-Orası muhakkak, sonra gelip herkesi dava ediyorsunuz.-Niin varmaan, ja haastatte kaikki oikeuteen.
-Orası muhakkak, sonra gelip herkesi dava ediyorsunuz.- Sicher. Aber ihr verklagt jeden.
-Orası muhakkak, sonra gelip herkesi dava ediyorsunuz.-Sicher. Aber ihr verklagt jeden.
-Orası muhakkak, sonra gelip herkesi dava ediyorsunuz.- Sigur, dar îi daţi în judecată pe toţi.
-Orası muhakkak, sonra gelip herkesi dava ediyorsunuz.-Tak, ale pozywacie za to wszystkich.
-Orası muhakkak, sonra gelip herkesi dava ediyorsunuz.-Tentu saja, tapi kau menuntut banyak orang.
-Orası muhakkak, sonra gelip herkesi dava ediyorsunuz.-Vážně? Ale s každým se soudíte.
-Orası muhakkak, sonra gelip herkesi dava ediyorsunuz.Ναι, αλλά κάνετε μήνυση σε όλους.
-Orası muhakkak, sonra gelip herkesi dava ediyorsunuz.- Да бре, а съдите наляво и надясно.
-Orası muhakkak, sonra gelip herkesi dava ediyorsunuz.-Конечно, но вы судиться каждый.
O saglıklı sebzeleri yemekten nefret mi ediyorsun?Hasst du es, all das gesunde Gemüse essen zu müssen ?
O saglıklı sebzeleri yemekten nefret mi ediyorsun?Jak to jde? Nesnášíš, že musíš jíst samou zdravou zeleninu?
O saglıklı sebzeleri yemekten nefret mi ediyorsun?Ты терпеть не можешь все эти здоровые овощи?
Oyle mi umit ediyorsun?Aşa speri?
Oyle mi umit ediyorsun?Chciałabyś?
Oyle mi umit ediyorsun?Cô có hy vọng thế không?
Oyle mi umit ediyorsun?Doufáte v to?
Oyle mi umit ediyorsun?¿Esperas que sea así?
Oyle mi umit ediyorsun?Ezt szeretnéd?
Oyle mi umit ediyorsun?Hoffen Sie, dass es so kommt?
Oyle mi umit ediyorsun?Hoop je dat?
Oyle mi umit ediyorsun?L'espérez-vous?
Oyle mi umit ediyorsun?"Tu lo speri...?"
Oyle mi umit ediyorsun?Ελπίζεις σε κάτι τέτοιο;
Oyle mi umit ediyorsun?"Вы надеетесь на это?"
Oyle mi umit ediyorsun?Надяваш ли се за това?
Oysa ikinci tavşanı yakalamakla geçirdiğiniz zamanda toplanması kolay dutlardan feragat ediyorsunuz.A v tom trochu více času se vzdáváte bobulí, které se snadněji získávají.
Oysa ikinci tavşanı yakalamakla geçirdiğiniz zamanda toplanması kolay dutlardan feragat ediyorsunuz.És ebben a kicsit több időben a könnyebben begyűjthető bogyókról is le kell mondanod.
Oysa ikinci tavşanı yakalamakla geçirdiğiniz zamanda toplanması kolay dutlardan feragat ediyorsunuz.E um pouco mais de tempo, voce também está desistindo das frutinhas mais faceis de pegar.
Oysa ikinci tavşanı yakalamakla geçirdiğiniz zamanda toplanması kolay dutlardan feragat ediyorsunuz.I dlatego w tym czasie nie zbierzesz jagód, które były łatwiejsze do zebrania.
Oysa ikinci tavşanı yakalamakla geçirdiğiniz zamanda toplanması kolay dutlardan feragat ediyorsunuz.그리고 조금 더 시간을 쓰니까 더 얻기 쉬운 베리들을 포기하게 됩니다.
Oysa ikinci tavşanı yakalamakla geçirdiğiniz zamanda toplanması kolay dutlardan feragat ediyorsunuz.Коли у вас трохи більше часу, ви також відмовляєтесь від ягід, які було легше зібрати.
Peki sen? Neyi risk ediyorsun?E tu su cosa intendi scommettere?
Peki sen? Neyi risk ediyorsun?Et vous, qu'allez-vous miser ?
Peki sen? Neyi risk ediyorsun?Vậy cô muốn cược gì?
Peki sen? Neyi risk ediyorsun?ماذا عنكِ؟ ما الذى ستراهننين عليه؟
Pinochet'nin bu ülkede devasa bir ıstıraba neden olduğunu inkar mı ediyorsunuz?Ali zanikate, da je Pinochet povzročil ogromno trpljenja?
Pinochet'nin bu ülkede devasa bir ıstıraba neden olduğunu inkar mı ediyorsunuz?Apa Anda menyangkal bahwa Pinochet membuat negeri itu sangat menderita?
Pinochet'nin bu ülkede devasa bir ıstıraba neden olduğunu inkar mı ediyorsunuz? Ben hayır... Ben...Förnekar du att Pinochet har orsakat stort lidande till det landet?
Pinochet'nin bu ülkede devasa bir ıstıraba neden olduğunu inkar mı ediyorsunuz?Czy zaprzeczy pan, że Pinochet doprowadził do ogromnych cierpień w tym kraju?
Pinochet'nin bu ülkede devasa bir ıstıraba neden olduğunu inkar mı ediyorsunuz?¿Estás negando que Pinochet haya causado un enorme sufrimiento a ese país?
Pinochet'nin bu ülkede devasa bir ıstıraba neden olduğunu inkar mı ediyorsunuz?Neghi che Pinochet causò enormi sofferenze in quel paese?
Pinochet'nin bu ülkede devasa bir ıstıraba neden olduğunu inkar mı ediyorsunuz?O senhor nega que Pinochet causou um grande sofrimento.
Pinochet'nin bu ülkede devasa bir ıstıraba neden olduğunu inkar mı ediyorsunuz?Streiten Sie ab, dass Pinochet dem Land viel Leid zugefügt hat?
Pinochet'nin bu ülkede devasa bir ıstıraba neden olduğunu inkar mı ediyorsunuz?Tagadja, hogy Pinochet hatalmas szenvedést jelentett az országának?
Pinochet'nin bu ülkede devasa bir ıstıraba neden olduğunu inkar mı ediyorsunuz?Vy popierate, že Pinochet spôsobil tej krajine obrovské utrpenie?
Pinochet'nin bu ülkede devasa bir ıstıraba neden olduğunu inkar mı ediyorsunuz?Αρνείστε ότι ο Πινοσέτ προκάλεσε τεράστια δεινά σ αυτή τη χώρα;
Pinochet'nin bu ülkede devasa bir ıstıraba neden olduğunu inkar mı ediyorsunuz?Вы отрицаете, что Пиночет причинил огромные страдания этой стране?
Pinochet'nin bu ülkede devasa bir ıstıraba neden olduğunu inkar mı ediyorsunuz?Отричате, че Пиночет е причинил огромни мъки в тази страна?
Pinochet'nin bu ülkede devasa bir ıstıraba neden olduğunu inkar mı ediyorsunuz?האם אתה מכחיש שפינושה ,גרם סבל נוראי למתנגדיו
Pinochet'nin bu ülkede devasa bir ıstıraba neden olduğunu inkar mı ediyorsunuz?莫大だとは思いません
Pozitif 90 sonucuna varmıyoruz. Negatif 90 elde ediyorsunuz.-90이 됩니다
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.A Hospodin riekol Mojžišovi: Čo kričíš ku mne? Hovor synom Izraelovým, aby sa rušali.
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.Da sagde HERREN til Moses: "Hvorfor råber du til mig? Sig til Israeliterne, at de skal bryde op!
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.Der HERR sprach zu Mose: Was schreist du zu mir? sage den Kindern Israel, daß sie ziehen.
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.Domnul a zis lui Moise: ,,Ce rost au strigătele acestea? Spune copiilor lui Israel să pornească înainte.
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.Ðức Giê-hô-va phán cùng Môi-se rằng: Sao ngươi kêu van ta? Hãy bảo dân Y-sơ-ra-ên cứ đi;
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.Ðức_Giê - hô-va phán cùng Môi-se rằng : Sao ngươi kêu_van ta ? Hãy bảo dân Y-sơ-ra-ên cứ đi ;
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.Então disse o Senhor a Moisés: Por que clamas a mim? dize aos filhos de Israel que marchem.
RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.Entonces Jehovah dijo a Moisés: --¿Por qué clamas a mí? Di a los hijos de Israel que se marchen