ek ile cümle
ek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Polis herhangi bir ek ayrıntıyı serbest bırakmadı.Police didn't release any additional details.
Tom listeye üç yeni isim ekledi.Tom has added three new names to the list.
Son başvuru tarihi 20 ekim.The application deadline is October 20th.
Ek bilgi mevcut değildi.No additional information was available.
Ekim ayına hâlâ üç ay var.October is still three months from now.
Sadece güvece birkaç patates ekledim.I just added some potatoes to the stew.
Genellikle ne tür ekmek yersin?What kind of bread do you usually eat?
En çok ne tür ekmekten hoşlanırsın?What kind of bread do you like best?
En çok ne tür ekmeği seversin?What kind of bread do you like best?
Tom nihayet ekibe katılmayı kabul etti.Tom finally agreed to join the team.
Tom üç yıl önce ekim ayında öldü.Tom died in October three years ago.
Senin en sevdiğin ekmek türü nedir?What's your favorite kind of bread?
Ekim ayı hâlâ üç ay sonra.October is still three months away.
Ne tür ekmek yiyorsun?What kind of bread are you eating?
Eklemek istediğin bir şey var mı?Is there anything you want to add?
Eklemek istediğiniz bir şey var mı?Is there anything you want to add?
Ekime daha üç ay var.October is still three months off.
Bu, ekonomimizi etkileyecek.It's going to affect our economy.
Tom 20 Ekim'de varacak.Tom will arrive on October 20th.
Malzemelerin geri kalanını ekleyin.Add the rest of the ingredients.
Ne tür ekmek istiyorsun?What kind of bread do you want?
Nasıl ekmek istiyorsun?What kind of bread do you want?
Tom hiçbir ek ayrıntı vermedi.Tom gave no additional details.
Tom yahniye brokoli ekledi.Tom added broccoli to the stew.
Tom Ekim ayında tutuklandı.Tom was arrested in October.
Tom "bu sıkıcıydı" diye ekledi."It was boring," Tom added.
Başka ekleyeceğin ne?What else would you add?
Ekim ayında yine bana sor.Ask me again in October.
Onu faturama ekle.Add that to my bill.
Hiç kimse John'ı cümle eklemekten durduramaz.Nobody will be able to stop Dan from adding sentences.
Ekranın sağ üst köşesindeki "giriş tuşuna" tıklayın.Click on "log in" at the top-right corner of the screen.
Tom ekmek kızartma makinesine iki dilim ekmek koydu ve kolu aşağı itti.Tom put two slices of bread into the toaster and pushed down on the lever.
Geleneksel ekmek fuarı düzenlediler.They organized a traditional bread fair.
O, yüz çeşitten fazla ekmek yapmasını bilir.She knows how to make more than a hundred types of bread.
Bu yiyecek ekmeksiz yenir.This dish is eaten without bread.
Bu bölgede ekmek yemiyorlar.They don't eat bread in this region.
Bu yiyeceği yemek için ekmeğe ihtiyacımız yok.We don't need bread to eat this dish.
Burada her şeyi ekmekle yerler.Here they eat everything with bread.
Hiç kalan ekmeğimiz yok.We don't have any bread left.
Hiç ekmeğimiz kalmadı.We don't have any bread left.
Başka eksik bir şeyimiz var mı?Are we missing anything else?
Süpermarkete gitmeni ve bir ekmek almanı istiyorum.I'd like you to go to the supermarket and buy some bread.
Geleneksel Japon evleri ahşap eklemeler ile birbirine tutturulur.Traditional Japanese houses are held together with wooden joints.
Öğrenci eksikliği nedeniyle okul, yıl sonunda kapatılacaktır.Due to the lack of students, the school will be closed at the end of the year.
Web, yaşlı insanların anlamadığı yeni ekonominin bir parçasıdır.The Web is part of the new economy that older people don't understand.
Bir cümleyi favorilerinize eklemek için beyaz kalp butonuna basın.To add a sentence to your list of favorites, click on the white heart icon.
Yarınki kahvaltı ekmek ya da pilav mı olacak?Will tomorrow's breakfast be bread, or rice?
Ben bu ekim ayında 30 yaşında olacağım.I'll be 30 this October.
Bu ekim ayında 30 yaşına giriyorum.I'm turning thirty this October.
"Yarın kahvaltı için ne istiyorsun? Ekmek? pilav?" "Herhangi biri güzel.""What do you want for breakfast tomorrow? Bread? Rice?" "Either one is fine."
Ekonominin ne faydası var?What use does economics have?
Her ne olursa olsun, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın.No matter what happens, don't forget to smile.
Ekvadorlu bir arkadaşım var.I have an Ecuadorian friend.
Ekonomik kriz için sert önlemler uygulamamız gerekir.We should apply severe measures for the economic crisis.
Babam ve arkadaşı bir sonraki tepe üzerinde mısır ekecek.Father and his companion will sow corn on the next hill.
Eğer bazı yeni oyun alanı ekipmanı alabilirsek güzel olur.It would be nice if we could get some new playground equipment.
Bu işi yapmak için hiçbir özel ekipman gerekli değil.No special equipment is needed to do this job.
Onların sözleşmesi 20 Ekimde sona erdi.Their contract expired on October 20th.
Tom Mary'ye ekmek almasını söylemeyi unuttu.Tom forgot to tell Mary to buy bread.
İnşaatın ekim ayında başlaması gerekir.Construction should start in October.