edi ile cümle

edi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Neden teknoloji benden nefret ediyor?Why does technology hate me?
Gerçekten tatmin edici bir çözüm bulmak imkansızdı.It was impossible to come up with a really satisfactory solution.
Sonunda gerçekten tatmin edici bir sonuç bulmak mümkündü.Eventually it was possible to find a really satisfactory solution.
Egzersiz yapmaktan nefret ediyorum.I hate exercising.
Onu davette her zaman niye ısrar ediyorsun anlayamıyorum.I can't understand why do you insist all the time in inviting her.
Anayasa, diktatörlük sırasında ilan edildi.The Constitution was proclaimed during the dictatorship.
Birbirlerinden en içten duygularla nefret ediyorlar.They hate each other from the bottoms of their hearts.
Onun şarkıları biraz kötü olduğu için herkesin önünde şarkı söylemekten nefret ediyor.He hates singing in public because his songs are kind of bad.
Belirli bir gangster tarafından tehdit ediliyordu.He's being threatened by a certain gangster.
Kağıt Çin'de icat edilmiştir.Paper was invented in China.
O, vatana ihanet suçundan bir adaya sürgün edildi.He was exiled to an island for the crime of high treason.
O her gün günlüğünü yazmayı prensip edinir.He makes it a rule to write in his diary every day.
Hangi metin editörünü tercih edersin?Which text editor do you prefer?
Lütfen, kızıma yardım edin.Please, help my daughter.
Takip ediliyorum.I'm being chased.
Terk edilmiş köpekler genellikle köpek barınaklarını boylarlar.Abandoned dogs usually end up in dog pounds.
Terk edilmiş köpekler genellikle köpek barınaklarına düşerler.Abandoned dogs usually end up in dog pounds.
Öğretmenlerinize itaat edin.Obey your teachers.
Bahşiş kabul edilmez.Tips are not accepted.
100 doların bana ne kadar dayanacağını merak ediyorum.I'm wondering how long $100 will last me.
Bu arada, Almanların büyük çoğunluğu Wulff'ın istifasını talep ediyor.In the meantime, the majority of the Germans demand Wulff's resignation.
Biz bu siyasetçileri hak ediyoruz.We deserve these politicians.
Bir batarya olmadan terk edildim.I was left without a battery.
İltifat edilince kızardı.She blushed when he praised her.
Rakunlardan nefret ediyorum.I hate raccoons.
Yağmur nedeniyle piknik iptal edildi.The picnic was cancelled due to the rain.
Tom Mary onu hastanede ziyaret etmeye geldiğinde bunu takdir ediyor.Tom appreciates it when Mary comes to visit him in the hospital.
Ben senin teklifini takdir ediyorum, ama bunu tek başıma yapmaya çalışmak istiyorum.I appreciate your offer, but I'd like to try to do this on my own.
George amca evimizi her ziyaret edişinde her zaman bize bir hediye getirdi.Every time Uncle George visited our house, he always brought us a gift.
1950'ler doğu ve batı arasındaki bir soğuk savaş yoluyla karakterize edilir.The 1950s are characterized through a cold war between east and west.
Amerika Birleşik Devletleri, kendisini dünyanın en özgür ülkesi olarak hayal ediyor.The United States fancies itself the world's freest nation.
Mısır ABD'de en yüksek oranda sübvanse edilen üründür.Corn is the most highly subsidized crop in the United States.
Bu kişiler, sterilize edilmelidir.These people should be sterilised.
Seni davet ediyorum.I'm inviting you.
Burada ne halt ediyorsun?What the hell are you doing here?
Polis "Silahınızı teslim edin" diye söyledi."Hand over your gun", said the policeman.
Bazen doğru yapıp yapmadığımı merak ediyorum.Sometimes I wonder if I did right.
Sen hep kavga ediyorsun!You always fight!
Başımı kaybetmemek için kendimi kontrol ediyorum.I'm controlling myself not to lose my head.
Bu gelenek çoğu evde takip edilir.This custom is followed in most households.
Arkadaşların senin sağlığını gerçekten merak ediyorlar.Your friends are really concerned about your health.
Bugün okulda alay edildim.I got laughed at at school today.
Bu yazılım paketinin tavsiye edilen perakende satış fiyatı 99 dolardır.This software package has a suggested retail price of $99.
Senden gerçekten nefret ediyorum.I hate you from the bottom of my heart.
Kasaba terk edildi.The town was deserted.
Ben Tom'dan nefret ediyorum.I hate Tom.
Tom'un idam edileceği şansı çok zayıf.The chance that Tom will be executed is very slim.
Müşteriler hizmet hakkında şikayet ediyorlar.The customers are complaining about the service.
Neden ısrar ediyorsun? Zaten hayır dedim!Why do you insist? I already said no!
Tom üzgündü çünkü partiye davet edilmeyen tek kişiydi.Tom was sad because he was the only one not invited to the party.
Daha iyi bir gelecek için dua ediyorum.I pray for a better future.
Oraya park edilmiş bisiklet benim erkek kardeşimindir.The bike parked over there is my brother's.
Bu gece bir partiye davet edildim.I'm invited to a party tonight.
Tehdit edildiğini düşünüyorsan, evime gelmekte tereddüt etme.If you feel threatened, don't hesitate in coming to my house.
O, davet edilmesine rağmen, Dünya Kupasını izlemek için gitmedi.Even though she was invited, she didn't go to watch the World Cup.
Hastanedeki bir arkadaşımı ziyaret ediyorum.I'm visiting a friend of mine in the hospital.
Biz, cümleleri başka dillere tercüme ediyoruz.We translate sentences into other languages.
Bu eşyalar gerçek sahibine iade edilmelidir.These items must be returned to their rightful owner.
Karım evlat edinmek istiyor.My wife wants to adopt a child.
O, patronuna dalkavukluk ediyor.He sucks up to his boss.

İlgili Sayfalar