RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.És monda az Úr Mózesnek: Mit kiáltasz hozzám? Szólj Izráel fiainak, hogy induljanak el.
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.Il Signore disse a Mosè: «Perché gridi verso di me? Ordina agli Israeliti di riprendere il cammino
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.In GOSPOD reče Mojzesu: Zakaj vpiješ k meni? Véli Izraelovim sinovom, naj gredo naprej!
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.I řekl Hospodin Mojžíšovi: Co voláš ke mně? Mluv synům Izraelským, ať jdou předce.
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.I rzekł Pan do Mojżesza: Cóż wołasz do mnie? Mów do synów Izraelskich, aby ciągnęli;
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.Ja Herra sanoi Moosekselle: "Miksi huudat minulle? Sano israelilaisille, että he lähtevät liikkeelle.
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.Kata TUHAN kepada Musa, "Mengapa engkau berteriak minta tolong? Suruhlah orang Israel jalan terus
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.여호와께서 모세에게 이르시되 너는 어찌하여 내게 부르짖느뇨 이스라엘 자손을 명하여 앞으로 나가게 하고
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.L`Éternel dit à Moïse: Pourquoi ces cris? Parle aux enfants d`Israël, et qu`ils marchent.
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.Och HERREN sade till Mose: »Varför ropar du till mig? Säg till Israels barn att de draga vidare.
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.Og Herren sa til Moses: Hvorfor roper du til mig? Si til Israels barn at de skal bryte op!
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.Toen zei de HERE tegen Mozes: "Roep niet langer tot Mij, breek het kamp op en zet het volk in beweging!
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.Και ειπε Κυριος προς τον Μωυσην, Τι βοας προς εμε; ειπε προς τους υιους Ισραηλ να κινησωσι
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.И сказал Господь Моисею: что ты вопиешь ко Мне? скажи сынам Израилевым, чтоб они шли,
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.Тогава рече Господ на Моисея: Защо викаш към Мене? Кажи на израилтяните да вървят напред.
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.ויאמר יהוה אל משה מה תצעק אלי דבר אל בני ישראל ויסעו׃
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.فقال الرب لموسى مالك تصرخ اليّ. قل لبني اسرائيل ان يرحلوا.
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.耶 和 華 對 摩 西 說 、 你 為 甚 麼 向 我 哀 求 呢 、 你 吩 咐 以 色 列 人 往 前 走
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.耶和華 對 摩西說 、 你 為甚麼 向 我 哀求 呢 、 你 吩咐 以色列人 往 前走
Sadece doğru kelimeleri telaffuz ediyorsunuz ve sonrasında, whoooosh!그리고 "마법의 주문은 존재한다"는. 우리가 정확한 주문을 욀수만 있다면
Sadece doğru kelimeleri telaffuz ediyorsunuz ve sonrasında, whoooosh!שקסמים קיימים, ושאם רק היינו יכולים לבטא את המילים הנכונות,
Sadece doğru kelimeleri telaffuz ediyorsunuz ve sonrasında, whoooosh!التي تتهجى الموجود، وإذا أستطعنا نطقها بالطريقة الصحيحة،
Sadece doğru kelimeleri telaffuz ediyorsunuz ve sonrasında, whoooosh!「ヒュー!」
Sadece farklı bir izotop elde ediyorsunuz, farklı versiyon/çeşit, bir elementin.Avrete solo un isoyopo differente una diversa versione dello stesso elemento.
Sadece farklı bir izotop elde ediyorsunuz, farklı versiyon/çeşit, bir elementin.Dostajemy tylko inny izotop, inną wersję tego samego pierwiastka.
Sadece farklı bir izotop elde ediyorsunuz, farklı versiyon/çeşit, bir elementin.Je krijgt alleen maar een andere isotoop, een andere versie van het element.
Sadece farklı bir izotop elde ediyorsunuz, farklı versiyon/çeşit, bir elementin.그저 다른 동위 원소들이 나올 뿐이에요.
Sadece farklı bir izotop elde ediyorsunuz, farklı versiyon/çeşit, bir elementin.Man får bare en anden isotop, en anden udgave af grundstoffet.
Sadece farklı bir izotop elde ediyorsunuz, farklı versiyon/çeşit, bir elementin.Pur şi simplu ai un alt isotop, o altă versiune a elementului respectiv.
Sadece farklı bir izotop elde ediyorsunuz, farklı versiyon/çeşit, bir elementin.Získáte tím pouze jiný izotop a jinou verzi prvku.
Sadece farklı bir izotop elde ediyorsunuz, farklı versiyon/çeşit, bir elementin.Ви просто отримуєте інший ізотоп, іншу версію елементу.
Sadece farklı bir izotop elde ediyorsunuz, farklı versiyon/çeşit, bir elementin.Вы просто получаете другой изотоп, другую версию элемента.
Sadece farklı bir izotop elde ediyorsunuz, farklı versiyon/çeşit, bir elementin.אתם רק מקבלים איזוטופ שונה, גרסה אחרת של היסוד.
Sadece farklı bir izotop elde ediyorsunuz, farklı versiyon/çeşit, bir elementin.ولكنك تحصل فقط على نظير مختلف، صيغة مختلفة من العنصر.
Sadece farklı bir izotop elde ediyorsunuz, farklı versiyon/çeşit, bir elementin.が得られるのです. これら2つのバージョンの炭素はどちらも同位体です.
Sadece inat ediyorsun.Aposto que estás só a ser teimoso.
Sadece inat ediyorsun.-Du är säkert bara envis.
Sadece inat ediyorsun.- Du er sikkert bare stædig.
Sadece inat ediyorsun.-Olet vain itsepäinen.
Sadece inat ediyorsun.Seguro que solo estás siendo tozudo.
Sadece inat ediyorsun.Stai solo facendo il duro.
Sadece inat ediyorsun.Założę się, że przesadzasz.
Sadece inat ediyorsun.Βάζω στοίχημα ότι φταίει το πείσμα σου.
Sadece inat ediyorsun.Готов поспорить, ты просто упрямишься.
Sadece kalabalığı takip ediyorsun, değil mi?Nagyon együttműködő.
Sadece kalabalığı takip ediyorsun, değil mi? Ne olduğu kimin umurunda?Είσαι τόσο συνεργάσιμη.
Sadece kalabalığı takip ediyorsun, değil mi? Ne olduğu kimin umurunda?انت متعاونة جدا
Sadece tahmin ediyorsunuz.A jenom hádáme.
Sadece tahmin ediyorsunuz. Bu 4 taneden birini seçiyorsunuz. Bu 3 taneden birini seçiyorsunuz.Du skulle -- du gissar ju bara. du gissar slumpmässigt på en av dessa 4, du väljer slumpmässigt en av dessa 4.
Sadece tahmin ediyorsunuz.아마 이렇게 유추해 볼 수 있을 거에요.
Sadece tahmin ediyorsunuz.laten we alle mogelijk uitkomst hier noteren.
Sadece tahmin ediyorsunuz.Po prostu zgadujemy.
Sadece tahmin ediyorsunuz.Você poderia -- você está apenas chutando.
Sadece tahmin ediyorsunuz.Бихме могли-просто предполагаме.
Sadece tahmin ediyorsunuz.Ви ж просто угадуєте.
Sadece tahmin ediyorsunuz.これらの4つから1つをランダムに選べますよ。きみは
Sağ tarafa gidildikçe Bu kabuğa elektron eklemeye devam ediyorsunuz.A medida que vas hacia la derecha en un período, vas agregando electrones a esa cáscara.
Sağ tarafa gidildikçe Bu kabuğa elektron eklemeye devam ediyorsunuz.Como você vai para a direita em um período, você simplesmente continuar adicionando elétrons para que a casca.
Sağ tarafa gidildikçe Bu kabuğa elektron eklemeye devam ediyorsunuz.Když půjdeme doprava v rámci periody, přidáváme elektrony do této jedné slupky.
Sağ tarafa gidildikçe Bu kabuğa elektron eklemeye devam ediyorsunuz.Kiedy przesuwasz się w prawą stronę, po prostu dodajesz coraz więcej elektronów.