Ejderhalar ".נמר!"
Komodo ejderleri manda kadar iri hayvanları bile öldürebilirler.ארס הנדל יכול להרוג גם חיות גדולות.
Ejderha alabilmek için para biriktiriyor.נבנתה על מנת ללכוד דרקונים.
Ayrıca sırtında da bir ejder dövmesi vardır.בנוסף יש להם סנפירים בולטים עוקצניים על הגב.
Birkaç gün sonra taştan bir bebek ejderha çıkar, taş bir ejderha yumurtasıdır aslında.לאחר מספר ימים, בוקעת מה"אבן" דרקונית, ואראגון מבין שהאבן הייתה למעשה ביצת דרקון.
Excursius: Teğmen John Granby'nin bir zamanlar üzerine savaştığı ejderhadır.הקטלוג התבסס על קטלוג של ג'ון פלמסטיד אשר היה בשימוש באותה תקופה.
Kırmızı renkli ve ejderha damgalı bir kasası vardır.צבע פרחיו המרובים אדום לילך ולהם סירת כותרת קטועה.
Sonraki gün öleceğini anladığı için Eragon'a onun da eskiden bir Ejderha Süvarisi olduğunu söyler.בידיעה שהוא עומד למות, ברום מגלה לאראגון שהוא עצמו היה פעם רוכב דרקונים.
Ancak başarıya ulaşamamasının yanı sıra planı ona kalesini koruyan bir kırmızı ejderhaya mal olur.ואכן כך היה, אולם עדיין היה עליו להתגבר על דרקון ששמר על גיזת הזהב.
2 ejderha kadın ve erkeğı simgeler.חוליית המחבלים מנתה שני גברים ושתי נשים.
Komodo ejderi (Varanus komodoensis), dünyanın en büyük kertenkele çeşididir.Комодският варан (Varanus komodoensis) е най-големият гущер в света.
Yapraklı deniz ejderi Güney Avustralya eyaletinin resmi deniz amblemidir.Рибата е официална морска емблема на Южна Австралия.
Böylece, bütün dünyayı saptıran eski yılan, İblis ve Şeytan denilen büyük ejder aşağı atıldı.И биде свален големият змей, древният змей, наричан дявол и сатана..."
Kulübün takma ismi Dragões (Ejderhalar)'dır.Четвъртият се нарича „Пробуждането на Драконите“ (Wakeing The Dragons).
"Heilongjiang"'ın asıl anlamı 'Kara Ejderha Nehri'; bu, Amur Nehri'nin Çince ismidir.Хъйлундзян е китайското име на река Амур, в буквален превод „реката на черния дракон“.
Özü ejderha yumurta kabuğudur.Португалската акула е яйцеживородна.
Çin ejderhası, Çin mitolojisinde bulunan bir efsanevi yaratıktır.Китайският дракон е легендарно същество в китайската митология и фолклор.
Sinirli bir ejderhadır.Яростен като тигър.
Merkezleri Kızıl Kale (Kral Toprakları) ve Ejderha Kayası idi.Седалища са им били столицата Кралски чертог и островът-замък Драконов камък.
Ejderha köküne hassas değildirler.Не са чувствителни към удари.
Diğer ejderha türleri gibi yılandan korkarlar ve ejderha köküne hassastırlar.Някои змии, като медянките и водните змии, изглежда са нечувствителни към нея.
Ayrıca Ejderha kanının on iki farklı kullanılışını da keşfetmiştir.Otkrio je i dvanaest načina upotrebe zmajske krvi.
Brandon Soo Hoo ; Tran: Ateş Saçan Ejderhalar çetesinin genç lideridir.Brandon Soo Hoo kao Tran: mladi vođa Plamtećih zmajeva.
Böylece, bütün dünyayı saptıran eski yılan, İblis ve Şeytan denilen büyük ejder aşağı atıldı.Zbačen je Zmaj veliki, Stara zmija - imenom Đavao, Sotona, zavodnik svega svijeta.
Ejderhalarınkine benzer özellikler içeren efsanevi yaratıklar neredeyse her kültürde mevcuttur.Mitološka stvorenja koja posjeduju slične osobine vrlo se često pojavljuju u različitim svjetskim kulturama.
Draconifors: Heykelleri canlı ejderhalara dönüştürür.Draconifors: Pretvara okamenjene zmajeve u žive zmajeve kojima se neko vrijeme može upravljati.
Mikael (İsa'nın gökteki adı) ve melekleri ejdere karşı savaştı.I nasta rat na nebu: Mihael i njegovi anđeli zarate se sa Zmajem.
Ülkenin yerel adı "Druk Yul (Barışçıl Ejderhanın Ülkesi)" olarak bilinir.Država je dobila ime koje i danas koristi Druk Yul (Zemlja Zmaja).
Ana kahramanı Ejderha Spyro'dur ve ayrıca arkadaşı Sparx da ona yardımcı olur.Glavni likovi igre su mladi ljubičasti zmaj Spyro i njegov prijatelj vretence Sparx.
Bir ejderhadır.Zmajevca.
Burada ejderhaları çalınır ve ihanet görür.Kasnije je Undercity povraćen a izdajice ubijene.
Dragon, ejderha anlamında Yunanca kökenli bir sözcüktür.Draken na švedskom jeziku znači zmaj.
Burada ejderhaları çalınır ve ihanet görür.Panovníckym dvorom otriasajú intrigy a zrady.
Grubun lider dansçıları, ejderhanın baş hareketlerini kontrol ederler.Krajinský snem sa zameral na kontrolu činnosti hlavného pokladníka.
Serinin en son yayımlanan kitabı Ejderhaların Dansı (2011) oldu.Prvý raz sa objavila v seriály Dedičstvo posledného dona (1997).
Bloom ise Buz Ejderha'sını durdurdu.ZŤS zabezpečila na úpravu ľadu rolbu.
Beyaz Ejder, Beyaz Yılan demektir.Biela Vrana, čierna ovca.
Bilhassa Ejderha Mağaralar çok meşhurdur.Napriek tomu je pôdorys hradu veľmi dobre čitateľný.
Ejder Yurek (orijinal adı: DragonHeart) Rob Cohen tarafından yönetilen bir 1996 fantastik macera filmi.Dračie srdce (originálny titul: Dragonheart) je fantasy dobrodružný film v réžii Roba Cohena z roku 1996.
B plakasındaki tanrı ise her elinde bir deniz atı ya da ejderha tutmaktadır.Figura na plošči b drži v vsaki roki morskega konjička ali zmaja.
Bir ejderha öldürürse bir kız arkadaş bulabileceğini düşünmektedir.Po treh letih iskanja je zmaju le uspelo najti hčer.
Küçük Ejder Bruce, hastaneye gittiğinde ölüydü.Beltrame je kmalu po prevozu v bolnišnico umrl.
Berk'te kalıp ejderhalarla savaşmaktadırlar.Jurija v boju z zmajem.
Mezun olunca Romanya'da ejderha bakıcılığı yapmaya gitmiştir.Po diplomi je šel v Romunijo preučevati zmaje.
Excidium: Jane Roland'ın ejderhasıdır.Ljubljančanke je skladba Janka Ropreta.
Yabani ejderhaların türleri belirlenememiştir.Laukinių greipfrutų forma neaptikta.
Daha sonra Ejder komiser daireden taşınmak zorunda kalır.Tuomet sodybos šeimininko šeima turėjo gyventi pagalbiniame pastate.
Bloom ise Buz Ejderha'sını durdurdu.Ežero dubuo susidarė išgulėjus ledo luistui.
Türkiye'de Sakallı Ejder olarak adlandırılmıştır.Indijoje augalas vadinamas skr.
Sonraki gün öleceğini anladığı için Eragon'a onun da eskiden bir Ejderha Süvarisi olduğunu söyler.Tačiau vėliau, prieš pat savo mirtį, Bromas atskleidžia Eragonui, jog ir jis kadaise buvo drakono raitelis.
50 yıl sonra Geatland'ın başına bir ejderha bela olur.1950 m. Škalaką nusiaubė uraganas Džanet.
"Heilongjiang"'ın asıl anlamı 'Kara Ejderha Nehri'; bu, Amur Nehri'nin Çince ismidir.Provintsi nimi on Amuuri jõe hiinakeelne nimi, mis tähendab 'Musta Draakoni jõge'.
Yeni doğmuş ejderhalar çok aç olurlar.Vastsündinud pojad on täiesti abitud.
Ejderha ikinci kez taşa dönüşür.Lykos sai teist korda regendiks.
Kuryeler en küçük boyutta olan ejderhalardır.Korgid on kõige väiksemad karjakoerad.
Burada ejderhaları çalınır ve ihanet görür.Kaitseb pettuse ja reetmise eest.
Roket Takımı, Blackthorn salonundan bir Ejderha Dişi çalmaya çalışmıştır.Sadamateater on black-box-tüüpi saal Tartus.
Ancak adada onları ejderha yapılı kuşlar karşılar.Lindudest elab saarel kaljukajakas.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Ale země pomohla ženě; neb otevřela země ústa svá a požřela řeku, kterouž vypustil drak z úst svých.
Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.Ale zem pomohla žene; lebo zem otvorila svoje ústa a pohltila rieku, ktorú pustil drak zo svojich úst.