edi ile cümle

edi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un evi bir kasırga tarafından tahrip edildi.Tom's house was destroyed by a hurricane.
Vampirler davet edilmedikçe bir evin eşiğini geçemezler.Vampires cannot cross the threshold of a house without having been invited.
O zamanı olmadığına dair şikayet etmeye devam ediyor.She keeps complaining that she doesn't have time.
Ebeveynlerim tarafından ihmal edilmeye alışkınım.I'm used to being ignored by my parents.
Kar ve karnavaldan nefret ediyorum.I hate snow and the carnival.
Doktor, hastalarını öğleden sonra saat üç ve beş arasında kabul ediyor.The doctor receives his patients between 3:00 p.m. and 6:00 p.m.
Bana çok yakın duruyordu. Bu rahatsız ediciydi.He was standing very close to me. It was disturbing.
İtiraf ediyorum. Hatalıydım.I admit it. I was wrong.
Şampanya Fransa'dan ithal edilmektedir.Champagne is imported from France.
Sessizlik kabul ediştir.Admission by silence.
Bebek uyumaya devam ediyor.The baby continues to sleep.
Ona hiç çıkma teklif edilmedi.She has never been asked out on a date.
Bay Oka'nın İngilizce öğretip öğretmeyeceğini merak ediyorum.I wonder if Mr. Oka will teach English.
Çok önemli olmayan bir şey hakkında neden endişe ediyorsun?Why are you worrying about something that doesn't matter so much?
Bir Avrupa haritası edinmek için nereye gidebilirim?Where can I go to get a map of Europe?
Acele edin ve içeri girin.Hurry up and get in.
Başkanın oğlu özel kuvvetlere başkanlık ediyor.The president's son leads the special forces.
Geç saatlere kadar ayakta kalmamayı prensip edindim.I make it a rule not to stay up late.
Güzel bir kadın hayal ediyorum.I dream about a beautiful woman.
Tüm zor işlerini gerçekten takdir ediyorum.I really do appreciate all your hard work.
O yönetici editör.She is the executive editor.
Uzun uçuşlardan nefret ediyorum.I hate long flights.
Niçin kadınların erkeklerden daha uzun yaşadıklarını merak ediyorum.I wonder why women outlive men.
Onu "Zed" mi yoksa "Zi" diye mi telaffuz ediyorsun?Do you pronounce it "Zed" or "Zee"?
Beni şaşırtmaya devam ediyor.He keeps surprising me.
Tom afaroz edildi.Tom was ostracized.
Nasıl dans edileceğini öğrenmek istiyorum.I would like to learn how to dance.
Şimdi hepsi bir anlam ifade ediyor.It all makes sense now.
Seninle ters düşmekten nefret ediyorum.I hate to contradict you.
Uzaylıların hangi dili konuşacaklarını merak ediyorum.I wonder what language aliens would speak in.
O günü gününe bilgi ediniyor, bu yüzden o bir şey bilebilir.She's well-informed, so she might know something.
O hâlâ test ediliyor.It's still being tested.
Neden beni takip ediyorsun?Why are you following me?
O gerçekten bu tür düşünmeden nefret ediyor.She really hates this kind of thinking.
Tom aynı şeyi merak ediyordu.Tom wondered the same thing.
Tom şartlı tahliye olmaksızın ömür boyu hapse mahkum edildi.Tom was sentenced to life without parole.
Trenin neden geç kaldığını merak ediyorum.I wonder why the train is late.
Tom'a beni beklememesini rica edin.Ask Tom not to wait for me.
Evim depreme dayanıklı olarak dizayn edilmiştir.My house is designed to withstand an earthquake.
Senden nefret ediyorum!I hate you!
Polis, onların çantalarını kontrol ediyor.The police are checking their bags.
Tom çölün içinde ölüm için terk edildi.Tom was left for dead in the desert.
AIDS "Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu" anlamına gelir.AIDS means "Acquired Immune Deficiency Syndrome".
Kartaca yok edilmelidir.Carthage must be destroyed.
Bu muhtemelen yağmur tarafından iptal edilecek bir plan.That's a plan that would likely to be canceled by rain.
Onlar örnekleri analiz ediyorlar.They're analyzing the samples.
Bilet kontrol ediyordu.He was checking a ticket.
Fakat bilhassa onun adının ne olduğunu merak ediyordu.But most of all he wondered what her name was.
Onun ayırt edici özellikleri yoktu.He had no distinguishing features.
Öksürük uykunu rahatsız ediyor mu?Does the cough disturb your sleep?
Bir gün sosyal anksiyetemin tedavi olacağını umut ediyorum.I hope to cure my social anxiety one day.
Tom Mary'nin soyadının ne olduğunu merak ediyordu.Tom wondered what Mary's last name was.
Eğer ihtiyaç artarsa özelleştirilmiş çözümler ürüne dahil edilebilir.If the need arises, customised solutions can be included in the product.
Bana mı işaret ediyorsunuz?Are you pointing at me?
Bu cümle bir yerli konuşucu tarafından kontrol edilmeli.This sentence needs to be checked by a native speaker.
O rahatsız edici.That's troubling.
Onun doğum günü partisine davet edildin mi?Were you invited to her birthday party?
Benim odamda ne halt ediyorsun?What in the hell are you doing in my room?
Onların hepsi Tom'u takip ediyor.They're all chasing Tom.
Andre bir işi başlatmak için parasını tasarruf ediyor.Andre is saving his money up to start a business.

İlgili Sayfalar