ek ile cümle

ek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ekmeğin fiyatı ne kadar?How much does the bread cost?
Ekmek ne kadara mal oldu?How much did the bread cost?
Nisan ayı sebze tohumlarınızın çoğunu ekmek için en iyi zamandır.April is the best time to plant most of your vegetable seeds.
Çok fazla ekmek satın aldın.You bought too much bread.
O ekmek aldı.He bought bread.
O ekmek alır.He buys bread.
O, ekmek satın aldı.She bought bread.
Biz ekmek aldık.We bought bread.
Biraz ekmek almak istiyorum.I want to buy some bread.
Biraz ekmek satın aldın mı?Did you buy some bread?
Düzenlemeler ekonomiyi öldürüyor.Regulations are killing the economy.
Düzenlemeler ekonomimizi öldürüyor.Regulations are killing our economy.
Adımı listeye ekleyebilir misiniz?Can you add my name to the list?
Tatoeba'ya cümle eklemeliyim.I must add sentences to Tatoeba!
Ekonomi hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about economics.
Ben ekonomi hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I know nothing about economics.
Ekim ayında bir araba aldım.I bought a car in October.
Tom ve Mary Ekim ayında evlendi.Tom and Mary got married in October.
Ekonomi ve kalite karşıt değildir, aynı madalyonun iki yüzüdür.Econony and quality are not opposites, but rather two sides of the same coin.
Tom ekstra peynirli bir biberli pizza ısmarladı.Tom ordered a pepperoni pizza with extra cheese.
Tom ekstra peynirli bir biberli pizza sipariş etti.Tom ordered a pepperoni pizza with extra cheese.
Her şeyi iyice karıştırdıktan sonra, salata sosu ve biraz biber ekleyin!After you've mixed everything well, add salad dressing and a little pepper!
Sana iki fotografı ek olarak gönderiyorum.I'm sending two photographs as attachments.
Ekibimiz büyük bir başarıya imza attı.Our team accomplished a great success.
Ekran çözünürlüğü nedir?What's the screen resolution?
Tom geçen Ekim ayından beri Boston'da.Tom has been in Boston since last October.
Koreograflardan oluşan bir ekip, performansı hazırlamak için dansçılarla birlikte çalıştı.A team of choreographers worked with the dancers to prepare the performance.
Size ödünç verebileceğim ekstra bir şemsiyem var.I have an extra umbrella I could lend you.
Ekmek satın almadı.He didn't buy bread.
O ekmek almadı.He didn't buy bread.
İngilizceye ek olarak, Almanca ve Fransızca biliyor.In addition to English, he knows German and French.
Bir nedenle adımı listeye eklemediler.For some reason, they didn't include my name on the list.
Neyin eksik olduğunu düşünüyorsun?What do you think is missing?
Ekonomik özgürlük yaşam kalitesini arttırır.Economic freedom improves quality of life.
Senin gelecek ekim'de Boston'da olacağını Tom biliyor mu?Does Tom know that you're going to be in Boston next October?
Daha önce hiç ekmek pişirdin mi?Have you ever baked bread before?
Biraz ekmek pişirmemi ister misin?Do you want me to bake some bread?
Bu deste kartlarda maça altı eksik.The Ace of Spades is missing from this deck of cards.
Birisi bana ekibimize katılmak istediğini söyledi.Someone told me that you want to join our team.
Geçen ekim ayında buraya taşındım.I moved here last October.
Tom ekmeği evde pişirir.Tom bakes bread at home.
Tom'u ekibimize katılmaya ikna edebileceğini düşünmüyor musun?Don't you think you could persuade Tom to join our team?
Sami'nin yeni bir ekibe ihtiyacı vardı.Sami needed a new crew.
Lütfen Tom'u ekibimize katılmaya ikna edin.Please try to talk Tom into joining our team.
Tom, Mary'nin eksik olduğunu fark etti.Tom noticed Mary was missing.
Ekim ayından beri Tom'u görmedim.I haven't seen Tom since October.
Tom'a kim ekmek pişirmeyi öğretti?Who taught Tom how to bake bread?
Sami bir bilgisayar ekranının arkasındaydı.Sami was behind a computer screen.
Ekonomistler hatalıydı.The economists were wrong.
Birçok yer, kıyı şeridine yakın olmalarına rağmen oldukça ekstrem iklimlere sahiptir.Many locations, despite being situated near coastlines, have fairly extreme climates.
O bir ekstremist.He's an extremist.
Ekstremizme göz yummuyoruz.We do not tolerate extremism.
Ekmek yiyoruz.We eat bread.
Ekmek fiyatı on yen yükseldi.The price of bread rose by ten yen.
Kabakları ektin mi?Have you planted pumpkins?
Hazırlık eksikliği yüzünden sınavda başarısız oldu.He failed the exam due to a lack of preparation.
Bir gülün bir parça ekmekten daha önemli olduğu zamanlar vardır.There are times when a rose is more important than a piece of bread.
Susam tohumu veya biraz baharat ekleyebilirsiniz.You can add sesame seed oil or some seasoning.
Tom kanıt eksikliği yüzünden beraat etmişti.Tom was acquited because of lack of evidence.
Her şeyden önce dairelerde bir eksiklik var.Above all, there's a lack of flats.

İlgili Sayfalar