Ana içeriğe geç
Sözlük

efendisi ile cümle

efendisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Efendisi eve döndüğünde işinin başında bulacağı o köleye ne mutlu!主人 來到 、 看見 他 這樣行 、 那僕 人 就 有 福 了
Efendisi eve döndüğünde işinin başında bulacağı o köleye ne mutlu!主 人 來 到 、 看 見 僕 人 這 樣 行 、 那 僕 人 就 有 福 了
Efendisi eve döndüğünde işinin başında bulacağı o köleye ne mutlu!主人 來到 、 看 見僕 人 這樣行 、 那僕 人 就 有 福 了
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.A tak nechala jeho rúcho ležať vedľa seba, až prišiel jej pán domov.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ed essa pose accanto a sé la veste di lui finché il padrone venne a casa
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ela guardou a capa consigo, até que o senhor dele voltou a casa.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ella puso junto a sí el manto de José hasta que su señor volvió a casa
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Et elle posa le vêtement de Joseph à côté d`elle, jusqu`à ce que son maître rentrât à la maison.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.I zatrzymała jego szatę u siebie, aż przyszedł pan jego do domu swego;
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ja hän pani vaipan viereensä siksi, kunnes Joosefin isäntä tuli kotiin.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.그 옷을 곁에 두고 자기 주인이 집으로 돌아 오기를 기다려
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Lalu istri Potifar menyimpan jubah itu sampai suaminya pulang
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Megtartá azért az õ ruháját magánál, míg az õ ura haza jöve.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Người bèn để áo của Giô-sép bên mình đợi khi chủ về nhà ,
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Người bèn để áo của Giô-sép bên mình đợi khi chủ về nhà,
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Och hon lät hans mantel ligga kvar hos sig, till dess hans herre kom hem;
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Položi pa obleko njegovo poleg sebe, dokler pride gospodar njegov v hišo svojo.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Så lod hun Kappen blive liggende hos sig, indtil hans Herre kom hjem,
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Så lot hun hans kappe bli liggende hos sig til hans herre kom hjem.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Şi a pus haina lui Iosif lîngă ea pînă s'a întors acasă stăpînul lui.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Tedy schovala roucho jeho u sebe, až přišel pán jeho do domu svého.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Und sie legte sein Kleid neben sich, bis der Herr heimkam,
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ze hield de mantel bij zich en toen haar man die avond thuiskwam, vertelde zij hem haar verhaal.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Και απεθεσε το ιματιον αυτου παρ' αυτη, εωσου ηλθεν ο κυριος αυτου εις τον οικον αυτου.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.И оставила одежду его у себя до прихода господина его в дом свой.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.И тя задържа дрехата му при себе си, докато си дойде господарят му в дома си.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.ותנח בגדו אצלה עד בוא אדניו אל ביתו׃
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.فوضعت ثوبه بجانبها حتى جاء سيده الى بيته.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.婦 人 把 約 瑟 的 衣 裳 放 在 自 己 那 裡 、 等 著 他 主 人 回 家
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.婦人 把 約瑟 的 衣裳 放在 自己 那 裡 、 等著 他 主人 回家
Efendisi, ‹‹İsraillilere ait olmayan yabancı bir kente girmeyeceğiz›› dedi, ‹‹Givaya gideceğiz.››Gospodar pa mu reče: Ne pojdemo v mesto tujcev, ki ni od sinov Izraelovih, ampak pojdimo dalje v Gibeo.
Efendisi, ‹‹İsraillilere ait olmayan yabancı bir kente girmeyeceğiz›› dedi, ‹‹Givaya gideceğiz.››주인이 그에게 이르되 우리가 돌이켜 이스라엘 자손에게 속하지 아니한 외인의 성읍으로 들어갈 것이 아니니 기브아로 나아가리라 하고
Efendisi, ‹‹İsraillilere ait olmayan yabancı bir kente girmeyeceğiz›› dedi, ‹‹Givaya gideceğiz.››ויאמר אליו אדניו לא נסור אל עיר נכרי אשר לא מבני ישראל הנה ועברנו עד גבעה׃
Efendisi, ‹‹İsraillilere ait olmayan yabancı bir kente girmeyeceğiz›› dedi, ‹‹Givaya gideceğiz.››فقال له سيده لا نميل الى مدينة غريبة حيث ليس احد من بني اسرائيل هنا. نعبر الى جبعة.
Efendisi, ‹‹İsraillilere ait olmayan yabancı bir kente girmeyeceğiz›› dedi, ‹‹Givaya gideceğiz.››主 人 回 答 說 、 我 們 不 可 進 不 是 以 色 列 人 住 的 外 邦 城 、 不 如 過 到 基 比 亞 去
Efendisi, ‹‹İsraillilere ait olmayan yabancı bir kente girmeyeceğiz›› dedi, ‹‹Givaya gideceğiz.››主人 回答 說 、 我 們 不 可 進 不 是 以色列人 住 的 外邦城 、 不如 過 到 基比 亞去
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.A pán toho sluhu, milosrdenstvom hnutý, prepustil ho a dlžobu mu odpustil.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.A użaliwszy się pan onego sługi, uwolnił go, i dług mu odpuścił.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.Az úr pedig megszánván azt a szolgát, elbocsátá õt, és az adósságot is elengedé néki.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.Chủ bèn động lòng thương xót, thả người về, và tha nợ cho.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.Chủ bèn động_lòng thương_xót , thả người về , và tha nợ cho .
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.Da jammerte den Herrn des Knechtes, und er ließ ihn los, und die Schuld erließ er ihm auch.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.Da ynkedes denne tjeners herre inderlig over ham, og lot ham løs og eftergav ham gjelden.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.Da ynkedes samme Tjeners Herre inderligt over ham og lod ham løs og eftergav ham Gælden.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.De koning kreeg medelijden met hem, liet hem vrij en zei dat hij niets meer hoefde te betalen.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.El señor de aquel siervo, movido a compasión, le soltó y le perdonó la deuda
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.Ému de compassion, le maître de ce serviteur le laissa aller, et lui remit la dette.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.Gospodar tistega hlapca pa, ganjen usmiljenja, ga oprosti in mu odpusti dolg.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.Impietositosi del servo, il padrone lo lasciò andare e gli condonò il debito
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.I slitovav se pán nad služebníkem tím, propustil ho a dluh jemu odpustil.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.그 종의 주인이 불쌍히 여겨 놓아 보내며 그 빚을 탕감하여 주었더니
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.Och tjänarens herre ömkade sig över honom och gav honom fri och efterskänkte honom hans skuld.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.O senhor daquele servo, pois, movido de compaixão, soltou-o, e perdoou-lhe a dívida.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.Raja itu kasihan kepadanya, sehingga ia menghapuskan semua utangnya
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.Stăpînul robului aceluia, făcîndu -i-se milă de el, i -a dat drumul, şi i -a iertat datoria.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.Σπλαγχνισθεις δε ο κυριος του δουλου εκεινου, απελυσεν αυτον και το δανειον αφηκεν εις αυτον.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.Государь, умилосердившись над рабом тем, отпустил его и долг простил ему.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.Змилосердив ся ж пан слуги того, відпустив його, й простив йому довг.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.И господарят на тоя слуга, понеже го жалеше, пусна го и му прости заема.
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.ויהמו רחמי אדוני העבד ההוא ויפטרהו וישמט לו את החוב׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod