Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Đây là lý do tại sao tất cả những người tin tưởng vào tinh thần này được chào đón gia nhập vào hàng ngũ.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Deaceea toţi oamenii care cred în acest fel de spirit sunt bine veniţi să facă parte din acea echipă.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Detta är därför alla människor som tror i samma slags anda är välkommna ombord till laget.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.É por isto que todas as pessoas que acreditam neste espírito são bem-vindas à equipa.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Éppen ezért minden embert, aki hisz ebben a fajta szellemiségben, szívesen látunk a csapatban.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.I dlatego wszystkich, którzy wierzą w taką ideę, zapraszamy do zespołu.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Je to důvod, proč všichni lidé, kteří věří v tento druh ducha, jsou vítáni v našem týmu.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.이것이 이러한 생각을 가진 모든 사람들이 우리와 한팀이 되었으면 하는 이유입니다.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Por eso toda la gente que cree en este tipo de espíritu es bienvenida en ese equipo.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Práve pre toto všetci ľudia, ktorí veria v túto myšlienku sú vítaní pridať sa do tímu.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Voici pourquoi tous ceux qui croient dans ce type de courage sont les bienvenus dans cette équipe.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Вот поэтому все люди, которые верят в это будущее приветствуются в нашей команде.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Затова всички хора, които вярват в този тип дух, са добре дошли в нашия екип.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.זו הסיבה שכל האנשים שמאמינים בסוג כזה של רוח מוזמנים להיות בצוות לנו.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.ولهذا يجب على الناس ان تؤمن بهذه الفكرة وان ينضموا للفريق
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.すべての人たちを チームに歓迎します SolaraImpulse.comに行って 登録し
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.Ela ficou muito aliviada com isso, que não se passava nada de grave, e também ficou muito curiosa. Perguntou:
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.En ze was erg opgelucht dat er niets ernstigs aan de hand was, en ook vrij nieuwsgierig. Ze zei:
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.Era molto sollevata, di non avere niente di serio, e anche molto curiosa.
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.Hän oli hyvin helpottunut tiedosta, ettei kysymys ollut mistään vakavasta, mutta myös melko utelias.
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.Hon blev väldigt lättad, eftersom det inte var något allvarligt fel, men också väldigt nyfiken.
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.그녀는 이 말을 듣고 심각한 상태가 아니라는 사실에 매우 안심하였고 동시에 궁금해하였습니다.
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.Nagyon megkönnyebbült, hogy semmi súlyos baja nincs, és nagyon kiváncsivá vált.
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.Og hun blev meget lettet over at høre, at der ikke var noget seriøst i vejen og også ret nysgerrig.
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.Rosie poczuła wielką ulgę, dowiedziawszy się, że nie dzieje się nic poważnego, ale była też ciekawa.
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.Tehdy se jí velmi ulevilo, že o nic vážného nejde, spíše o něco zajímavého.
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.Und sie war sehr erleichtert darüber, dass es kein ernstes Problem war, und außerdem sehr neugierig.
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.Và bà ta cảm thấy rất nhẹ nhõm bởi điều này, rằng không có gì nghiêm trọng cả, và có phần tò mò.
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.Vtedy sa jej veľmi uľavilo, že nešlo o nič vážne, skôr niečo zaujímavé.
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.Y esto la alivió mucho saber que no había nada de que preocuparse, era más bien algo curioso.
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.Ее очень успокоило, что не было ничего серьезного и ей стало любопытно
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.І вона відчула велике полегшення, оскільки з нею не було нічого серйозного, тепер вона була радше зацікавлена.
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.Тя беше много облекчена от това, че няма никакъв сериозен проблем, а също и доста любопитна.
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.יש לך סינדרום צ'רלס בונה." והוקל לה מאוד שאין לה בעיה חמורה
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.وكم إرتاحت عند سماعها ذلك أنه لم يكن هناك ما هو خطير بشأنها وكانت أيضا فضولية
Ciddi ve merak edilecek birşeyi olmadığını öğrenince çok rahatlamıştı. birazda meraklandı.深刻な問題ではないことにホッとした そして むしろ 好奇の目で "シャルルボネって誰?
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Alle tegenstand zal voor hem worden weggevaagd: ook een leider van de priesters (H) zal verdwijnen.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.A ramená záplavy budú odplavené sťa povodňou zpred jeho tvári, a budú skrúšení, áno i knieža smluvy.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.E as forças inundantes serão varridas de diante dele, e serão quebrantadas, como também o príncipe do pacto.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.És a beözönlõ seregek elárasztatnak az õ orczája elõtt és megtöretnek; még egy szövetséges fejedelem is.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Hære bortskylles helt foran ham, også en Pagtsfyrste knuses.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.In vojne moči, ki vse preplavljajo, bodo pred njim poplavljene in strte in celo knez njegove zaveze.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Ja sotajoukkojen tulva huuhtoutuu pois hänen edestänsä ja menee murskaksi, niin myös liiton ruhtinas.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.넘치는 물 같은 군대가 그에게 넘침을 입어 패할 것이요 동맹한 왕도 그렇게 될 것이며
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Le forze armate saranno annientate davanti a lui e sarà stroncato anche il capo dell'alleanza
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Những cơ binh đầy tràn , sẽ bị thua và vỡ tan trước người , cả đến vua của sự giao_ước cũng vậy .
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Những cơ binh đầy tràn, sẽ bị thua và vỡ tan trước người, cả đến vua của sự giao ước cũng vậy.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Och översvämmande härar skola svämmas bort för honom och krossas, så ock förbundets furste.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.,,Oştile se vor revărsa ca un rîu înaintea lui dar vor fi nimicite, împreună cu o căpetenie a legămîntului.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Segala tentara yang melawan dia, ya bahkan Imam Agung pun, akan disapu bersih dan dimusnahkan
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Y las fuerzas serán completamente arrasadas y quebrantadas delante de él, inclusive el príncipe del pacto
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.И всепотопляющие полчища будут потоплены и сокрушены им, даже и сам вождь завета.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.И със силата на потопа ще бъдат пометени и строшени пред него, да! Още и сам съюзеният с него военачалник.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.וזרעות השטף ישטפו מלפניו וישברו וגם נגיד ברית׃
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.واذرع الجارف تجرف من قدامه وتنكسر وكذلك رئيس العهد.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.必 有 無 數 的 軍 兵 勢 如 洪 水 、 在 他 面 前 沖 沒 敗 壞 . 同 盟 的 君 也 必 如 此
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.必有 無數 的 軍兵勢如 洪水 、 在 他 面前 沖沒敗壞 . 同盟 的 君 也 必 如此
Çok sevilen bir ünlüyü öldürdüğün için lanet edileceksin.Dur wirst gehasst werden weil du einen beliebten Star umgebracht hast.
Çok sevilen bir ünlüyü öldürdüğün için lanet edileceksin. Sevilen bir ünlü mü?Tu seras méprisé pour avoir tué une célébrité adorée.
Çok sevilen bir ünlüyü öldürdüğün için lanet edileceksin.Vais ser criticado por ter morto uma celebridade adorada.