ek ile cümle
ek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un ekibimizde olmasına memnun oldum.I'm glad Tom is on our team.
Tom ekim ayında emekli olmayı planlıyor.Tom plans to retire in October.
Ekim ayında emekli olacağım.I'll be retiring in October.
Ekim ayında emekliye ayrılıyorum.I'm retiring in October.
İnsanları ekim ayında işe almaya başlayacağız.We'll begin hiring people in October.
Ekibimizde Tom'un olmasından şanslıyız.We're lucky to have Tom on our team.
Tom geçen ekim ayında kendini öldürdü.Tom killed himself last October.
Bu plan geçen ekim ayında onaylandı.This plan was approved last October.
Biraz daha ekmek alabilir miyiz, lütfen?Can we have some more bread, please?
Bazı insanlar eksantrik olduğumu düşünüyor.Some people think I'm eccentric.
Tom bu ağaçları uzun zaman önce ekti.Tom planted these trees a long time ago.
Ekibimizin kazanması muhtemel.Our team is likely to win.
Ekim ayında Boston'a geliyorum.I'm coming to Boston in October.
Hiç ekmek almadım.I didn't buy any bread.
Sarsılan diplomatik ilişkiler iki ülke arasındaki ekonomik bağları koparmadı.Bumpy diplomatic relations haven't halted economic ties between the two nations.
Fadıl'ın savunma ekibi sürpriz bir hamle yaptı.Fadil's defense team made a surprise move.
Ekip, adli patolog Fadıl Sadık'ı da içeriyordu.The team included forensic pathologist Fadil Sadiq.
Almanya, Avrupa ekonomisinin motorudur.Germany is the engine of the European economy.
Tom çorbayı koyulaştırmak için buğday ekledi.Tom added wheat to thicken the soup.
Fadıl'ın hayatında eksik bir şey vardı: bir eş.Fadil had something missing in his life: a wife.
Mary, Tom'u bağlantılarına ekledi.Mary added Tom to her contacts.
Mary Tom'u kişilerine ekledi.Mary added Tom to her contacts.
Ekmek Fransızcada "acı"dır.Bread is "pain" in French.
Ekibimizde bir sürü iyi insanlarımız var.We have a lot of good people on our team.
Fransızca'ya ek olarak Tom İngilizce de konuşabilir.In addition to French, Tom can speak English.
Tom ekim ayında hapishaneden serbest bırakıldı.Tom was released from prison in October.
Tom 20 Ekim'de ülkeyi terk etti.Tom left the country on October 20th.
Tom 20 Ekim'de Avustralya'dan ayrıldı.Tom left Australia on October 20th.
Tom 20 Ekim'de Boston'dan ayrıldı.Tom left Boston on October 20th.
Ekmek almayı unuttum.I forgot to buy bread.
Ne ekiyorsun?What are you planting?
Tatoeba'ya Toki Pona olarak iki bin cümlelik bir külliyat ekledim.I added a corpus of two thousand sentences in Toki Pona to Tatoeba.
Düğmeler ekrana bastığınızda ortaya çıkar ve 3 saniye sonra tekrar kaybolur.Buttons occur when you press the screen and disappear again after 3 seconds.
Düşük vergiler ekonominin büyümesini teşvik eder.Lower taxes stimulate economic growth.
Yüksek vergiler ekonominin gelişimini engeller.Higher taxes strangle the economy.
Ekonomiyi canlandırmak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız.We must do everything we can to stimulate the economy.
Bir vida eksik.A screw's missing.
Beni gruba eklediğin için teşekkürler.Thank you for adding me to the group.
Ekibimizde Tom gibi daha fazla insana ihtiyacımız var.We need more people like Tom on our team.
Bir düzine yumurta ve bir somun ekmek aldım.I bought a dozen eggs and a loaf of bread.
Lütfen bir somun ekmek almayı unutma.Please remember to buy a loaf of bread.
20 Ekim'e kadar Boston'da kalacağım.I'll stay in Boston until October 20th.
20 Ekim'e kadar Boston'da olacağım.I'll be in Boston until October 20th.
Tom'un ekibinde birçok gönüllü vardı.Tom had many volunteers on his team.
Tom 20 Ekim'de tutuklandı.Tom was arrested on October 20th.
Bu klavyenin birkaç tuşu eksik.This keyboard is missing several keys.
Ekim ayında Boston'a geri dönüyorum.I return to Boston in October.
Onun babası ünlü bir ekonomist.His father is a famous economist.
Birkaç isim ekledi.He added a few names.
O ekmeği bana ver.Give me that bread.
Bu, dilimlenmemiş ekmek.This is unsliced bread.
Kahvene şeker ekledin.You added sugar to your coffee.
Ekibim on kişi içeriyor.My team contains ten people.
Eklembacaklıların daha fazla ayağı vardır.Arthropods have more feet.
Yönetmelikler ekonomiye zarar verir.Regulations harm the economy.
Düşük vergi ekonomiye yardımcı olur.Lower taxes help the economy.
Yüksek vergiler ekonomiye zarar veriyor.Higher taxes hurt the economy.
Gelecek ekim ayında otuz yaşında olacağım.I'll be thirty next October.
Mary'ye ekmek yapmayı öğrettim.I taught Mary how to make bread.
Mary'ye nasıl ekmek yapacağını öğrettim.I taught Mary how to make bread.