Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.他 們 回 答 說 、 我 主 為 甚 麼 說 這 樣 的 話 呢 、 你 僕 人 斷 不 能 作 這 樣 的 事
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.他 們 回答 說 、 我 主為 甚 麼說這樣 的 話呢 、 你 僕人 斷 不 能 作 這樣 的 事
Adam, ‹‹Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin›› dedi, ‹‹İzin verin, efendime döneyim.››A riekol im: Nezdržujte ma, keď učinil Hospodin moju cestu šťastnú. Prepustite ma, nech idem k svojmu pánovi.
Adam, ‹‹Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin›› dedi, ‹‹İzin verin, efendime döneyim.››그 사람이 그들에게 이르되 나를 만류치 마소서 여호와께서 내게 형통한 길을 주셨으니 나를 보내어 내 주인에게로 돌아가게 하소서
Adam, ‹‹Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin›› dedi, ‹‹İzin verin, efendime döneyim.››Reče jima on: Ne mudite me, ker je GOSPOD srečno storil pot mojo; pustite me, da grem k svojemu gospodu.
Adam, ‹‹Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin›› dedi, ‹‹İzin verin, efendime döneyim.››ויאמר אלהם אל תאחרו אתי ויהוה הצליח דרכי שלחוני ואלכה לאדני׃
Adam, ‹‹Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin›› dedi, ‹‹İzin verin, efendime döneyim.››فقال لهم لا تعوّقوني والرب قد انجح طريقي. اصرفوني لاذهب الى سيدي.
Adam, ‹‹Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin›› dedi, ‹‹İzin verin, efendime döneyim.››僕 人 說 、 耶 和 華 既 賜 給 我 通 達 的 道 路 、 你 們 不 要 耽 誤 我 、 請 打 發 我 走 、 回 我 主 人 那 裡 去 罷
Adam, ‹‹Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin›› dedi, ‹‹İzin verin, efendime döneyim.››僕人 說 、 耶和華 既 賜給 我 通達 的 道路 、 你 們 不 要 耽誤 我 、 請打發 我 走 、 回 我 主人 那 裡去罷
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››A on odpovedal a riekol: A kto je to, Pane, aby som uveril v neho?
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››A on odpowiedział i rzekł: A któż jest, Panie! abym weó wierzył?
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››De man antwoordde: "Ik weet niet wie dat is, Here. Anders zou ik in Hem geloven."
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Egli rispose: «E chi è, Signore, perché io creda in lui?»
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››El a răspuns: ,,Şi cine este, Doamne, ca să cred în El?``
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Él respondió y dijo: --Señor, ¿quién es, para que yo crea en él
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Er antwortete und sprach: Herr, welcher ist's? auf daß ich an ihn glaube.
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Felele az és monda: Ki az, Uram, hogy higyjek benne?
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Han svarade och sade: »Herre, vem är han då? Säg mig det, så att jag kan tro på honom.»
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Han svarede og sagde: "Hvem er han, Herre? for at jeg kan tro på ham."
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Han svarte: Hvem er han da, Herre, så jeg kan tro på ham?
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Hän vastasi ja sanoi: "Herra, kuka hän on, että minä häneen uskoisin?"
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Il répondit: Et qui est-il, Seigneur, afin que je croie en lui?
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››대답하여 가로되 주여 그가 누구시오니이까 내가 믿고자 하나이다
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Người thưa rằng : Thưa_Chúa người là ai hầu cho tôi tin đến ?
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Người thưa rằng: Thưa Chúa người là ai hầu cho tôi tin đến?
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Odpověděl on a řekl: I kdož jest, Pane, abych věřil v něho?
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››On odgovori in reče: In kdo je, Gospod, da bi veroval vanj?
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Orang itu menjawab, "Siapa Dia, Tuan? Tolong beritahukan supaya saya percaya kepada-Nya.
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Respondeu ele: Quem é, senhor, para que nele creia?
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Απεκριθη εκεινος και ειπε Τις ειναι, Κυριε, δια να πιστευσω εις αυτον;
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Озвав ся той, і сказав: Хто Він, Господи, щоб увірував я в Него?
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Он отвечал и сказал: а кто Он, Господи, чтобы мне веровать в Него?
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››Той Мене ще прослави, защото от Моето ще взема и ще ви известява.
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››ויען ויאמר מי הוא זה אדני למען אאמין בו׃
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››اجاب ذاك وقال من هو يا سيد لأومن به.
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››他 回 答 說 、 主 阿 、 誰 是 神 的 兒 子 、 叫 我 信 他 呢
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››他 回答 說 、 主阿 、 誰是 神 的 兒子 、 叫我 信 他 呢
Adlai Dileo efendim Helena ofisindenimAdlai DiLeo, proszę pana.
Adlai Dileo efendim Helena ofisindenimAdlai DiLeo, señor, trabajo en la oficina de Helena.
Adlai Dileo efendim Helena ofisindenimDělám na úřadu v Heleně. <i>A co děláte tady?
Adlai Dileo efendim Helena ofisindenim Niye seninle konuşuyorum?Adlai DiLeo, signore, dell'ufficio di Helena. <i>Perche' parlo con lei?
Adlai Dileo efendim Helena ofisindenim Niye seninle konuşuyorum?De la biroul din Helena. <i>De ce vorbesc cu tine?</i> <i>Unde-i Taylor?</i>
Adlai Dileo efendim Helena ofisindenim Niye seninle konuşuyorum? Taylor nerde?Адлай Дилео, сэр, Из офиса Елены. <i>А почему вы на линии?
Adlai Dileo efendim Helena ofisindenim>なぜ君と話しているんだ? テイラーはどこだ?
Afedersiniz, efendim, Bu yüzden doktor olmak için geri dönebilirim.Domnule, scuzati-ma, deci pot sa merg inapoi si sa fiu doctor?
Afedersiniz, efendim, Bu yüzden doktor olmak için geri dönebilirim.Mein Herr, Verzeihung, also dann kann ich wieder als Arzt tätig sein?
Afedersiniz, efendim, Bu yüzden doktor olmak için geri dönebilirim.Monsieur, excusez-moi, alors je peux recommencer à exercer en tant que médecin?
Afedersiniz, efendim, Bu yüzden doktor olmak için geri dönebilirim.Prosze pana, prosze mi wybaczyć, ale czy mogę wrócić do bycia doktorem?
Afedersiniz, efendim, Bu yüzden doktor olmak için geri dönebilirim.Signore, mi scusi, così posso tornare ad essere un medico?
Afedersiniz, efendim, Bu yüzden doktor olmak için geri dönebilirim.Thứ lỗi cho tôi nhưng... ...tôi có thể trở lại làm công việc như 1 bác sỹ không?
Afedersiniz, efendim, Bu yüzden doktor olmak için geri dönebilirim.Uram, elnézést tehát visszamehetek, hogy orvos lehessek?
Afedersiniz, efendim, Bu yüzden doktor olmak için geri dönebilirim.Κύριε, σχετικά με αυτό το θέμα, μπορώ να ξαναεξασκήσω την ιατρική;
Afedersiniz, efendim, Bu yüzden doktor olmak için geri dönebilirim.Простите, Сэр. могу ли я снова стать Доктором?
Afedersiniz, efendim.Entschuldigung, Kunde?
-Afedersiniz, efendim.Es tut mir leid, Ma'am.
Afedersiniz, efendim.Excusez-moi, madame.
-Afedersiniz, efendim.Excusez-moi Madame...
-Afedersiniz, efendim.Het spijt me mevrouw.
Afedersiniz, efendim.Iertati-ma, dna client.
-Afedersiniz, efendim.Imi pare rau, doamna..