Ana içeriğe geç
Sözlük

ejderha ile cümle

ejderha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Serinin en son yayımlanan kitabı Ejderhaların Dansı (2011) oldu.Prvý raz sa objavila v seriály Dedičstvo posledného dona (1997).
Bloom ise Buz Ejderha'sını durdurdu.ZŤS zabezpečila na úpravu ľadu rolbu.
Bilhassa Ejderha Mağaralar çok meşhurdur.Napriek tomu je pôdorys hradu veľmi dobre čitateľný.
B plakasındaki tanrı ise her elinde bir deniz atı ya da ejderha tutmaktadır.Figura na plošči b drži v vsaki roki morskega konjička ali zmaja.
Bir ejderha öldürürse bir kız arkadaş bulabileceğini düşünmektedir.Po treh letih iskanja je zmaju le uspelo najti hčer.
Berk'te kalıp ejderhalarla savaşmaktadırlar.Jurija v boju z zmajem.
Mezun olunca Romanya'da ejderha bakıcılığı yapmaya gitmiştir.Po diplomi je šel v Romunijo preučevati zmaje.
Excidium: Jane Roland'ın ejderhasıdır.Ljubljančanke je skladba Janka Ropreta.
Yabani ejderhaların türleri belirlenememiştir.Laukinių greipfrutų forma neaptikta.
Bloom ise Buz Ejderha'sını durdurdu.Ežero dubuo susidarė išgulėjus ledo luistui.
Sonraki gün öleceğini anladığı için Eragon'a onun da eskiden bir Ejderha Süvarisi olduğunu söyler.Tačiau vėliau, prieš pat savo mirtį, Bromas atskleidžia Eragonui, jog ir jis kadaise buvo drakono raitelis.
50 yıl sonra Geatland'ın başına bir ejderha bela olur.1950 m. Škalaką nusiaubė uraganas Džanet.
"Heilongjiang"'ın asıl anlamı 'Kara Ejderha Nehri'; bu, Amur Nehri'nin Çince ismidir.Provintsi nimi on Amuuri jõe hiinakeelne nimi, mis tähendab 'Musta Draakoni jõge'.
Yeni doğmuş ejderhalar çok aç olurlar.Vastsündinud pojad on täiesti abitud.
Ejderha ikinci kez taşa dönüşür.Lykos sai teist korda regendiks.
Kuryeler en küçük boyutta olan ejderhalardır.Korgid on kõige väiksemad karjakoerad.
Burada ejderhaları çalınır ve ihanet görür.Kaitseb pettuse ja reetmise eest.
Roket Takımı, Blackthorn salonundan bir Ejderha Dişi çalmaya çalışmıştır.Sadamateater on black-box-tüüpi saal Tartus.
Ancak adada onları ejderha yapılı kuşlar karşılar.Lindudest elab saarel kaljukajakas.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Ale země pomohla ženě; neb otevřela země ústa svá a požřela řeku, kterouž vypustil drak z úst svých.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Ale zem pomohla žene; lebo zem otvorila svoje ústa a pohltila rieku, ktorú pustil drak zo svojich úst.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.A terra, porém acudiu � mulher; e a terra abriu a boca, e tragou o rio que o dragão lançara da sua boca.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.땅이 여자를 도와 그 입을 벌려 용의 입에서 토한 강물을 삼키니
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Maar de aarde kwam haar te hulp door open te splijten en de stroom water op te slokken.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.men jorden kom kvinnen til hjelp, og jorden åpnet sin munn og slukte elven som slangen sprutet av sin munn.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Mutta maa auttoi vaimoa: maa avasi suunsa ja nieli virran, jonka lohikäärme oli syössyt kidastansa.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Nhưng đất tiếp cứu người đờn bà, vì đất hả miệng nuốt sông mà con rồng đã phun ra từ miệng nó.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Nhưng đất tiếp_cứu người đờn bà , vì đất hả miệng nuốt sông mà con rồng đã phun ra từ miệng nó .
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Tetapi bumi membantu wanita itu; bumi membuka mulutnya dan menelan air yang keluar dari mulut naga itu
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.А земля помогла жінцї; і створила земля уста свої, і випила ріку, котру пустив змій з рота свого.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Ако има човек ухо нека слуша.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Но земля помогла жене, и разверзла земля уста свои, и поглотила реку, которую пустил дракон из пасти своей.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.ותעזר הארץ את האשה ותפתח הארץ את פיה ותבלע את הנהר אשר שלח התנין מפיהו׃
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.فاعانت الارض المرأة وفتحت الارض فمها وابتلعت النهر الذي ألقاه التنين من فمه.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.地 卻 幫 助 婦 人 、 開 口 吞 了 從 龍 口 吐 出 來 的 水 。 〔 原 文 作 河
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.地卻幫 助 婦人 、 開口吞 了 從龍 口 吐出 來 的 水 。 〔 原文 作河
Bir de iki kafalı ejderha var.E há ainda o dragão de duas cabeças.
Bir de iki kafalı ejderha var.Poi c'è il drago a due teste.
Bir de iki kafalı ejderha var.Så er der en tvehovedet drage.
Bir de iki kafalı ejderha var.Sen finns en tvåhövdad drake.
Bir de iki kafalı ejderha var.To jest dwugłowy smok.
Bir de iki kafalı ejderha var.Tuossa on kaksipäinen lohikäärme.
Bir de iki kafalı ejderha var.Y luego está el dragón de dos cabezas.
Bir de iki kafalı ejderha var.Και ο δικέφαλος δράκος.
Bir de iki kafalı ejderha var.И ещё есть двухголовый дракон.
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.Denne reje udspyr faktisk lys ud af dens mund
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.Deze garnaal spuwt daadwerkelijk licht uit zijn mond alsof hij een vuurspuwende draak is.
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.Dieser Schrimp schießt tatsächlich
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.이 새우는 실제로 불을 내뿜는 용처럼 입으로 빛을 분출해서
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.חסילון זה בעצם פולט אור מתוך הפה שלו כמו דרקון נושף אש
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.هذا الروبيان في الواقع يقذف ضوءا من فمه كتنين ينفث نارا
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.口から光を吐き出します 炎を吐くドラゴンのようです ホウライエソの目をくらましたり気をそらせば
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Ada banyak hewan yang menggunakan trik ini sebagai contoh "ikan naga" hitam ini.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Beaucoup d'animaux utilisent ce truc, par exemple ce poisson-dragon noir.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Có rất nhiều động vật sử dụng mẹo này, ví dụ cá rồng đen (black dragonfish).
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Der er mange dyr der bruger dette trick, for eksempel denne sorte korte pegasusfisk.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Er zijn een heleboel dieren die deze truc gebruiken, bijvoorbeeld deze zwarte draakvisachtige.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Esistono molti animali che usano questo espediente, ad esempio il pesce-drago nero.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Há muitos animais que usam este truque, por exemplo este Pachystomias (peixe-dragão) preto.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Hay muchos animales que usan esa truco; por ejemplo, este pez dragón negro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod