Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Azt mondta, "Kérjük Önöket, ne kapcsolják ki a kamerákat.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Dia berkata, "Kami memohon kepada Anda untuk tidak mematikan kamera tersebut.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Er sagte mir: "Wir bitten Sie die Kameras nicht abzuschalten.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Hij vertelde me: "We doen een beroep op u om de camera's niet uit te schakelen.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Il m'a dit : " Nous faisons appel à vous pour ne pas couper les caméras.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.그가 제게 말했습니다. "카메라를 끄지 않기를 부탁드립니다.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Me dijo: "Le solicitamos que no apague las cámaras.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Mi-a spus "Facem apel la voi să nu opriţi camerele de luat vederi.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Mi ha detto: "Vi chiediamo di non spegnere le telecamere.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın."Pedimos-vos que não desliguem as câmaras, esta noite.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Povedal mi: "Žiadame vás, aby ste nevypínali kamery.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Powiedział: "Błagamy was, nie wyłączajcie kamer."
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Řekl mi, "Apelujeme na vás, abyste nevypínali kamery.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Μου είπε, "Κάνουμε έκκληση να μην κλείσετε τις κάμερες.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Каза ми: "Умоляваме ви да не изключвате камерите си.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Он сказал:" Мы просим вас не выключать камеры.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Який сказав: " Ми закликаємо вас не вимикати камер.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.הוא אמר לי, "אנחנו קוראים לכם לא לכבות את המצלמות.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.وقال لي: أناشدكم أن لا توقفوا كاميرات التصوير،
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.「カメラを回し続けてほしい もしそれをやめれば
Başhemşire bana dönüp gururla: "Görüyorsunuz, bütün çocuklarımıza iyi muamele ediyoruz."Siostra przełożona z dumą oznajmiła, że ich dzieci świetnie się zachowują.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Îi studiem creierul cu niște electrozi fixați pe bonetă, așa că mișcările nu îi sunt limitate.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.우리는 머리에 씌운 작은 알갱이 장치로 아이의 머리를 추적했습니다. 그래서 완전히 구속되지 않은 상태로 자유롭게 움직입니다.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Monitorujeme posici její hlavy pomocí terčíků v čepičce, takže se může hýbat naprosto bez omezení.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Njeno glavo spremljamo preko kroglic v kapici, zato je prosta, da se giblje.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Pään likettä mitataan myssyn pienillä pelleteillä, vauva pystyy liikkumaan täysin vapaasti.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Seguiamo la sua testa con dei piccoli sensori in una cuffia, così può muoversi senza costrizioni.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Seguimos su cabeza con unas bolitas en la gorra de modo que pueda moverse con absoluta libertad.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Sledujeme pohyby jej hlavy pomocou senzorov v čiapke, takže sa môže úplne voľne pohybovať.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Śledzimy jej głowę za pomocą drobnych elektrod w hełmie więc może ruszać się bez ograniczeń.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Vi følger hendes hoved via små kugler i en kasket, så hun kan bevæge sig fuldstændig utvunget.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Vi följer hennes huvud med små pellets i en hätta, så hon kan röra sig helt obehindrat.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.We volgen haar hoofd met behulp van kleine knikkers in een muts. Ze kan volkomen vrij en ongehinderd bewegen.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Ние проследяване главата и с малки топчици в шапката, така че тя е свободна да се движи съвсем непринудено.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.אנו עוקבים אחר ראשה בעזרת לוחיות קטנות בכיפה, כך שהיא חופשיה לנוע ללא שום מגבלות.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.وكنا نتتبع ما يدور بدماغها مع تثبيت كرة صغيرة على الخوذة, ما يعطيها مطلق الحرية في تحريك رأسها بإرتياح.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.データを取っているので 赤ちゃんはまったく不自由なく 体を動かせます 技術的に大変良くできています
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.Às vezes, apercebemo-nos de algo mal ou muito tarde.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.A veces, precibimos algo mal, o demasiado tarde.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.A volte percepiamo qualcosa di sbagliato o troppo tardi.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.Czasem wyczuwamy coś źle lub zbyt późno.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.Esetenként valamit rosszul mérünk fel vagy túl későn.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.운정 중에, 가끔, 뭔가 잘못됐다거나 아니면 너무 늦었다고 느낄때도 있죠.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.Manchmal schätzen wir etwas falsch oder zu spät ein.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.Ocazional percepem ceva greşit sau prea târziu.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.Parfois, on perçoit quelque chose mal ou trop tard.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.Příležitostně něco zachytíme špatně nebo příliš pozdě.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.Soms hebben we iets niet in de gaten of zijn we te laat.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.Terkadang kita terlambat mengetahui ada yang salah.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.Thi thoảng ta linh cảm có gì không ổn, hay là quá trễ rồi.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.Včasih kaj zaznamo narobe ali pa prepozno.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.Περιστασιακά αισθανόμαστε κάτι είτε λανθασμένα είτε πολύ αργά.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.Иногда мы чувствуем, что что-то идёт не так или замечаем это слишком поздно.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.Понякога усещаме нещо нередно или прекалено късно.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.Час від часу ми реагуємо на ситуацію або невірно або запізно.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.לעתים אנחנו חשים משהו לא נכון, או מאוחר מדי.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.أحيانا نشعر بشيئ خاطئ أو متأخر
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.ドライバーは 事故を起こすと決まって
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Alţii ziceau: ,,Punem zălog ogoarele, viile şi casele noastre, ca să avem grîu în timpul foametei.``
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Anderen hadden hun akkers, wijngaarden of huizen moeten verpanden om aan geld voor voedsel te komen.