Bu gece burada yeni bir ürün anons ediyoruz halka ilk kez gösterilecek burada.公の場では初公開となります これはspyfishといって ロンドンのナイジェル・ジャガーが設立した
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Assumimos como verdades óbvias que todos os homens são criados iguais."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Chúng ta nắm giữ sự thật hiển nhiên rằng tất cả mọi người đều bình đẳng."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Considerăm aceste adevăruri ca fiind evidente: toți oamenii au fost creați egali."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Kami meyakini kebenaran-kebenaran ini mutlak benar, bahwa semua manusia diciptakan setara."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""우리는 모든 이가 평등하게 태어났음을 자명한 진실로 생각한다.."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Magától értetődőnek tartjuk azokat az igazságokat, hogy minden ember egyenlőként teremtetett."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Nous tenons pour évidentes pour elles-mêmes les vérités suivantes: tous les hommes sont créés égaux."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Pokládáme za samozřejmé pravdy, že všichni lidé jsou stvořeni sobě rovni."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Riteniamo queste verità di per se stesse evidenti, che tutti gli uomini sono creati uguali."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Sostenemos como verdades evidentes que todos los hombres son creados iguales".
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Uważamy te prawdy za oczywiste: wszyscy ludzie są równi".
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Vi anser disse sandheder for selvindlysende, at alle mennesker er skabt lige."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Vi håller dessa sanningar som självklara, att alla människor är skapade lika."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Voor ons zijn deze waarheden vanzelfsprekend dat alle mensen gelijk zijn geschapen."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Wir halten diese Wahrheiten für selbstverständlich, dass alle Menschen gleich geschaffen sind."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Za nas so samoumevne resnice, da so vsi ljudje ustvarjeni enaki."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Θεωρούμε αυτές τις αλήθειες να είναι αυτονόητες. Ότι όλοι οι άνθρωποι δημιουργήθηκαν ίσοι"
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Ми вважаємо самоочевидною істиною, що всі люди рівні"
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Мы полагаем самоочевидными истины о том, что все люди созданы равными".
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""Ние вярваме, че е очевидно, че всички хора са създадени равни."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""מקובלות עלינו אמיתות אלה כמוכחות מאליהן, שכל בני-האדם נבראו שווים."
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır.""نؤمن أن حقيقة أن كل الناس يولدوا متساوين هي حقيقة ذاتية التدليل"
"Bu gerçekleri kendinden menkul kabul ediyoruz; tüm insanlar eşit yaratılmıştır."「われわれは 以下の事実を自明のことと信じる すなわち すべての人間は生まれながらにして平等である」
Bu gezegeni paylaştığımız bütün canlı ve oluşumlar için mücadele ediyoruz.Bojujeme za celý zbytek stvoření, který s námi sdílí tuto planetu.
Bu gezegeni paylaştığımız bütün canlı ve oluşumlar için mücadele ediyoruz.Estamos luchando por todas las criaturas que comparten este planeta con nosotros.
Bu gezegeni paylaştığımız bütün canlı ve oluşumlar için mücadele ediyoruz.Nous nous battons pour toute la création qui partage cette planète avec nous.
Bu gezegeni paylaştığımız bütün canlı ve oluşumlar için mücadele ediyoruz.Vi kämpar för alla skapelser som delar denna planet med oss.
Bu gezegeni paylaştığımız bütün canlı ve oluşumlar için mücadele ediyoruz.Wir kämpfen für die ganze Schöpfung, die diesen Planeten mit uns teilt.
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.Astăzi vorbim despre popor ca despre un bun.
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.Aujourd'hui nous en parlons comme d'un atout.
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.Dnes o nich mluvíme jako o aktivu.
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.Dziś mówimy o nich jako o aktywach.
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.Hari ini kita membicarakan penduduk sebagai modal berharga.
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.Heute spricht man von einem Aktivposten.
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.Hoy hablamos de la gente como un activo.
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.지금은 사람이 자산입니다
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.Ma úgy beszélünk róluk, mint értékről.
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.Ngày nay chúng ta bàn về vấn đề con người như là tài sản.
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.Oggi parliamo della gente come di una risorsa.
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.Vandaag praten we over mensen als aanwinst.
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.Днес говорим за хората като за актив.
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.Сегодня же мы говорим о населении как об активе, достоянии.
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.כיום אנו מדברים על אנשים כעל נכס,
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.اليوم نعتبر أن الشعب هو الأساس
Bugün halktan bir meta gibi söz ediyoruz.人々は人的資本なのです
Bugün iki dakikalık telefon görüşmesi ile yarım günlük emek tasarrufu ediyoruz.이제 그들은 2분 전화 통화로 하루의 반씩이나 걸렸던 노동력을 아낍니다.
Bugün iki dakikalık telefon görüşmesi ile yarım günlük emek tasarrufu ediyoruz.Aujourd'hui un appel de deux minutes leur économise une demi-journée de travail.
Bugün iki dakikalık telefon görüşmesi ile yarım günlük emek tasarrufu ediyoruz.Azi scutesc ½ zi de muncă cu o convorbire de 2 min.
Bugün iki dakikalık telefon görüşmesi ile yarım günlük emek tasarrufu ediyoruz.Dzisiaj oszczędzają pół dnia poprzez wykonanie 2 minutowego telefonu.
Bugün iki dakikalık telefon görüşmesi ile yarım günlük emek tasarrufu ediyoruz.Heutzutage sparen sie sich einen halben Tag Arbeit durch einen zwei Minuten Anruf.
Bugün iki dakikalık telefon görüşmesi ile yarım günlük emek tasarrufu ediyoruz.Hoy en día se ahorran medio día de trabajo con una llamada de dos minutos.
Bugün iki dakikalık telefon görüşmesi ile yarım günlük emek tasarrufu ediyoruz.I dag sparer de en halv dags arbejde med et to minutters telefonopkald.
Bugün iki dakikalık telefon görüşmesi ile yarım günlük emek tasarrufu ediyoruz.Manapság fél napi munkát takarítanak meg egy kétperces telefonhívással.
Bugün iki dakikalık telefon görüşmesi ile yarım günlük emek tasarrufu ediyoruz.Ngày nay họ tiết kiệm được nửa ngày làm việc chỉ với hai phút gọi.
Bugün iki dakikalık telefon görüşmesi ile yarım günlük emek tasarrufu ediyoruz.Oggi risparmiano mezza giornata di lavoro con una telefonata di due minuti.
Bugün iki dakikalık telefon görüşmesi ile yarım günlük emek tasarrufu ediyoruz.Vandaag sparen ze een halve dag werk met een telefoontje van 2 minuten.
Bugün iki dakikalık telefon görüşmesi ile yarım günlük emek tasarrufu ediyoruz.Σήμερα γλιτώνουν μισής μέρας δουλειά με ένα μόνο δίλεπτο τηλεφώνημα.
Bugün iki dakikalık telefon görüşmesi ile yarım günlük emek tasarrufu ediyoruz.А теперь они экономят полдня работы двухминутным звонком.
Bugün iki dakikalık telefon görüşmesi ile yarım günlük emek tasarrufu ediyoruz.Днес спестяват половиндневна работа с двеминутен телефонен разговор.