Hala protesto ediyorlar.Wciąż protestują.
Hala protesto ediyorlar.Ze zijn nog steeds aan het protesteren.
Hala protesto ediyorlar.Ακόμα διαμαρτύρονται.
Hala protesto ediyorlar.Все още протестират.
Hala protesto ediyorlar.Они протестуют до сих пор.
Hala protesto ediyorlar.הם עדיין מוחים.
Hala protesto ediyorlar.وهم ما يزالون يتظاهرون.
Hala protesto ediyorlar.(笑)
Hala takip ediyorlar.Họ vẫn đang đuổi theo ta.
Hala takip ediyorlar. Şehrin dışına çıkalım.Все още са след нас, трябва да напуснем града.
Hala takip ediyorlar.Todavía nos persiguen.
Hala takip ediyorlar.Они ещё преследуют нас.
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.(93:5) попирают народ Твой, Господи, угнетают наследие Твое;
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.A te népedet Uram tapossák, és nyomorgatják a te örökségedet.
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.A tu pueblo, oh Jehovah, quebrantan; a tu heredad afligen
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.de underkuer, o HERRE, dit Folk og undertrykker din Arvelod;
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Ditt folk, Herre, knuser de, og din arv plager de.
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Ditt folk, o HERRE, krossa de, och din arvedel förtrycka de.
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Ei zdrobesc pe poporul Tău, Doamne, şi asupresc moştenirea Ta.
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Esmagam o teu povo, ó Senhor, e afligem a tua herança.
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Éternel! ils écrasent ton peuple, Ils oppriment ton héritage;
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Hãy Ðức Giê-hô-va, chúng nó chà nát dân sự Ngài, Làm khổ sở cho cơ nghiệp Ngài.
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Hãy_Ðức_Giê - hô-va , chúng_nó chà nát dân_sự Ngài , Làm khổ_sở cho cơ_nghiệp Ngài .
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.HERR, sie zerschlagen dein Volk und plagen dein Erbe;
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Hospodine, depcú tvoj ľud a trápiac ponižujú tvoje dedičstvo.
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.여호와여 저희가 주의 백성을 파쇄하며 주의 기업을 곤고케 하며
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Lid tvůj, Hospodine, potírati a dědictví tvé bědovati?
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Lud twój, Panie! trzeć, a dziedzictwo twoje trapić?
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Mereka menindas umat-Mu, ya TUHAN, dan meremukkan orang-orang pilihan-Mu
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Signore, calpestano il tuo popolo, opprimono la tua eredità
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Sinun kansaasi, Herra, he runtelevat, ja sinun perintöosaasi he rasittavat.
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Tvoje ljudstvo, GOSPOD, teptajo v prah in tlačijo tvojo dediščino.
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Zij lopen Uw volk onder de voet, HERE. Zij onderdrukken Uw land.
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Τον λαον σου, Κυριε, καταθλιβουσι και την κληρονομιαν σου κακοποιουσι.
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.Те съкрушават людете Ти, Господи, И притесняват наследството Ти;
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.עמך יהוה ידכאו ונחלתך יענו׃
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.يسحقون شعبك يا رب ويذلون ميراثك.
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.耶 和 華 阿 、 他 們 強 壓 你 的 百 姓 、 苦 害 你 的 產 業
Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar.耶和華 阿 、 他們強壓 你 的 百姓 、 苦 害 你 的 產業
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.A közegészségügyi hatóságok jobbára figyelmen kívül hagyták, amit mondott.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.As autoridades de saúde pública ignoraram totalmente o que ele dizer.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.Autorităţile sănătăţii publice au ignorat în mare ce a avut el de spus.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.Die öffentlichen Gesundsheitsbehörden ignorierten seine Behauptungen völlig.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.보건 당국은 그의 주장을 대부분 무시했습니다.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.Las autoridades de salud ignoraron por mucho tiempo lo que ese médico decía.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.Le autorità sanitarie pubbliche avevano largamente ignorato le sue parole.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.Les autorités sanitaires avaient largement ignoré ce qu'il avait à dire.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.Pihak berwenang kesehatan mengabaikan apa yang dia katakan.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.Snovalci politike javnega zdravja so preslišali njegove argumente.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.Władze opieki zdrowotnej ignorowały to co miał do powiedzenia.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.Οι υγειονομικές αρχές αγνοούσαν τους ισχυρισμούς του,
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.Властите за обществено здравеопазване като цяло игнорирали думите му.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.Представители общественного здравоохранения по большей части игнорировали его слова.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.שהכולרה היא בעצם מחלה נישאת במים,
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.ولقد تجاهلت سلطات الصحة العامة ما ذهب إليه تماماً.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.彼はこれについて多く研究を行い、論文をまとめましたが
Hanan ile Kayafa başkâhinlik ediyorlardı. Bu sırada Tanrı çölde bulunan Zekeriya oğlu Yahyaya seslendi.Annás és Kajafás fõpapsága alatt, lõn az Úrnak szava Jánoshoz, a Zakariás fiához, a pusztában,
Hanan ile Kayafa başkâhinlik ediyorlardı. Bu sırada Tanrı çölde bulunan Zekeriya oğlu Yahyaya seslendi.en tiempo de los sumos sacerdotes Anás y Caifás, vino palabra de Dios a Juan hijo de Zacarías, en el desierto
Hanan ile Kayafa başkâhinlik ediyorlardı. Bu sırada Tanrı çölde bulunan Zekeriya oğlu Yahyaya seslendi.안나스와 가야바가 대제사장으로 있을 때에 하나님의 말씀이 빈 들에서 사가랴의 아들 요한에게 임한지라
Hanan ile Kayafa başkâhinlik ediyorlardı. Bu sırada Tanrı çölde bulunan Zekeriya oğlu Yahyaya seslendi.medens Annas og Kajfas vare Ypperstepræster, kom Guds Ord til Johannes, Sakarias's Søn, i Ørkenen.