"Anlamına gelir ne hayal ediyorsunuz?""Was willst du dir vorstellen, dass es bedeutet?"
"Anlamına gelir ne hayal ediyorsunuz?""Wat denk je voorstellen dat het betekent?"
"Anlamına gelir ne hayal ediyorsunuz?""Τι να φανταστείτε ότι σημαίνει αυτό;"
"Anlamına gelir ne hayal ediyorsunuz?""Какво ли да си представите, че това означава?"
"Anlamına gelir ne hayal ediyorsunuz?""Что вы себе представить, что это значит?"
"Anlamına gelir ne hayal ediyorsunuz?""Що ви собі уявити, що це значить?"
Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz.Al conducir rastreamos, seguimos el rastro de los autos a nuestro alrededor.
Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz.Als je rijdt, volg je de auto's rondom je.
Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz.Když řídíte, sledujete auta okolo vás.
Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz.Khi bạn đang lái xe, bạn đang theo dõi, theo dõi những xe xung quanh bạn.
Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz.추적합니다. 주변의 차를 계속해서 추적하고 있는거죠.
Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz.När du kör, använder du spårning, när du håller reda på bilarna runt omkring dig.
Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz.Quando guidate, seguite i movimenti delle macchine attorno a voi.
Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz.Quand vous conduisez, vous suivez des yeux les voitures autour de vous pour ne pas les perdre de vue.
Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz.Vezetés közben figyeljük, követjük a körülöttünk lévő járműveket.
Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz.Wenn Sie Auto fahren, beobachten Sie und behalten den Überblick über die Autos um sich herum.
Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz.Όταν οδηγείτε, παρακολουθείτε, προσπαθείτε να εντοπίσετε τα αυτοκίνητα γύρω σας.
Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz.Когато шофирате, проследявате, проследявате колите около вас.
Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz.Когда вы ведёте машину, вы следите за машинами, окружающими вас.
Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz.אתם עוקבים, עוקבים אחרי מכוניות מסביבכם.
Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz.فأنت تُتابع، تنتبه لسيارات التي حولك
Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz.歩行者や犬の位置を把握していることで
Aralarında etkileşim var. Ve, bildiğiniz gibi, müthiş şeyler elde ediyorsunuz.서로간의 상호작용이 일어나고 있고요, 여러분은 놀라운 것들을 얻을 거에요.
Aralarında etkileşim var. Ve, bildiğiniz gibi, müthiş şeyler elde ediyorsunuz.Oddziałują na siebie nawzajem, a wyniki są niesamowite.
Aralarında etkileşim var. Ve, bildiğiniz gibi, müthiş şeyler elde ediyorsunuz.Összjáték zajlik itt, és csodás dolgok történnek.
Aralarında etkileşim var. Ve, bildiğiniz gibi, müthiş şeyler elde ediyorsunuz.Und zwischen all diesen Dingen gibt es Wechselwirkungen und am Ende kommen ganz erstaunliche Sachen heraus.
Aralarında etkileşim var. Ve, bildiğiniz gibi, müthiş şeyler elde ediyorsunuz.יש ביניהם השפעה הדדית ומתקבלים דברים מדהימים.
Aralarında etkileşim var. Ve, bildiğiniz gibi, müthiş şeyler elde ediyorsunuz.هناك لعب داخلي بينهم. وكما تعلمون، تحصل على أشياء رائعة.
Aralarında etkileşim var. Ve, bildiğiniz gibi, müthiş şeyler elde ediyorsunuz.例えば、みなさんは「シティー・オブ・ゴッド」という映画を見たことがありますか?
Ardından büyük çemberin en uygun boyuttaki halini, aradaki boşluklara çizmeye devam ediyorsunuz.それはこの間の空間にはまります. これは「アポロニウスのガスケット」と言います.
Aynı tür hidrojen bağlarını elde ediyorsunuz.Dostanete stejný typ vodíkových můstků.
Aynı tür hidrojen bağlarını elde ediyorsunuz.같은 형식의 수소결합이 형성됩니다
Aynı tür hidrojen bağlarını elde ediyorsunuz.Obtenemos los mismos puentes de hidrógeno.
Aynı tür hidrojen bağlarını elde ediyorsunuz.Sie erhalten die gleiche Art von Wasserstoffbrückenbindungen.
Ayrıca, ben hala lisedeyim. Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir.Hočeš zaslužiti lopnil?
- ...babana tercih ediyorsun ha?.Bahar ...
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Eu aposto que você está se perguntando o que é realmente programação.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Fogadok gondolkoztál már azon, mi is a programozás valójában.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Iar noi suntem aici să te ajutăm. Sunt sigur că te întrebi ce este de fapt programarea.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Ich vermute du fragst dich, was Programmieren eigentlich ist.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Jeg er sikker på, at du har tænkt på, hvad programmering er.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Je vraagt je vast af wat programmeren eigenlijk is.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.프로그래밍이 무엇인지 궁금할텐데요
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Scommetto che i stai chiedendo cosa davvero sia programmare.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Seguro que te estás preguntando qué es realmente programar
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Stavím sa, že si kladiete otázku, čo je vlastne programovanie.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Tôi cá rằng bạn đang thắc mắc lập trình thực sự là gì.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Veikkaan, että mietit, mitä ohjelmointi itse asiassa on.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Vous vous demandez ce qu'est la programmation ?
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Vsadím se, že vás zajímá, co vlastně programování je.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Założę się, że zastanawiasz się na czym polega programowanie.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Στοιχηματίζω ότι θα αναρωτίεστε τι είναι στην πραγματικότητα ο προγραμματισμός.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Б"юсь об заклад, тобі цікаво дізнатись, чим же в дійсності є програмування.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Обзалагам се, че се чудите, какво всъщност е програмирането.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.Я уверена, что Вам хочется узнать, что такое программирование.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.אתם בטח תוהים מהו תכנות בעצם.
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.プログラムを記述するとは、コンピューターに一連の命令を与えることです。
Bahse varım programlamanın tam olarak ne olduğunu merak ediyorsundur.编程是什么呢?
Balam, ‹‹Benimle alay ediyorsun›› diye yanıtladı, ‹‹Elimde kılıç olsaydı, seni hemen öldürürdüm.››Balaam rispose all'asina: «Perché ti sei beffata di me! Se avessi una spada in mano, ti ammazzerei subito»
Balam, ‹‹Benimle alay ediyorsun›› diye yanıtladı, ‹‹Elimde kılıç olsaydı, seni hemen öldürürdüm.››Bileam svarede Æselet: "Du har drillet mig; havde jeg haft et Sværd i Hånden, havde jeg slået dig ihjel!"