Ana içeriğe geç
Sözlük

ediyorsun ile cümle

ediyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Evet, devam ediyorsun.Sí, ahí vas.
Evet, devam ediyorsun.Vâng, mời cô.
Evet, devam ediyorsun.Ναι, ορίστε.
Evet, devam ediyorsun.Да, вот видите.
Evet, devam ediyorsun.Да, сега си ти.
Evet Evet Evet 21 Aralık 2011'de dünyanın sona erip ermeyeceğini merak ediyorsunuz.Искахте да знаете дали светът ще свърши през 21 декември 2012 г.
Evet, intihar edin, gerçekten. Tüm güzel şeyleri yok ediyorsunuz.Okay-ammazzati-seriamente.Sei la rovina di tutte le cose buone,seriamente.
Evet, intihar edin, gerçekten. Tüm güzel şeyleri yok ediyorsunuz.Ta ditt liv, seröst, du förstör för allt som är utav godo.
Fakat bir ödül koyarsanız, hizmete çok az para veriyorsunuz ve başarıyı elde ediyorsunuz.Aber an einem Preis ist das Schöne, dass die Wartungskosten sehr gering sind und bei Erfolg gezahlt wird.
Fakat bir ödül koyarsanız, hizmete çok az para veriyorsunuz ve başarıyı elde ediyorsunuz.Ale w przypadku konkursu piękne jest to, że koszty obsługi są bardzo niskie i inwestuje się w sukces.
Fakat bir ödül koyarsanız, hizmete çok az para veriyorsunuz ve başarıyı elde ediyorsunuz.Dar dacă oferi un premiu, partea frumoasă e că taxa de întreţinere e mică şi plătești pentru succes.
Fakat bir ödül koyarsanız, hizmete çok az para veriyorsunuz ve başarıyı elde ediyorsunuz.상금의 미학은 유지비용이 매우 작고 성공할 경우 상금을 줄 수도 있다는 것입니다.
Fakat bir ödül koyarsanız, hizmete çok az para veriyorsunuz ve başarıyı elde ediyorsunuz.הדבר היפה הוא, שמחיר התחזוקה הוא מאוד נמוך, והתשלום הוא רק כשיש הצלחה.
Fakat bir ödül koyarsanız, hizmete çok az para veriyorsunuz ve başarıyı elde ediyorsunuz.وبرسوم تشغيلية بسيطة حيث يتوجب عليك الدفع فقط .. ان حقق احدهم الهدف
Fakat bir ödül koyarsanız, hizmete çok az para veriyorsunuz ve başarıyı elde ediyorsunuz.成功したときに払えばよい ということです オルティーグは 大西洋横断に 挑戦しようという
Fakat seçimde, fark ediyorsun geliyorlar; bir seçimin var.Ale vo voľbe zistíte, že príde; máte na výber.
Fakat şimdi düşüncelerin değişti ve artık, benimlesin... Bana çıkma mı teklif ediyorsun?Ale potom si zmenil názor a teraz si so mnou.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.Aber Sie gewinnen einen Zuwachs an Traglast.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.Ale získate, čo do nosnej kapacity.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.A teherhordó-képesség tekintetében viszont nyerünk.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.Dar câştigi în capacitate utilă.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.하지만 적재하중의 용량에 대해서는 이점을 얻게 됩니다.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.Maar je nuttige lading stijgt wel.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.Mais on y gagne en capacité de transport de charge utile.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.Mas ganha-se em termos de capacidade de carga.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.Ma si guadagna in termini di capacità di carico.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.Nicméně zisk je ve smyslu nosnosti.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.Pero lo ganamos en términos de capacidad de carga útil.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.Zyskujemy jednak na ładowności.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.Αλλά κερδίζετε σε ωφέλιμο φορτίο.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.Натомість збільшуємо чисту вантажопідйомність.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.Но мы выигрываем в плане полезной грузоподъёмности.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.Но печелите по отношение на товароподемността.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.אבל מרויחים יכולת נשיאת מטען.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.لكنك تكتسب قدرةً أكبر على الحمل.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.もう1つお見せしたいのは
Fareye birşey yapıyorsunuz ki bunun için de, "Fareye çörek ver" diye ifade ediyorsunuz."Give the mouse the muffin"と表現します つまり私が提起した問題である
Fareye birşey yapıyorsunuz ki bunun için de, "Fareye çörek ver" diye ifade ediyorsunuz.즉, 여러분은 그 쥐에게 무언가를 하고 그리고 그것을, "그 쥐에게 머핀을 줘라."고 표현하죠.
Fareye birşey yapıyorsunuz ki bunun için de, "Fareye çörek ver" diye ifade ediyorsunuz.le estás haciendo algo al ratón, y por ende lo expresas como "Dar al ratón el muffin".
Fareye birşey yapıyorsunuz ki bunun için de, "Fareye çörek ver" diye ifade ediyorsunuz.אתם עושים משהו לעכבר, ולכן מבטאים זאת כ"תן לעכבר עוגייה."
Fareye birşey yapıyorsunuz ki bunun için de, "Fareye çörek ver" diye ifade ediyorsunuz.فأنت تفعل شئ للفأر، وبناءً عليه، انت تعبر عنه ب "أُعْطِ الفأر الفطيرة."
Fark ediyorsunuz kiAnda mulai menyadari bahwa
Fark ediyorsunuz kiBạn bắt đầu nhận ra rằng
Fark ediyorsunuz kiComeçamos a perceber:
Fark ediyorsunuz kiEs wird einem bewusst, dass:
Fark ediyorsunuz kiÎncepi să-ţi dai seama că
Fark ediyorsunuz kiJe begint te beseffen:
Fark ediyorsunuz kiKezdünk rájönni az ilyenekre:
Fark ediyorsunuz ki여러분은 깨닫기 시작합니다.
Fark ediyorsunuz kiPričnemo ugotavljati, recimo:
Fark ediyorsunuz kiSi inizia a capire che:
Fark ediyorsunuz kiUno empieza a darse cuenta que
Fark ediyorsunuz kiUvedomíte si, že
Fark ediyorsunuz kiVous commencez à réaliser que
Fark ediyorsunuz kiZaczynasz sobie zdawać sprawę, że...
Fark ediyorsunuz kiZjistíte, že
Fark ediyorsunuz kiΞεκινάς να συνειδητοποιείς ότι
Fark ediyorsunuz kiВи починаєте розуміти:
Fark ediyorsunuz kiВы начинаете понимать:
Fark ediyorsunuz kiЗапочвате да осъзнавате, че
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod