Ana içeriğe geç
Sözlük

efendi ile cümle

efendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Дойде и друг и рече: Господарю, ето твоята мнаса, която пазех скътана в кърпа;
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Приступив і инший, кажучи: Пане, ось мина твоя, котру я мав сховану в хустцї:
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Пришел третий и сказал: господин! вот твоя мина, которую я хранил, завернув в платок,
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.ויבא האחר ויאמר הא לך מנה שלך אשר היה אצלי צרור בסודר׃
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.ثم جاء آخر قائلا يا سيد هوذا مناك الذي كان عندي موضوعا في منديل.
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.又 有 一 個 來 說 、 主 阿 、 看 哪 、 你 的 一 錠 銀 子 在 這 裡 、 我 把 它 包 在 手 巾 裡 存 著
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.又 有 一 個來說 、 主阿 、 看 哪 、 你 的 一 錠 銀子 在 這裡 、 我 把 它 包在 手巾 裡 存 著
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Chủ tịch, đến lúc chào khách rồi đấy ạ
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Doamna presedinte, este timpul sa primiti invitatii.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Elnök asszony, itt az idő, hogy köszöntse a vendégeket!
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Frau Präsidentin, Zeit die Gäse zu begrüssen.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Johtaja. Teidän on aika tervehtiä vieraita.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim. Joon Pyo, sende yerini al hadi.Gospa, čas je da pozdravite goste.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Ordförande, det är dags att hälsa på dina gäster.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Pani prezidentka, už je čas pozdraviť hostí.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Presiden, sudah waktunya menyapa tamu-tamu.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Presidente, è ora di salutare i vostri ospiti.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Présidente, il est temps pour vous de saluer vos invités.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Ředitelko,je čas, abyste šla uvítat vaše hosty.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Πρόεδρε, είναι ώρα να χαιρετήσετε τους καλεσμένους σας.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Президент, настало время поприветствовать гостей.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.נשיאה, זה הזמן לברך את האורחים
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.سيدتي الرئيسه، حان الوقت للترحيب بضيوفك.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.ジュンピョ 下りてきて 持ち場につきなさい
Bayan Ross'un kaçırılma olayında Genç Efendi ile Barry bir anlaşma yapmış olmalı.Cuando liberaron a la Srta. Ross, el señorito y Barry debieron de llegar a un acuerdo.
Bayan Ross'un kaçırılma olayında Genç Efendi ile Barry bir anlaşma yapmış olmalı.Kiedy uwolniono pannę Ross, młody panicz i Barry zawarli układ.
Bayan Ross'un kaçırılma olayında Genç Efendi ile Barry bir anlaşma yapmış olmalı.Quando a Senhora Ross foi libertada, o Jovem Amo e o Barry devem ter feito um acordo.
Bayan Ross'un kaçırılma olayında Genç Efendi ile Barry bir anlaşma yapmış olmalı.Quando la signora Ross è stata liberata, il Principino e Barry devono aver fatto un patto.
Bayan Ross'un kaçırılma olayında Genç Efendi ile Barry bir anlaşma yapmış olmalı.Όταν δραπέτευσε η κυρία Ρος, ο Νεαρός Άρχοντας κι ο Μπάρι πρέπει να έκαναν συμφωνία.
Bayan Ross'un kaçırılma olayında Genç Efendi ile Barry bir anlaşma yapmış olmalı.Когда мадам Росс помогли сбежать, молодой господин и Барри наверняка о чём-то договорились.
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi"Bạn có thể đặt niềm tin đáng kể trong ông Holmes, thưa ông," các đại lý của cảnh sát
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi"Du kan placere en betydelig tillid til Mr. Holmes, sir," sagde politiets agent
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi"당신이 씨 홈즈, 선생님 상당한 자신감을 배치할 수 있습니다,"경찰 요원이 말했다
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi loftily."Anda dapat menempatkan kepercayaan yang cukup besar dalam Mr Holmes, Sir," kata agen polisi angkuh.
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi loftily."Du kan placera ett stort förtroende för Mr Holmes, herrn", sade polisen agenten högdraget.
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi loftily.Holmes, uram," mondta a rendőrség ügynöke magasan.
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi loftily."Je mag veel vertrouwen in Mr Holmes, meneer plaats," zei de politie-agent uit de hoogte.
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi loftily."Możesz się znaczne zaufanie Pan Holmes, sir", powiedział przedstawiciel policji wyniośle.
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi loftily."Môžete do značnej dôvery pán Holmes, pane," povedal policajný agent povýšene.
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi loftily."Můžete do značné důvěry pan Holmes, pane," řekl policejní agent povýšeně.
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi loftily."Sie können sehr zuversichtlich in Mr. Holmes, Sir Ort", sagte die Polizei-Agent hochmütig.
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi loftily."Si può mettere la fiducia considerevole in Mr. Holmes, signore", ha detto l'agente di polizia altezzosamente.
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi loftily."Usted puede hacer una gran confianza en el señor Holmes, señor", dijo el agente de policía con altanería.
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi loftily."Μπορείτε να τοποθετήσετε μεγάλη εμπιστοσύνη στον κ. Holmes, κύριε", είπε ο πράκτορας της αστυνομίας υψηλώς.
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi loftily."Ви можете розмістити значну впевненість у містер Холмс, сер", сказав поліцейський агент піднесено.
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi loftily."Вы можете разместить значительную уверенность в мистер Холмс, сэр", сказал полицейский агент возвышенно.
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi loftily."Може да се отдава голямо доверие в г-н Холмс, сър", каза полицейски агент отвисоко.
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi"Oddate lahko veliko zaupanje v gospoda Holmes, gospod," je dejal policijski posrednik
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi"Você pode colocar a confiança considerável em Mr. Holmes, senhor", disse o agente de polícia arrogantemente.
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi"Voit joko tehdä huomattavia luottamus herra Holmes, Sir", sanoi poliisin edustaja
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi"אתה יכול למקם אמון רב מר הולמס, אדוני", אמר סוכן משטרה
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi"قد وضع ثقته كبيرة في السيد هولمز ، يا سيدي" ، وقال وكيل الشرطة
"Bay Holmes, efendim önemli güven verebilir," polis ajanı "dedi高慢に。
Bazı başka kültürlerde kendilerini "Sineklerin Efendisi" gibi boyuyorlar.Dans d'autres cultures, ils se peignent le corps comme dans "Sa Majesté des Mouches"
Bazı başka kültürlerde kendilerini "Sineklerin Efendisi" gibi boyuyorlar.En otras se pintan como "El señor de las moscas."
Bazı başka kültürlerde kendilerini "Sineklerin Efendisi" gibi boyuyorlar.I andre kulturer maler de sig som i "Fluernes Herre."
Bazı başka kültürlerde kendilerini "Sineklerin Efendisi" gibi boyuyorlar.În alte culturi se pictează ca "Stăpânul Muştelor."
Bazı başka kültürlerde kendilerini "Sineklerin Efendisi" gibi boyuyorlar.In altre si dipingono come ne "Il Signore delle Mosche."
Bazı başka kültürlerde kendilerini "Sineklerin Efendisi" gibi boyuyorlar.In andere culturen schilderen ze zichzelf als "Lord of the Flies."
Bazı başka kültürlerde kendilerini "Sineklerin Efendisi" gibi boyuyorlar.In anderen Kulturen bemalen sie sich wie in "Herr der Fliegen".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
efendi ile cümle - Sayfa 50 - efendi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App