‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Sechs Jahre sollst du dein Land besäen und seine Früchte einsammeln.
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız."Seis años sembrarás tu tierra y recogerás su producto
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Seis anos semearás tua terra, e recolherás os seus frutos;
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Seks År igennem skal du tilså dit Land og indsamle dets Afgrøde;
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Seks år skal du så ditt land til og høste dets grøde;
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Šest let posevaj zemljo svojo in spravljaj pridelke njene;
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Šesť rokov budeš posievať svoju zem a budeš spratávať jej úrodu.
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Timp de şase ani, să sameni pămîntul, şi să -i strîngi rodul.
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Trải sáu năm ngươi hãy gieo trong đất , thâu lấy hoa_lợi ,
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Trải sáu năm ngươi hãy gieo trong đất, thâu lấy hoa lợi,
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Zes jaar achtereen kunt u uw land inzaaien en de oogst binnenhalen,
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Και εξ ετη θελεις σπειρει την γην σου και θελεις συναγει τα γεννηματα αυτης
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Шест години да сееш земята си и да събираш плодовете й;
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Шесть лет засевай землю твою и собирай произведения ее,
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.ושש שנים תזרע את ארצך ואספת את תבואתה׃
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.وست سنين تزرع ارضك وتجمع غلتها.
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.六 年 你 要 耕 種 田 地 、 收 藏 土 產
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.六 年 你 要 耕種 田地 、 收藏 土產
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Dan pengakuan itu akan menaburkan ketakutan -- mengakui betapa seriusnya situasi yang ada.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Die erkenning zal angst zaaien... omdat de ernst van de situatie wordt erkend.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.És ez a felismerés félelmet generál majd -- ami a helyzet komolyságának felismeréséhez vezet.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Et cette reconnaissance va semer la peur - en reconnaissant la gravité de la situation.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Ja tämä tunnustaminen kylvää vihaa -- tämän tilanteen vakavuuden tunnustaminen.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.인식은 두려움을 낳을 것입니다. 상황의 심각성을 인식하게 되면 말이죠.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Ma aprire gli occhi metterà paura a molte persone. Riconoscere la gravità della situazione.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Og den anderkendelse vil så frygt. En anderkendelse af situationens alvor.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Pochopenie vážnosti situácie vyvolá v ľuďoch strach.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Pochopení závažnosti celé situace vyvolá v lidech strach.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Și recunoscând gravitatea situației, multe persoane vor fi cuprinse de teamă.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Ta rozpoznawalność będzie siać strach -- rozpoznanie powagi sytuacji.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Und diese Anerkennung wird bei vielen Personen Angst hervorrufen. Die Erkenntnis über den Ernst der Lage.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Và sự thừa nhận đó sẽ gieo rắc nỗi sợ hãi -- khi chúng ta nhận ra mức độ nghiêm trọng của hoàn cảnh.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Y ese reconocimiento va a generar miedo en muchas personas. El reconocer la gravedad de la situación.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.И това признание ще внесе страх - приемането на сериозността на ситуацията.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.И это осознание посеет страх - страх от понимания всей серьёзности ситуации.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.І це усвідомлення посіє страх - страх від розуміння всієї серйозності ситуації.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.שהיא, למעשה, הכרה. והכרה זו תזרע פחד -- בהכרה של חומרת המצב
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.ان الاعتراف سوف يزرع الخوف اقصد الاعتراف بمدى جدية الموضوع
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.認識する事で、恐怖を生みます。 恐怖は無関心よりはましです。