Ana içeriğe geç
Sözlük

einstein ile cümle

einstein kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Soru bize kaç kişinin 2006 yılında Einstein Okulu'na başvurduğunu soruyor. .2006 年にアインシュタインの学校にいますか? この小さな表でわかることは、2001 年に150 人、
Soru bize kaç kişinin 2006 yılında Einstein Okulu'na başvurduğunu soruyor. .Azt kérdezik tőlünk, hogy mennyi diák látogatta az Einstein Iskolát 2006-ban.
Soru bize kaç kişinin 2006 yılında Einstein Okulu'na başvurduğunu soruyor. .¿Cuántos estudiantes asistieron a la Escuela Einstein en 2006?
Soru bize kaç kişinin 2006 yılında Einstein Okulu'na başvurduğunu soruyor. ."Kolik studentů navštěvovalo Einsteinovu školu v roce 2006."
Soru bize kaç kişinin 2006 yılında Einstein Okulu'na başvurduğunu soruyor. .Otázka znie: "Koľko študentov navštevovalo Einsteinovu školu v roku 2006?"
Soru bize kaç kişinin 2006 yılında Einstein Okulu'na başvurduğunu soruyor. .Pytanie, które wam zadaję, to : Ilu uczniów zapisało się do Szkoły Einsteina w 2006 roku?
Soru bize kaç kişinin 2006 yılında Einstein Okulu'na başvurduğunu soruyor. .Quantos alunos participaram Einstein escola em 2006?
Soru bize kaç kişinin 2006 yılında Einstein Okulu'na başvurduğunu soruyor. .Vi bliver spurgt, hvor mange elever, der gik på Einstein School i 2006.
Soru bize kaç kişinin 2006 yılında Einstein Okulu'na başvurduğunu soruyor. .Wir werden gefragt, wie viele Schüler besuchten im Jahr 2006 die Einstein Schule.
Soru bize kaç kişinin 2006 yılında Einstein Okulu'na başvurduğunu soruyor. .Тук ни питат: колко ученици учат в училище Айнщайн през 2006 г.?
SW: Evet, bu doğru. Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?Cierto ¿pero a ti no te gusta beber cerveza, Einstein?
SW: Evet, bu doğru. Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?그렇지. 근데 넌 맥주를 안마시지 아인슈타인?
SW: Evet, bu doğru. Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?כן, נכון. אבל את לא אוהבת בירה, אינשטיין?
SW: Evet, bu doğru. Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?ستيفاني: نعم، هذا صحيح. ولكنك لا تحبين ان تشربي جعة، آينشتاين؟
SW: Evet, bu doğru. Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?あなたは お水を飲むのよね?
SW: Evet. Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.Igen, frusztráló lehet olyasvalakinek, mint Einstein. ...
SW: Evet. Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.그래. 이런건 아인슈타인 같은 새들을 좌절하게 만들지
SW: Evet. Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.Pode deixar um pássaro frustrado.
SW: Evet. Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.Puede hacer que un ave como Einstein se frustre.
SW: Evet. Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.כן. זה יכול לתסכל ציפור כמו אינשטיין.
SW: Evet. Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.ستيفاتي: اجل. يمكن ان يصيب طائر مثل آينشتاين بالإحباط.
SW: Evet. Einstein gibi bir kuşu çok kızdırabilirdi.ギャーッ
SW: Evet,evet. Bu gerçekten çok komikti, Einstein.그래. 재밌어. 아인슈타인
SW: Evet,evet. Bu gerçekten çok komikti, Einstein.Sí, eso estuvo muy chistoso, Einstein.
SW: Evet,evet. Bu gerçekten çok komikti, Einstein.כן, כן. זה היה די מצחיק, אינשטיין.
SW: Evet,evet. Bu gerçekten çok komikti, Einstein.ستيفاني: نعم، نعم. هذا مضحك جداً، آينشتاين.
SW: Evet,evet. Bu gerçekten çok komikti, Einstein.アインシュタインは 洞窟での作業や 宇宙飛行について考えてますけど
SW: Evet, kesinlikle. Einstein, halkı eğitme işinden dinlenmeye ihtiyaç duyduğunda, sanatla uğraşmayı sever.Ale keď si Einstein potrebuje oddýchnuť od svojej práce, keď vzdeláva širokú verejnosť, rada sa venuje umeniu.
SW: Evet, kesinlikle. Einstein, halkı eğitme işinden dinlenmeye ihtiyaç duyduğunda, sanatla uğraşmayı sever.Ma quando Einstein ha bisogno di rilassarsi dal suo lavoro educando il pubblico, le piace occuparsi di arte.
SW: Evet, kesinlikle. Einstein, halkı eğitme işinden dinlenmeye ihtiyaç duyduğunda, sanatla uğraşmayı sever.Namun saat Einstein ingin beristirahat dari pekerjaannya dalam mendidik masyarakat, dia suka belajar seni.
SW: Evet, kesinlikle. Einstein, halkı eğitme işinden dinlenmeye ihtiyaç duyduğunda, sanatla uğraşmayı sever.Αλλά όταν η Αϊνστάιν πρέπει να χαλαρώσει από τη δουλειά της να εκπαιδεύει το κοινό, της αρέσουν οι τέχνες.
SW: Evet, kesinlikle. Einstein, halkı eğitme işinden dinlenmeye ihtiyaç duyduğunda, sanatla uğraşmayı sever.Але коли Енштейн хоче відпочити від її просвітницької роботи, вона любить займатися мистецтвом.
SW: İşte bu Einstein. Herkese 'merhaba' diyebilir misin?네 이 친구는 아인슈타인이에요 자 인사해야지?
SW: İşte bu Einstein. Herkese 'merhaba' diyebilir misin?זאת אינשטיין. את יכולה לומר "היי" לכולם?
SW: İşte bu Einstein. Herkese 'merhaba' diyebilir misin?ستييفاني: هذا آينشتاين. هل يمكن ان تقولي للجميع "مرحبا"؟
SW: İşte bu Einstein. Herkese 'merhaba' diyebilir misin?ハロー
SW: İşte bu Einstein.Ő itt Einstein.
Tamam. Einstein bunu daha önce itiraf etmeye utanıyordu, ama sonra bana kuliste bir sorunu olduğunu söyledi.Einstein był trochę zawstydzony by przyznać to wcześniej, ale przed wyjściem powiedziała mi, że ma problem.
Tamam. Einstein bunu daha önce itiraf etmeye utanıyordu, ama sonra bana kuliste bir sorunu olduğunu söyledi.さっき困ってることを 打ち明けられました
TED rüyamız, bir sonraki Einstein'ın Afrikalı olması. (Alkış)Il nostro sogno è che il prossimo Einstein sia africano (Applausi).
TED rüyamız, bir sonraki Einstein'ın Afrikalı olması. (Alkış)우리의 TED 꿈은 제2의 아인슈타인은 아프리카인이 되는것 입니다 (박수)
TED rüyamız, bir sonraki Einstein'ın Afrikalı olması. (Alkış)חלום TED שלנו הוא שהאיינשטיין הבא יהיה אפריקאי.
TED rüyamız, bir sonraki Einstein'ın Afrikalı olması. (Alkış)独創的な天才の発掘を目指して
TED rüyamız, bir sonraki Einstein'ın Afrikalı olması.A mi TED álmunk az, hogy a következő Einstein Afrikából jöjjön.
TED rüyamız, bir sonraki Einstein'ın Afrikalı olması.Naszym marzeniem TED jest by następny Einstein był Afrykańczykiem.
TED rüyamız, bir sonraki Einstein'ın Afrikalı olması.Notre rêve TED est que le prochain Einstein soit Africain. (Applaudissements)
TED rüyamız, bir sonraki Einstein'ın Afrikalı olması.Nuestro sueño TED es que el próximo Einstein sea africano.
TED rüyamız, bir sonraki Einstein'ın Afrikalı olması.Onze TED-droom is dat de volgende Einstein uit Afrika zal komen.
TED rüyamız, bir sonraki Einstein'ın Afrikalı olması.Unser TED-Traum ist, dass der nächste Einstein Afrikaner sein wird.
TED rüyamız, bir sonraki Einstein'ın Afrikalı olması.Visul nostru TED este ca următorul Einstein să fie african.
TED rüyamız, bir sonraki Einstein'ın Afrikalı olması.Vores TED drøm er at den næste Einstein er afrikaner.
TED rüyamız, bir sonraki Einstein'ın Afrikalı olması.Нашата TED мечта е следващият Айнщайн да е африканец.
TED rüyamız, bir sonraki Einstein'ın Afrikalı olması.حلم تيد خاصَتُنا هم أن يكون آينشتاين التالي من إفريقيا.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.Datorăm ideea că spaţiul poate suna ca o tobă lui Albert Einstein, căruia îi datorăm atât de mult.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.Devemos a ideia de que o espaço pode soar como um tambor a Albert Einstein, a quem devemos muito.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.아인슈타인은 우주가 드럼처럼 소리를 낼 수 있다는 생각을 했고, 우리는 그의 아이디어에 덕을 보고 있습니다.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.Le debemos la idea de que el espacio puede sonar como un tambor a Albert Einstein, a quien le debemos mucho.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.To, że przestrzeń może brzmieć jak bęben, powiedział Albert Einstein.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.Za myšlienku, že vesmír sa môže rozozvučať ako bubon, vďačíme Albertovi Einsteinovi, ktorému vďačíme za veľa.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.Зараз у нас є ідея, що простір може звучати як барабан для Альберта Ейнштейна, якому ми багато чим завдячуємо.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod