fazla ekipmanı var.Dan had a lot of equipment in his garage.
Dan'ın odasında bir sürü stereo eğlence ekipmanı vardı.Dan had a lot of stereo entertainment equipment in his room.
Biz gerekli ekipmana sahibiz.We have the necessary equipment.
Ekipmanımız hasar gördü.Our equipment was destroyed.
Daha iyi bir ekipmanım olduğu için yapmam daha kolay olacak.It'll be easier for me to do since I have better equipment.
Eğer bazı yeni oyun alanı ekipmanı alabilirsek güzel olur.It would be nice if we could get some new playground equipment.
Bu işi yapmak için hiçbir özel ekipman gerekli değil.No special equipment is needed to do this job.
Kendi balıkçılık ekipmanını getir.Bring your own fishing equipment.
Hangi kamu ekipmanı var?What public equipment is there?
Ben ekipmanı temizlemek zorundayım, onu ortalıktan kaldır.I have to clean the equipment, pack it away.
Tüm ekipmanlar dezenfekte edilmelidir.All equipment must be sanitized.
Benim herhangi bir kamp ekipmanım yok.I don't have any camping equipement.
Bizim uygun ekipmanımız yok.We don't have the proper equipment.
Bizim doğru ekipmanımız yok.We don't have the right equipment.
Bizim ekipmanımız var.We have the equipment.
Bizim kimsenin nasıl kullanacağını bilmediği çok fazla ekipmanımız var.We have a lot of equipment that no one knows how to use.
Tom yeni ekipmanı test ediyor.Tom has been testing new equipment.
Arızalı ekipmanı toplayıp fabrikaya gönderelim.Let's pack up the faulty equipment and return it to the factory.
Rick ve Lori, gerekli ekipman olmadan ameliyatı gerçekleştirmeye karar verirler.Rick and Lori decide to do the operation without the necessary equipment.
Programın amacı ordunun ekipmanları ve modernizasyonuydu.The aim of the program was the army's equipment and its modernisation.
NASA astronotları standart ekipman olarak Victorinox çakılarına sahiptirler.NASA astronauts have a Victorinox knife as standard equipment.
Ayrıca bir lazer interferometre ve PDP-11/35 bilgisayar gibi ileri ekipman da mevcuttu.Also available was advanced equipment like a laser interferometer and PDP-11/35 computer.
1878 yılında Ericsson kendi telefon ekipmanlarını üretmeye ve satmaya başladı.In 1878 Ericsson began making and selling his own telephone equipment.
Kullandığı ekipmanın daha detaylı bir listesi Sherinian'ın Web sitesinde yer almaktadır ().A more detailed list of equipment can be found at Sherinian's Web site ().
Yohkoh 4 ekipman taşıdı.Yohkoh carried four instruments.
Bu büyük orta bölümün değiştirilmesi, uzaktan çalıştırılan ekipman gerektirmektedir.Replacing this large central part requires remotely operated equipment.
Kullanırken koruyucu ekipman kullanılması önerilir.Protective equipment is recommended when used.
Director's Cut, analog ekipmanlar kullanılarak kaydedildi.Director's Cut was recorded using analogue equipment.
Kaçur'un bu sefer kaybolduğu biliniyor; Onun adı bu ekipmanla bağlantılı hale geldi.Kachur is known to have disappeared around this time; his name has become linked to this equipment.