Bunlar kralın surlu Yahuda kentlerine yerleştirdiği askerlerin yanısıra, ona hizmet ediyorlardı.Tutti costoro erano al servizio del re, oltre quelli che il re aveva stabiliti nelle fortezze in tutto Giuda
Bunlar kralın surlu Yahuda kentlerine yerleştirdiği askerlerin yanısıra, ona hizmet ediyorlardı.Вот служившие царю, сверх тех, которых расставил царь в укрепленных городах по всей Иудее.
Bunlar kralın surlu Yahuda kentlerine yerleştirdiği askerlerin yanısıra, ona hizmet ediyorlardı.Тия бяха мъжете, които слугуваха на царя, освен ония, които царят постави в укрепените градове в целия Юда.
Bunlar kralın surlu Yahuda kentlerine yerleştirdiği askerlerin yanısıra, ona hizmet ediyorlardı.אלה המשרתים את המלך מלבד אשר נתן המלך בערי המבצר בכל יהודה׃
Bunlar kralın surlu Yahuda kentlerine yerleştirdiği askerlerin yanısıra, ona hizmet ediyorlardı.هؤلاء خدام الملك فضلا عن الذين جعلهم الملك في المدن الحصينة في كل يهوذا
Bunlar kralın surlu Yahuda kentlerine yerleştirdiği askerlerin yanısıra, ona hizmet ediyorlardı.這 都 是 伺 候 王 的 。 還 有 王 在 猶 大 全 地 堅 固 城 所 安 置 的 不 在 其 內
Bunlar kralın surlu Yahuda kentlerine yerleştirdiği askerlerin yanısıra, ona hizmet ediyorlardı.這 都 是 伺候 王 的 。 還有 王在猶 大全 地 堅固 城 所 安置 的 不在其內
Bunlar olası sonuçları temsil ediyorlar. .De her kasser er altså alle muligheder.
Bunlar olası sonuçları temsil ediyorlar. .Então estes representam todos os resultados possíveis quando você pensa em cada um dos problemas.
Bunlar olası sonuçları temsil ediyorlar. .그러니까 이것들은 각 문제를 찍어 맞출 때의 가능한 모든 결과들을 표시해 주는 겁니다.
Bunlar olası sonuçları temsil ediyorlar. .Så dessa kan representera alla möjliga utfall när du gissar på var och en av problemen.
Bunlar olası sonuçları temsil ediyorlar. .Takže tohle představuje všechny možné výsledky, když pouze hádáme.
Bunlar olası sonuçları temsil ediyorlar. .Te wszystkie kratki reprezentują wszystkei możliwe wyniki, gdy zgadujemy w każdym z zadań.
Bunlar olası sonuçları temsil ediyorlar. .Всичко това ще представи възможните резултати, когато изкажем предположения за всяка задача.
Bunlar olası sonuçları temsil ediyorlar. .Отож це являє собою усі можливі результати угадування для кожного завдання.
Bunlar olası sonuçları temsil ediyorlar. .ここには全ての可能な結果があります。 そして、これらの結果の中で、どれが
Bunlarý da gittikçe daha tehlikeli hale gelen yasalarý çýkartmak için bahane ediyorlar.[2012年7月10日、最後のインタビューとして 知られるものの1つ、映画 War For The Web より] [インタビュワー] 続いての質問ですが、個人的に、 闘いが進行しているときどのように感じていますか?
Bunlarý da gittikçe daha tehlikeli hale gelen yasalarý çýkartmak için bahane ediyorlar.Estamos todos bajo amenaza." Usan eso como excusa para imponer más y más leyes peligrosas.
Bunlarý da gittikçe daha tehlikeli hale gelen yasalarý çýkartmak için bahane ediyorlar.Siamo tutti sotto una minaccia costante." Usano queste scuse per portare avanti leggi sempre più dannose.
Bunlarý da gittikçe daha tehlikeli hale gelen yasalarý çýkartmak için bahane ediyorlar.Vi bliver alle truet. Så bruger de disse undskyldninger til at gennemtvinge flere og flere farlige love.
Bunlarý da gittikçe daha tehlikeli hale gelen yasalarý çýkartmak için bahane ediyorlar.Všem to hrozí.", tak to použijí jako výmluvu k protlačení dalších nebezpečných zákonů.
Bunlarý da gittikçe daha tehlikeli hale gelen yasalarý çýkartmak için bahane ediyorlar.И те ползват това като извинение, за да приемат все по-опасни закони.
Bunlarý da gittikçe daha tehlikeli hale gelen yasalarý çýkartmak için bahane ediyorlar.Они используют их в качестве оправдания, чтобы протолкнуть все более и более опасных законов.
Bunlarý da gittikçe daha tehlikeli hale gelen yasalarý çýkartmak için bahane ediyorlar."كلنا في خطر، كلنا تحت التهديد" .يجعلون من ذلك مسوغا لتمرير مزيد من القوانين الخطيرة
Bu noktaya kadar, bazı bilim adamları madde plazması içinde bir miktar anti-madde olduğunu farz ediyorlarAté este ponto, alguns cientistas assumiram que existe alguma antimatéria dentro do plasma da matéria.
Bu noktaya kadar, bazı bilim adamları madde plazması içinde bir miktar anti-madde olduğunu farz ediyorlarHasta este punto, algunos científicos han asumido que hay algunos antimateria dentro del plasma de la materia.
Bu noktaya kadar, bazı bilim adamları madde plazması içinde bir miktar anti-madde olduğunu farz ediyorlarPana la acest punct, unii savanti au admis, ca exista un fel de antimaterie, in Plasma materiei.
Bu noktaya kadar, bazı bilim adamları madde plazması içinde bir miktar anti-madde olduğunu farz ediyorlarいくつかの反物質が存在すると仮定しました 物質のプラズマ中。 私たちは、初めて説明し、
Bunu açıklamaktan nefret ediyorlar.Elle déteste le dire.
Bunu açıklamaktan nefret ediyorlar.Ezt nem szeretik bevallani.
Bunu açıklamaktan nefret ediyorlar.Họ ghét bị biết điều đó.
Bunu açıklamaktan nefret ediyorlar.Mereka benci menunjukkannya
Bunu açıklamaktan nefret ediyorlar.Nie lubią jak to się wyda.
Bunu açıklamaktan nefret ediyorlar.Non gli piace farlo sapere.
Bunu açıklamaktan nefret ediyorlar.Odian revelarlo.
Bunu açıklamaktan nefret ediyorlar.Odian revelarlo.
Bunu anladılar, teknolojiyi kucakladılar ve onunla devam ediyorlar, başarılı da oldular.Ei au înţeles asta, şi au îmbrăţişat tehnologia şi o folosesc, şi au succes.
Bunu anladılar, teknolojiyi kucakladılar ve onunla devam ediyorlar, başarılı da oldular.Ellos entendieron y adoptaron la tecnología la aprovecharon y son exitosos.
Bunu anladılar, teknolojiyi kucakladılar ve onunla devam ediyorlar, başarılı da oldular.Họ hiểu nó, họ tiếp thu công nghệ và làm việc với nó, và họ đã thành công.
Bunu anladılar, teknolojiyi kucakladılar ve onunla devam ediyorlar, başarılı da oldular.Ils l'ont bien compris, ils ont intégré la technologie et ils travaillent avec, et ils ont beaucoup de succès.
Bunu anladılar, teknolojiyi kucakladılar ve onunla devam ediyorlar, başarılı da oldular.그들은 그것을 잘 알고 있고 기술을 받아 들였습니다. 그리고 잘 사용하고 있습니다.
Bunu anladılar, teknolojiyi kucakladılar ve onunla devam ediyorlar, başarılı da oldular.Oni to rozumieli, technologia nie była problemem, dalej z niej korzystają i odnoszą sukcesy.
Bunu anladılar, teknolojiyi kucakladılar ve onunla devam ediyorlar, başarılı da oldular.Sie haben es verstanden, sich die Technologie zu eigen gemacht, sie arbeiten damit und sind erfolgreich.
Bunu anladılar, teknolojiyi kucakladılar ve onunla devam ediyorlar, başarılı da oldular.Ze omarmden de technologie, benutten het ten volste en zijn succesvol.
Bunu anladılar, teknolojiyi kucakladılar ve onunla devam ediyorlar, başarılı da oldular.Они сами всё поняли, они используют по максимуму новые технологии и у них все отлично получается.
Bunu anladılar, teknolojiyi kucakladılar ve onunla devam ediyorlar, başarılı da oldular.Те го разбраха, прегърнаха технологията, тичат с нея и постигат успех.
Bunu anladılar, teknolojiyi kucakladılar ve onunla devam ediyorlar, başarılı da oldular.הם מבינים את זה, הם מאמצים את הטכנולוגיה הם משתמשים בה, והם מצליחים.
Bunu anladılar, teknolojiyi kucakladılar ve onunla devam ediyorlar, başarılı da oldular.لقد فهموا الأمر بأنفسهم , و أحتضنوا التقنية و تعاملوا معها , وهم ناجحون في ذلك.
Bunu anladılar, teknolojiyi kucakladılar ve onunla devam ediyorlar, başarılı da oldular.テクノロジーを利用し 成功を収めていました 私はノリウッド現象が 双方向に発展することを望んでいます
Bunu firmalar da fark ediyorlardı hasta personel çalışamaz, ve ölü müşteriler mal satın almazlar.Bedrijven realiseerden zich ook dat zieke medewerkers niet werken en dode klanten niet kopen.
Bunu firmalar da fark ediyorlardı hasta personel çalışamaz, ve ölü müşteriler mal satın almazlar.Companiile și-au dat și ele seama că angajații bolnavi nu lucrează, iar clienții morți nu cumpără.
Bunu firmalar da fark ediyorlardı hasta personel çalışamaz, ve ölü müşteriler mal satın almazlar.Då får du också företagen att inse att sjuk personal inte arbetar, och döda kunder inte köper.
Bunu firmalar da fark ediyorlardı hasta personel çalışamaz, ve ölü müşteriler mal satın almazlar.E così anche le aziende capirono che del personale malato non lavora, e dei clienti morti non comprano.
Bunu firmalar da fark ediyorlardı hasta personel çalışamaz, ve ölü müşteriler mal satın almazlar.És a vállalatok is rájöttek, hogy beteg alkalmazottak nem dolgoznak, és halott vásárlók nem vásárolnak.
Bunu firmalar da fark ediyorlardı hasta personel çalışamaz, ve ölü müşteriler mal satın almazlar.기업들이 아픈 직원은 일을 할 수 없다는 것과, 죽은 소비자는 물건을 사줄 수 없다는 걸 깨닫게 해야 합니다.
Bunu firmalar da fark ediyorlardı hasta personel çalışamaz, ve ölü müşteriler mal satın almazlar.Lalu perusahaan juga menyadari bahwa pegawai yang sakit, dan pelanggan yang telah meninggal tidak membeli.
Bunu firmalar da fark ediyorlardı hasta personel çalışamaz, ve ölü müşteriler mal satın almazlar.Také firmy si začaly uvědomovat, že nemocný zaměstnanec nepracuje a mrtvý zákazník nenakupuje.
Bunu firmalar da fark ediyorlardı hasta personel çalışamaz, ve ölü müşteriler mal satın almazlar.И компании начали понимать, что больные работники и мертвые клиенты не покупают.
Bunu firmalar da fark ediyorlardı hasta personel çalışamaz, ve ölü müşteriler mal satın almazlar.Така компаниите също осъзнаха, че болните служители не работят, и мъртвите клиенти не купуват.
Bunu firmalar da fark ediyorlardı hasta personel çalışamaz, ve ölü müşteriler mal satın almazlar.ויש חברות שהבינו שצוות חולה לא עובד, ולקוחות מתים לא קונים.