Ev iyi izole edilmiş.The house is well insulated.
Mahallede birçok terk edilmiş ev var.There are a lot of abandoned houses in the neighborhood.
Yağlama sistemi kötü dizayn edilmişti.The lubrication system was poorly designed.
Tom, okulun önünde park edilmiş araba olmadığını fark etti.Tom realized there were no cars parked in front of the school.
Kilise on beşinci yüzyılda inşa edilmiştir.The church was built in the fifteenth century.
Bu binanın terk edilmiş olduğunu düşündüm.I thought this building was abandoned.
Sonunda takdir edilmiş hissediyorum.I finally feel appreciated.
Tehdit edilmiş hissetmek zorunda değilsin.You don't have to feel threatened.
O terk edilmiş.It's deserted.
Fabio'nun arabası Elena'nın evinin önünde park edilmiş.Fabio's car is parked in front of Elena's house.
Tom ihanet edilmiş hissetti.Tom felt betrayed.
Tom hipnotize edilmiş.Tom is mesmerized.
Tom harap edilmiş görünüyor.Tom looks devastated.
Tom hakaret edilmiş görünüyor.Tom looks insulted.
Tom rahatsız edilmiş görünüyordu.Tom seemed troubled.
Tom rahatsız edilmiş görünüyor.Tom seems disturbed.
İhanet edilmiş hissediyorum.I feel betrayed.
Tehdit edilmiş hissettim.I felt threatened.
"İtiraz ediyorum!" "Kabul edilmiştir!""Objection!" "Sustained!"
İptal edilmişti.It was canceled.
Rahatsız edilmiş görünüyorsun.You seem troubled.
Araba o binanın karşısına park edilmiş.The car's parked opposite that building.
Berlin duvarı Doğudaki Almanların Batıya kaçmasını engellemek için inşa edilmiştir.The Berlin wall was built to prevent East Germans from fleeing to the West.
Tom'un biraz tehdit edilmiş hissettiğini düşünüyorum.I think Tom felt a bit threatened.
İtiraz kabul edilmiştir.Objection sustained.
Bu katedral, dört yüzyıldan fazla süre önce inşa edilmiş.This cathedral was built more than four centuries ago.
O, terk edilmiş binaları seviyor.He likes abandoned buildings.
Tom bir mahkum edilmiş zehir taciri.Tom is a convicted drug dealer.
Odalar terk edilmiş.The rooms are deserted.
Kendini daha çok teşvik edilmiş hissediyor musun?Do you feel more encouraged now?
Bilgisayar bir virüs tarafından enfekte edilmiş görünüyor.It seems that the computer was infected by a virus.
Bu kayıt tahrif edilmiştir.This recording has been tampered with.
Tom kendini ihmal edilmiş hissetmeye başlıyordu.Tom was beginning to feel ignored.
Tom oldukça tehdit edilmiş hissetti.Tom felt quite threatened.
Şehir bir düzlükte inşa edilmiştir.The city is built on lowland.
Ben terk edilmiş bir köyün kalıntıları yanında kamp kurdum.I camped near the ruins of an abandoned village.
Sağlıklı bir kişi kötü muayene edilmiş hasta bir kişidir.A healthy person is a poorly examined sick person.
Tom'un arabası yolun ortasında park edilmiş.Tom's car is parked in the middle of the road.
Ben terk edilmiş bir köpek aldım.I picked up an abandoned dog.
Kimse çok ikna edilmiş görünmüyor.Nobody looks very convinced.
Tom kaçırıldı ve kaçıranlar tarafından Park Caddesinde terk edilmiş bir binada tutuldu.Tom was kidnapped and held by his captors in an abandoned building on Park Street.
Tom hâlâ ikna edilmiş değil.Tom is still not convinced.
Tom izole edilmiş bir çiftlik evinde yaşıyor.Tom lives in an isolated farm house.
Bu çiftlik terk edilmiş gibi görünüyor.This farm seems to have been abandoned.
Evinin önüne park edilmiş siyah bir BMW var.There is a black BMW parked in front of your house.
Tom mahkum edilmişse aile adımız mahvolacak.Our family name will be ruined if Tom is convicted.
Deniz köpek balıklarıyla istila edilmiş.The sea is infested with sharks.
Kuyu taştan inşa edilmiştir.The well is built of stone.
Pencereler fenerlerle dekore edilmiştir.The windows are decorated with lanterns.
Bu alandaki adaların çoğu iskan edilmiş.Most of the islands in this area are inhabited.
Tom zaten oldukça israf edilmiş görünüyor.Tom seems pretty wasted already.
Tom yıllardır kötü bir şekilde darmadağın edilmiş garajını temizlemeye niyetleniyor.Tom's been meaning to clean out his badly cluttered garage for years.
Metal kaşıklar, genellikle paslanmaz çelikten imal edilmiştir.Metal spoons are generally made of stainless steel.
Ön tarafta park edilmiş Tom'un arabası mı?Is that Tom's car parked out front?
Yeni konut, şehrin eteklerinde inşa edilmiştir.New housing is built on the outskirts of the city.
Tom Park caddesinde terk edilmiş bir binada saklanıyor.Tom is hiding in an abandoned building on Park Street.
Tom partiye davet edilmişti.Tom was invited to the party.
Tom'un arabası dışarıda park edilmiş.Tom's car is parked outside.
Tom çok motive edilmiş gibi görünüyor.Tom seems to be very motivated.
Tom motive edilmiş, değil mi?Tom is motivated, isn't he?