Uyandığınız an egonun hiçbir etkisi kalmaz, kullanışsız olur.エゴにはなんの役割もない 無用になる あなたは在る 今やエゴは必要ない
Varlığım, Egom ve BenFiința mea, Ego-ul meu și Eu.
Varlığım, Egom ve BenIl mio Essere, il mio Ego ed Io
Varlığım, Egom ve BenMon Être, mon ego et moi
Varlığım, Egom ve BenO meu Ser, o meu Ego e Eu
Varlığım iyi, egom pek iyi değil."Mon Être est bien, mon ego n'est pas si bien.
Varlığım iyi, egom pek iyi değil.'O meu Ser é bom, o meu ego não é muito bom.
Varlığım iyi, egom pek iyi değil.Și deci:
'Varlığım var ve egom var.'"C'e' il mio Essere" "E c'e' il mio Ego"
'Varlığım var ve egom var.'Parce que tout le monde dit ça : il y a mon Être et il y a mon ego.
'Varlığım var ve egom var.'Pentru că toți o spun: "este Ființa mea" și "este ego-ul meu" "meu" implică posesie:
'Varlığım var ve egom var.'Porque toda a gente diz isto, 'Há o meu Ser, e há o meu ego'.
'Varlığım ve egom arasında bir denge kurmak istiyorum.'"aș vrea să găsesc echilibrul dintre Sinele meu și Ego-ul meu"
'Varlığım ve egom arasında bir denge kurmak istiyorum.''Eu gostaria de atingir um equilíbrio entre o meu Ser e o meu ego.'
'Varlığım ve egom arasında bir denge kurmak istiyorum.'Quelque chose dit : j'aimerais trouver un équilibre entre mon Être et mon ego.
'Varlığım ve egom arasında bir denge kurmak istiyorum.'"vorrei trovare equilibrio fra il mio Essere ed il mio Ego"
Varlıktan ayrı olan, varlığın ve egonun açıklığa kavuşmasını dileyen bir 'ben' var mı?C'e' un "IO" staccato dall'Essere che vorrebbe risolvere la questione fra Essere ed Ego?
Varlıktan ayrı olan, varlığın ve egonun açıklığa kavuşmasını dileyen bir 'ben' var mı?Este un "EU" lipit de Sine care ar vrea să rezolve situația dintre Sine și Ego?...
Varlıktan ayrı olan, varlığın ve egonun açıklığa kavuşmasını dileyen bir 'ben' var mı?Será que há um 'Eu', à parte do 'Ser', que deseja que o Ser e o ego se equilibrem?
Varlıktan ayrı olan, varlığın ve egonun açıklığa kavuşmasını dileyen bir 'ben' var mı?Y a-t-il un 'je' en dehors de l'Être, qui souhaite avoir réglé l'Être et l'ego ?
Ve bir kere egomuzdan kurtulduğumuzda, o zaman "Kutsal"ı görmeye hazır oluruz.A jak już pozbędziemy się ego, wtedy jesteśmy gotowi ujrzeć Boga.
Ve bir kere egomuzdan kurtulduğumuzda, o zaman "Kutsal"ı görmeye hazır oluruz.A vo chvíli, keď sa zbavíme ega, sme pripravení uvidieť Božské.
Ve bir kere egomuzdan kurtulduğumuzda, o zaman "Kutsal"ı görmeye hazır oluruz.És amint megszabadulunk az egótól, akkor vagyunk készek arra, hogy az istenit megpillantsuk.
Ve bir kere egomuzdan kurtulduğumuzda, o zaman "Kutsal"ı görmeye hazır oluruz.Et une fois que nous nous sommes débarrassé de notre ego, et bien, nous sommes prêts a voir le Divin.
Ve bir kere egomuzdan kurtulduğumuzda, o zaman "Kutsal"ı görmeye hazır oluruz.Ketika kita mampu menghilangkan ego, maka kita siap untuk menemukan Tuhan.
Ve bir kere egomuzdan kurtulduğumuzda, o zaman "Kutsal"ı görmeye hazır oluruz.다른 사람을 그 자리에 놓기 때문입니다. 그리고 그렇게 우리의 자만과 자아를 버리면 그 때 우리는 신을 볼 준비가 됩니다.
Ve bir kere egomuzdan kurtulduğumuzda, o zaman "Kutsal"ı görmeye hazır oluruz.Quando ci liberiamo del nostro ego, allora siamo pronti a vedere il Divino.
Ve bir kere egomuzdan kurtulduğumuzda, o zaman "Kutsal"ı görmeye hazır oluruz.Și odată ce renunțăm la ego, suntem gata să vedem Divinul.
Ve bir kere egomuzdan kurtulduğumuzda, o zaman "Kutsal"ı görmeye hazır oluruz.Uma vez livres do ego, estamos preparados para ver o Divino.
Ve bir kere egomuzdan kurtulduğumuzda, o zaman "Kutsal"ı görmeye hazır oluruz.Una vez nos hayamos librado del ego, estaremos listos para ver lo divino.
Ve bir kere egomuzdan kurtulduğumuzda, o zaman "Kutsal"ı görmeye hazır oluruz.Και αφού πετάξουμε το εγώ, είμαστε έτοιμοι να κοιτάξουμε το Θείο.
Ve bir kere egomuzdan kurtulduğumuzda, o zaman "Kutsal"ı görmeye hazır oluruz.И веднъж освободени от егото можем да видим Божественото.
Ve bir kere egomuzdan kurtulduğumuzda, o zaman "Kutsal"ı görmeye hazır oluruz.Лишь избавившись от собственного "я", человек готов узреть Божество.
Ve bir kere egomuzdan kurtulduğumuzda, o zaman "Kutsal"ı görmeye hazır oluruz.אדם אחר. ואחרי שנפטרנו מהאגו, אז אנו מוכנים לזהות את האלוהי.
Ve bir kere egomuzdan kurtulduğumuzda, o zaman "Kutsal"ı görmeye hazır oluruz.شخصاً آخر هناك. وحال التخلص من حب الذات عندئذ يمكننا ملاقاة الإلة.
Ve bir kere egomuzdan kurtulduğumuzda, o zaman "Kutsal"ı görmeye hazır oluruz.世界の主要な各宗教の教えの中で もれなく強調され
Ve orada ego; pek saf ve pek harika değil,' diyensin."e poi l'Ego, non cosi' amabile"
Ve orada ego; pek saf ve pek harika değil,' diyensin.Está aqui, é tão puro e amável. E existe o ego. Não é tão puro, não é tão amável.'
Yani, x'in x'egöre kısmisi eksi, eksi y'nin y'ye göre kısmisi -Para que la derivada parcial con respecto a x menos la derivada parcial de y con respecto a menos y.
Yani, x'in x'egöre kısmisi eksi, eksi y'nin y'ye göre kısmisi -Więc pochodna cząstkowa po x minus pochodna cząstkowa y po -y.
Yani, x'in x'egöre kısmisi eksi, eksi y'nin y'ye göre kısmisiאז הנגזרת החלקית לפי x פחות החלקית
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Choć jesteśmy w stanie zrozumieć zależności form życia, nasze ego nie dostosowało się jeszcze do tej wiedzy.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Compreendemos a base científica da interdependência da vida mas o nosso ego ainda não chegou lá.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Comprendemos la base científica de la interrelación de la vida pero nuestro ego aún no lo comprende.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Comprendiamo le basi scientifiche dell'interrelazione della vita© ma il nostro ego è rimasto indietro.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Deși înțelegem fundamentul științific pentru interdependența vieții ego-ul nostru încă nu ne-a prins din urmă.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.우리는 생명의 상호 관계에 대한 과학적 원리를 이해하고 있으나 자아는 아직 파악하지 못했습니다.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Megértjük a tudományos alapot az élet összefüggéseiről, de az egónk még nem fogta fel.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Nous comprenons les bases scientifiques des interdépendances de la vie mais notre ego n'en est pas encore là.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Rozumieme vedeckej podstate o previazanosti života ale naše ego ešte tak daleko nie je.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Κατανοούμε την επιστημονική βάση της αλληλοσυσχέτισης της ζωής αλλά το εγώ μας δεν ακολουθεί.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Разбираме научната основа за взаимосвързаността на живота, но нашето его още не е стигнало дотам.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.אנו מבינים את הבסיס המדעי לקשרי הגומלין של חיים אבל האגו שלנו עדיין לא תפס זאת.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.نحن نفهم الأسس العلمية للعلاقات الحياتية ولكن غرورنا لم يدرك ذلك بعد.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.私たちのエゴは それに追いついていないのです 「人類の上昇」そして「進化の頂点」という考えは
Zihninizde kibir varsa... egoPokud máš ve své mysli aroganci, ego
Zihninizde kibir varsa... ego Ve teslimiyet demek Tanrı'ya teslim ol demek değildir.Alors s'abandonner, vous parlez de vous abandonner à Dieu, mais ce n'est pas renoncer.
Zor değil, senin egon bunu zor muş gibi gösteriyor.Esa es la parte del potencial de la expresión humana de la conciencia.
Zor değil, senin egon bunu zor muş gibi gösteriyor.Nie je to ťažké, vaše ego sa snaží predstierať, že je to ťažké.