Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.A terra, porém acudiu � mulher; e a terra abriu a boca, e tragou o rio que o dragão lançara da sua boca.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.땅이 여자를 도와 그 입을 벌려 용의 입에서 토한 강물을 삼키니
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Maar de aarde kwam haar te hulp door open te splijten en de stroom water op te slokken.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.men jorden kom kvinnen til hjelp, og jorden åpnet sin munn og slukte elven som slangen sprutet av sin munn.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Mutta maa auttoi vaimoa: maa avasi suunsa ja nieli virran, jonka lohikäärme oli syössyt kidastansa.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Nhưng đất tiếp cứu người đờn bà, vì đất hả miệng nuốt sông mà con rồng đã phun ra từ miệng nó.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Nhưng đất tiếp_cứu người đờn bà , vì đất hả miệng nuốt sông mà con rồng đã phun ra từ miệng nó .
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Tetapi bumi membantu wanita itu; bumi membuka mulutnya dan menelan air yang keluar dari mulut naga itu
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.А земля помогла жінцї; і створила земля уста свої, і випила ріку, котру пустив змій з рота свого.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Ако има човек ухо нека слуша.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Но земля помогла жене, и разверзла земля уста свои, и поглотила реку, которую пустил дракон из пасти своей.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.ותעזר הארץ את האשה ותפתח הארץ את פיה ותבלע את הנהר אשר שלח התנין מפיהו׃
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.فاعانت الارض المرأة وفتحت الارض فمها وابتلعت النهر الذي ألقاه التنين من فمه.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.地 卻 幫 助 婦 人 、 開 口 吞 了 從 龍 口 吐 出 來 的 水 。 〔 原 文 作 河
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.地卻幫 助 婦人 、 開口吞 了 從龍 口 吐出 來 的 水 。 〔 原文 作河
Arkadaki çöllerde ise daha büyük ejderler...A v pustinách za nimi ještě větší draci.
Arkadaki çöllerde ise daha büyük ejderler...În deşerturile din spate, dragoni şi mai mari...
Arkadaki çöllerde ise daha büyük ejderler...Trong sa mạc phía sau nó, còn có những con rồng lớn hơn
Arkadaki çöllerde ise daha büyük ejderler...Στις έρημους πίσω, μεγαλύτεροι δράκοι.
Arkadaki çöllerde ise daha büyük ejderler...В глубине островов была настоящая пустыня.
Arkadaki çöllerde ise daha büyük ejderler...,במדבר מאחור .דרקונים גדולים יותר
Arkadaki çöllerde ise daha büyük ejderler...في الصحاري وراءهم تنينات أكبر
Bir de iki kafalı ejderha var.E há ainda o dragão de duas cabeças.
Bir de iki kafalı ejderha var.Poi c'è il drago a due teste.
Bir de iki kafalı ejderha var.Så er der en tvehovedet drage.
Bir de iki kafalı ejderha var.Sen finns en tvåhövdad drake.
Bir de iki kafalı ejderha var.To jest dwugłowy smok.
Bir de iki kafalı ejderha var.Tuossa on kaksipäinen lohikäärme.
Bir de iki kafalı ejderha var.Y luego está el dragón de dos cabezas.
Bir de iki kafalı ejderha var.Και ο δικέφαλος δράκος.
Bir de iki kafalı ejderha var.И ещё есть двухголовый дракон.
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.Denne reje udspyr faktisk lys ud af dens mund
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.Deze garnaal spuwt daadwerkelijk licht uit zijn mond alsof hij een vuurspuwende draak is.
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.Dieser Schrimp schießt tatsächlich
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.이 새우는 실제로 불을 내뿜는 용처럼 입으로 빛을 분출해서
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.חסילון זה בעצם פולט אור מתוך הפה שלו כמו דרקון נושף אש
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.هذا الروبيان في الواقع يقذف ضوءا من فمه كتنين ينفث نارا
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.口から光を吐き出します 炎を吐くドラゴンのようです ホウライエソの目をくらましたり気をそらせば
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Ada banyak hewan yang menggunakan trik ini sebagai contoh "ikan naga" hitam ini.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Beaucoup d'animaux utilisent ce truc, par exemple ce poisson-dragon noir.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Có rất nhiều động vật sử dụng mẹo này, ví dụ cá rồng đen (black dragonfish).
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Der er mange dyr der bruger dette trick, for eksempel denne sorte korte pegasusfisk.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Er zijn een heleboel dieren die deze truc gebruiken, bijvoorbeeld deze zwarte draakvisachtige.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Esistono molti animali che usano questo espediente, ad esempio il pesce-drago nero.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Há muitos animais que usam este truque, por exemplo este Pachystomias (peixe-dragão) preto.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Hay muchos animales que usan esa truco; por ejemplo, este pez dragón negro.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Je hodně zvířat, které používají tento trik, například tato ryba z čeleďi světlonošovitých.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Jest wiele zwierząt, używających tej sztuczki, na przykład ten czarny wężor.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.많은 동물들이 이 방법을 쓰는데, 그 중 하나가 이 검은 용물고기입니다.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Multe animale folosesc acest truc, de exemplu, acest pește-dragon negru.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Sok állat használja ezt a trükköt, például ez a fekete sárkányhal.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Veľa živočíchov využíva tento trik, napríklad tento čierny ostnatec škvrnkovatý.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Viele Tiere nutzen diesen Trick, z.B. dieser schwarze Drachenfisch.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Багато тварин використовують цей трюк, наприклад - ось цей чорний ідіакант.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Има много животни, които използват този трик, например тази черна риба дракон.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.Многие животные используют этот трюк, например, эта чёрная стомиевая рыба.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.יצורים רבים משתמשים בתכסיס זה, לדוגמא דג-דרקון זה.
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.وهناك الكثير من الكائنات التي تستخدم هذه الحيلة على سبيل المثال سمكة التنين هذه
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.このドラゴンフィッシュを例に取りましょう 目の下に発光器があって
Burası öyküde şövalyenin ejderi öldürdüğü yer.Asta este partea în care cavalerul va răpune balaurul. Trebuie să fie înfricoşătoare.