ek ile cümle

ek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İnşaat ekim ayında başlayabilir.Construction could begin in October.
Herkes ekstra dikkatli olmalıEveryone should be extra careful.
Kendi balıkçılık ekipmanını getir.Bring your own fishing equipment.
İnşaat ekimde başladı.Construction started in October.
Ekonomi büyümeye devam ediyor.The economy continues to grow.
Ekonomik küçülmeye başlama zamanı.It's time to begin downsizing.
Tom ekimde doğdu.Tom was born in October.
Bugün Tatoeba'ya beş binden daha fazla cümle eklendi.More than five thousand sentences were added to Tatoeba today.
Ekim ayında doğdum.I was born in the month of October.
O birkaç yüz cümleden daha fazla ekler.He adds over a couple of hundreds sentences.
Ben ekim ayında doğdum.I was born in October.
Tom haftada bir kez ekmek pişirir.Tom bakes bread once a week.
Kanada işsizlik oranı 2015 yılının Ekim ayında yüzde 7 idi.The Canadian unemployment rate was 7 percent in October of 2015.
Ekim ayından beri burada yaşıyoruz.We've been living here since October.
Annem bahçede nergis ekti.My mother planted daffodils in the garden.
Ekonomi yakında toparlanmazsa kemerlerimizi sıkmak zorunda kalacağız.We'll have to tighten our belts if the economy doesn't pick up soon.
Tom, her pazar sabahı ekmek-şarap ayinine gider.Tom goes to mass every Sunday morning.
Tatlı portakallar çok ekşi değildir.Sweet oranges are not very sour.
Hatalarımızın çoğu sabır eksikliğinden geliyor.A lot of our mistakes come from a lack of patience.
Hatalarımızın birçoğunun kaynağı sabır eksikliğidir.The source of many of our mistakes is a lack of patience.
Mutfakta ekmek pişirmek için bir fırın var.There is an oven to bake bread in the kitchen.
Bu misafirperverliğin eksik olduğu yerde bir sürü somurtkan insan buldum.In that unwelcoming place I found too many surly people.
Peynirli ekmek mi yoksa ballı ekmek mi istiyorsunuz?Do you want bread with cheese or bread with honey?
Tom biraz eksantrik.Tom is a bit eccentric.
Onlar bir edebi çeviri ekleyebilirler.They can add a literal translation.
Süpermarketten elma, portakal, ekmek ve fıstık ezmesine ihtiyacımız var.We need apples, oranges, bread and peanut butter from the supermarket.
Tom ekonominin muhtemelen iyileşeceğini düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought the economy was likely to get better.
Fırınım olmadığı için ekmek pişiremem.I can't bake bread because I don't have an oven.
Bundan sonra onun etrafında ekstra dikkatli olmak zorunda olacağım.I'll have to be extra careful around her from now on.
Onun etrafında ekstra dikkatli olmak zorundasın.You have to be extra careful around him.
Tom'un etrafında ekstra dikkatli olmak zorundasın.You have to be extra careful around Tom.
Tom'un etrafında ekstra dikkatli olman gerekiyor.You need to be extra careful around Tom.
Lütfen yeni bir cümle ekleyin.Please add a new sentence.
Mikrofonun ekstraya mal olduğunu unutmak kolay.It's easy to forget that the microphone costs extra.
Japonya ekonomik güç olarak Çin'i geçiyor.Japan is surpassing China in economic power.
Tom'un gözleri ekrana tutkallıydı.Tom's eyes were glued to the screen.
Peyniri ekmeğin üzerinde yayarım.I spread cheese on bread.
Noel zencefil ekmeği / bal keki bir geleneksel Almanya tatlısıdır.Christmas Gingerbread / honey cake is a traditional dessert of Germany
Tom ekstra yiyecekle ne yapacağını bilmiyordu.Tom didn't know what to do with the extra food.
Ekstra yetenekli insanlara ihtiyacımız var.We need additional talented people.
Ekmek ve tereyağdan başka bir şey yemedim.I haven't eaten anything but bread and butter.
SWAT ekibi koçbaşı ile ön kapıyı kırdı.The SWAT team broke down the front door with a battering ram.
Onlar ekmek yiyor.They are eating bread.
Ekmek dünyada en sade ve en eski yiyecektir.Bread is the simplest and oldest food in the world.
Krakerler ekmeğin pişirildiği gibi aynı şekilde bir fırında pişirilir,Crackers are baked in an oven, much the same way as bread is.
Gelecekte Firefox sizin için eklentileri artırır.In the future, Firefox will upgrade plugins for you.
O meyve ve ekmek yiyor.She's eating fruit and bread.
Tom 20 Ekimde öldü.Tom died on October 20th.
Ben onları ekmeğe sürmem.I don't spread them on bread.
Bunu yapmamızın karşılığında ek ücret almayacağız.We won't get paid extra for doing this.
Ekonomik açıdan anlamsız.It doesn't make economic sense.
Cesaret korku eksikliği değildir ama korkuya rağmen devam edebilme yeteneğidir.Courage is not the absence of fear but the ability to move forward despite the fear.
Öz güven eksikliğimiz yok.We don't lack self-confidence.
Tom geçen ekim ayında kovuldu.Tom was fired last October.
Parayı övmeyen ekonomik sistemler var.There are economic systems that don't glorify money.
Ekonomi iyileşiyor.The economy is getting better.
Ben glutensiz ekmek için tarifeyi paylaştım.I shared the recipe for gluten-free bread.
Almanya Avrupa'nın en büyük ve en ferah ekonomisi.Germany is Europe's largest and most prosperous economy.
Tom ekim ayında mezun olacak.Tom will graduate in October.
Ekonomi hızla büyüyor.The economy is growing fast.

İlgili Sayfalar