Ana içeriğe geç
Sözlük

ehemmiyet ile cümle

ehemmiyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
34
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
Deneme yanılma, ilerleme adına çok ehemmiyetlidir.Trial and error is essential to progress.
Çok ehemmiyetsiz olma.Don't be so petty.
Linehan, çalışmaları sayesinde ruh sağlığında iki kavramın ehemmiyetini anladı.Through her work, Linehan realized the importance of two concepts in mental health.
Daima kendisi ile dostluğa çok ehemmiyet verdiğimiz Fransa ile aramızda, tek ve büyük mesele budur.Elle est le lien qui nous unit si fort, vous et moi, depuis longtemps déjà.
Ehemmiyetlerine binaen umumî hükümleri ihtiva eden bu maddelerin aynen derci faydalı görülmüştür.La propiedad de los bienes es una fuente de infinitas pasiones de las que vosotros estáis limpios.
Ehemmiyetlerine binaen umumî hükümleri ihtiva eden bu maddelerin aynen derci faydalı görülmüştür.وهو بهذا قد نسف القانون الذي آمن به المناطقة القدماء وجعلوه نبراسهم الذي يهتدون به في تفكيرهم.
Bu, sizlerin şerefi, ordunun kudreti ve memleketin kaderi için ehemmiyeti haizdir." idi.Jazeker, zeg ik jullie, en zelfs meer dan een profeet".
Avusturya Hükûmeti mültecilerin serbest bırakılmasını protesto ettiyse de ehemmiyet verilmedi.Z uwagi na ściganie powstańców przez władze austriackie postanowił emigrować.
Bu tipte pek çok efsane Bektaşi Tarikatı'nda da önemli bir ehemmiyete hâizdi.Antalet tidningsartiklar av denna typ var legio.
Ehemmiyetlerine binaen umumî hükümleri ihtiva eden bu maddelerin aynen derci faydalı görülmüştür.Kenikmatan hidup yang mereka terima, dianggap sebagai karunia dari berhala tersebut.
Bu, sizlerin şerefi, ordunun kudreti ve memleketin kaderi için ehemmiyeti haizdir." idi.Ini adalah akibat perbuatan kalian yang tidak bertanggung jawab kepada Ahlulbait Rasul SAW!
Bu tipte pek çok efsane Bektaşi Tarikatı'nda da önemli bir ehemmiyete hâizdi.在许多重要的宗教著作中都纪录有这样的预言。
Bu, sizlerin şerefi, ordunun kudreti ve memleketin kaderi için ehemmiyeti haizdir." idi.军旅之间,可以济者,其惟仁恕乎!汝其慎之!’琇竟以全身。
Bilinçli tüketim fikri, ehemmiyetsizce yapılan harcamaların sizi modaya karşı gibi göstermesi fikridir.Consumul declasat spune ca aruncarea banilor pe fereastra nu te face sa fii la moda.
Bilinçli tüketim fikri, ehemmiyetsizce yapılan harcamaların sizi modaya karşı gibi göstermesi fikridir.Déclassé consumption is het idee dat je van geld over de balk smijten, er nogal anti-hip gaat uitzien.
Bilinçli tüketim fikri, ehemmiyetsizce yapılan harcamaların sizi modaya karşı gibi göstermesi fikridir.El consumo déclasssé significa que gastar dinero frívolamente te convierte en un anticuado.
Bilinçli tüketim fikri, ehemmiyetsizce yapılan harcamaların sizi modaya karşı gibi göstermesi fikridir.Il consumo declassato è l'idea che spendere in modo frivolo vi faccia apparire un pò fuori moda.
Bilinçli tüketim fikri, ehemmiyetsizce yapılan harcamaların sizi modaya karşı gibi göstermesi fikridir.하류계층 소비라는 것은 여러분이 돈을 경박하게 쓰는 것이 (무절제하다고 느끼는) 세태에 안맞아 보이는 그런 걸 의미합니다.
Bilinçli tüketim fikri, ehemmiyetsizce yapılan harcamaların sizi modaya karşı gibi göstermesi fikridir.Zdeklasowana konsumpcja jest ideą głoszącą, że frywolne wydawanie pieniędzy czyni cię trochę niemodnym.
Bilinçli tüketim fikri, ehemmiyetsizce yapılan harcamaların sizi modaya karşı gibi göstermesi fikridir.Декласирането на консумацията е цялата идея, че фриволното харчене на пари ти придава малко старомоден вид.
Bilinçli tüketim fikri, ehemmiyetsizce yapılan harcamaların sizi modaya karşı gibi göstermesi fikridir.הצרכנות שקרנה ירדה קובעת שהוצאת כסף בקלות-דעת גורמת לכם להיראות מעט אנטי-אופנתיים.
Bilinçli tüketim fikri, ehemmiyetsizce yapılan harcamaların sizi modaya karşı gibi göstermesi fikridir.يقوم الإستهلاك الغير مصنف على فكرة أن الإنفاق بطيش يجعلك تبدو كشخص لا يتبع الموضة.
Bilinçli tüketim fikri, ehemmiyetsizce yapılan harcamaların sizi modaya karşı gibi göstermesi fikridir.時代遅れに見えるようになるからです マネジメント原則は お金なのです
Bu duruma daha fazla ehemmiyet göstermek istedim ve oyun oynayabilir miyim diye sorduğundaЯ хотіла дати їй глибше розуміння, тож, коли вона спитала, чи може погратися у гру, я відповіла:
Ne mi yaptım? Bu duruma daha fazla ehemmiyet göstermek istedim ve oyun oynayabilir miyim diye sorduğundaIch wollte aber mehr Inhalt, und als sie mich fragte, ob sie jetzt spielen könne, sagte ich:
Ne mi yaptım? Bu duruma daha fazla ehemmiyet göstermek istedim ve oyun oynayabilir miyim diye sorduğundaIk wou iets waardevollers, dus toen ze vroeg of ze een spel mocht spelen, zei ik:
Ne mi yaptım? Bu duruma daha fazla ehemmiyet göstermek istedim ve oyun oynayabilir miyim diye sorduğundaJadi, bagi saya, saya ingin arti yang lebih, jadi saat dia bertanya apakah dia boleh bermain, saya berkata,
Ne mi yaptım? Bu duruma daha fazla ehemmiyet göstermek istedim ve oyun oynayabilir miyim diye sorduğunda저는 여기에 좀 더 가치를 두고 싶었어요.
Ne mi yaptım? Bu duruma daha fazla ehemmiyet göstermek istedim ve oyun oynayabilir miyim diye sorduğundaŞi deci, eu vroiam ca să-i dea mai multă importanţă, şi cînd m-a întrebat dacă poate să se joace, am spus,
Ne mi yaptım? Bu duruma daha fazla ehemmiyet göstermek istedim ve oyun oynayabilir miyim diye sorduğundaY, para mí, yo quería agregarle más valor a esto; cuando me preguntó si podía jugar le dije:
Ne mi yaptım? Bu duruma daha fazla ehemmiyet göstermek istedim ve oyun oynayabilir miyim diye sorduğundaЗа мен, исках това да има повече стойност, затова, когато тя ме попита, дали може да играе игра, казах:
Ne mi yaptım? Bu duruma daha fazla ehemmiyet göstermek istedim ve oyun oynayabilir miyim diye sorduğundaוכך, בשבילי, רציתי יותר ערך מזה, אז
Ne mi yaptım? Bu duruma daha fazla ehemmiyet göstermek istedim ve oyun oynayabilir miyim diye sorduğundaبالنسبه لي اردت قيمه اكبر بالنسبه لي
Ne mi yaptım? Bu duruma daha fazla ehemmiyet göstermek istedim ve oyun oynayabilir miyim diye sorduğunda娘がゲームをしていいか聞いてきた時 言いました [ 「マジで?」と思いつつ 何も言わない ]
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod