efendim ile cümle
efendim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Sürücü belgenizi görebilir miyim, efendim?May I see your driver's license, sir?
Partinizde kaç kişi var, efendim?How many are there in your party, sir?
Bu son tren, efendim.This is the last train, sir.
Pekala, efendim. Salata barı orada.All right, sir. The salad bar is over there.
Siz yokken bir beyefendi aradı, efendim.A gentleman called in your absence, sir.
Bir beyefendi sizin yokluğunuzda aradı, efendim.A gentleman called in your absence, sir.
Üzgünüm efendim ama ceket ve kravat mecburidir.I'm sorry, sir, but a jacket and tie are required.
Şimdi gidebilirsiniz, efendim.You can go now, sir.
Başka bir şey var mı efendim?Anything else, sir?
Katip "Sizin için ne yapabilirim, efendim?" dedi.The clerk said, "What can I do for you, sir?"
Sizin için özel bir şeyimiz var, efendim.We have something special for you, sir.
Lütfen kızmayın, efendim! Ben yeni bir işçiyim!Please don't get mad, sir! I'm a new worker!
Bir iş arıyorum, efendim.I am looking for a job, sir.
Efendim, yardımınıza ihtiyacımız var lütfen.Sir, we need your help please.
Bugün size nasıl yardımcı olabilirim, efendim?How may I help you today, sir?
O size yakın mı yaşıyor, efendim?Does she live near you, sir?
Bunu nasıl biliyorsunuz, efendim?How do you know that, sir?
Hayır efendim, ben Alman'ım.No, Sir, I am German.
Efendim, bağajınızı hızlı bir şekilde kontrol edebilir miyiz lütfen?Sir, can we quickly inspect your luggage please?
Olumlu, efendim.Affirmative, sir.
Evet, efendim.Yes, master.
Onu yapamam, efendim.I can't do that, sir.
Tom hemen sizi görmek istiyor, efendim.Tom wants to see you immediately, sir.
İşte faturanız, efendim.Here's your bill, sir.
Üzgünüm efendim. Bir hata olmuş olmalı.I'm sorry, sir. There must have been some mistake.
Ve sizin için efendim; bir çorba, belki?And for you Sir; a soup, perhaps?
Efendim, sizin için özel bir şeyimiz olacak.Sir, we will have something special for you.
Hizmetinizdeyim, efendim.I'm at your service, sir.
Bizimle gelir misiniz efendim?Would you come with us, sir?
Size bir fincan kahve getirebilir miyim, efendim?Can I get you a cup of coffee, sir?
Size bir şeye getirebilir miyim, efendim?Can I get you anything, sir?
Efendim, içki mi içiyorsunuz?Sir, have you been drinking?
Hizmetinizdeyim, sevgili efendim!At your service, my dear sir!
Günaydın efendim! Size Mutlu Noeller!Good morning, sir! A merry Christmas to you!
Sizinle tanışmak bir zevkti, efendim.It's a pleasure to meet you, sir.
Masanız hazır, efendim.Your table is ready, sir.
Dışarı çıkabilir misiniz, lütfen, efendim?Can you step outside, please, sir?
Nereye gitmek istersiniz, efendim?Where would you like to go, sir?
"Çay nasıl, genç efendim?" "Olağanüstü, sevgili Jeeves'im, olağanüstü.""How's the tea, young sir?" "Exceptional, my dear Jeeves, exceptional."
Herhangi bagajınız var mı, efendim?Do you have any baggage, sir?
Hiç bagajınız var mı, efendim?Do you have any baggage, sir?
Bunu şarabın üstün kalitesine bağlıyorum efendim.I attribute it to the superior quality of the wine, sir.
Size yardım edebilir miyim, efendim?Can I help you, sir?
Bir şilin alabilir miyim, efendim?May I have a shilling, sir?
Siz doktor musunuz, efendim?Are you a doctor, sir?
Hayalet diye bir şey yoktur, efendim.There is no such thing, sir, as a ghost.
Efendim, otel odasında sigara içtiniz ve faturanıza 200 dolarlık bir ücret ekledik.Sir, you smoked in your hotel room and we've added a $200 dollar fee to your bill.
Bir sorun mu var efendim?Is there a problem, Sir?
Randevunuz var mı, efendim?Do you have an appointment, Sir?
"Üzgünüm efendim." "Tamam, ama tekrar yok""I'm sorry, Sir." "Alright. But no repeats."
Bu taraftan, efendim.This way, Sir.
Lütfen içeri girin, efendim.Please come in, Sir.
Daha sonra tekrar gelin, efendim.Come back later, Sir.
Efendim, ben sizin büyük bir hayranınızım. Bana bir imza verebilir misiniz?Sir, I'm a great fan of yours. Could I have your autograph?
Bu doğru mu, efendim?Is that correct, sir?
Efendimiz bilgedir.Our master is wise.
Kahve ister misiniz, efendim?Would you like coffee, sir?
Bir sorun mu var, efendim?Is there a problem, sir?
Bir problem mi var, efendim?Is there a problem, sir?
Efendim, polisi çağırmam gerekiyor mu?Sir, should I call the police?