edi ile cümle
edi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin ona işi söz verdiğini iddia ediyor.Tom claims that Mary promised him the job.
Tom cinayet anında cinayet mahalline yakın bir yerde olmadığını iddia ediyor.Tom claims that he wasn't anywhere near the murder scene at the time of the murder.
Tom onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor.Tom claims that he knows nothing about that.
Tom bu iki tuz markası arasındaki farkı tadabileceğini iddia ediyor.Tom claims that he can taste the difference between these two brands of salt.
Tom bir nefeste su altında otuz metre yüzebileceğini iddia ediyor.Tom claims that he can swim thirty meters underwater on one breath.
Tom insanların düşüncelerini okuyabileceğini iddia ediyor.Tom claims that he can read people's minds.
Tom o zaman sarhoş olduğunu iddia ediyor.Tom claims he was drunk at the time.
Tom kesinlikle ikna edici biçimde konuşuyor.Tom certainly speaks eloquently.
Tom kesinlikle yeni arkadaşlar edinmede iyidir.Tom certainly is good at making new friends.
Tom kesinlikle ödülü almayı hak ediyor.Tom certainly deserves to receive the award.
Tom kesinlikle saygımızı hak ediyor.Tom certainly deserves our respect.
Tom kesinlikle minnettarlığımızı hak ediyor.Tom certainly deserves our gratitude.
Tom kesinlikle bir tur alkış hak ediyor.Tom certainly deserves a round of applause.
Tom kesinlikle çok şikâyet ediyor.Tom certainly complains a lot.
Tom ikna edilebilir.Tom can be reasoned with.
Tom'un niçin Mary ile herhangi bir zamanda evlenmek istediğini merak ediyorum.I wonder why Tom ever wanted to marry Mary.
Tom'un niçin konsere gitmediğini merak ediyorum.I wonder why Tom didn't go to the concert.
Gerçekten bir öğretmen olmam gerekip gerekmediğini merak ediyorum.I wonder if I should really become a teacher.
Bilgisayarını bir süre kullanabilip kullanamayacağımı merak ediyordum.I was wondering if I could use your computer for a while.
Gazeteni ödünç alabilip alamayacağımı merak ediyordum.I was wondering if I could borrow your newspaper.
Taktığın kravattan nefret ediyorum.I hate the tie you're wearing.
Bu beni memnun ediyor.This pleases me.
Yoksul çocuklardan nefret mi ediyorsun?Do you hate poor childen?!
Onun kendini beğenmiş tavrı beni deli ediyor.His conceited attitude makes me mad.
Onlar şarkı söylemiyorlar, birbirleri ile flört ediyorlar.They are not singing, they are flirting with each other.
Tom Mary tarafından tehdit edildi.Tom was threatened by Mary.
Biz ülkenin bu düşmanından nefret ediyoruz.We hate this enemy of the country.
Bazı insanların neden kara kedilerin uğursuz olduğunu düşündüğünü merak ediyorum.I wonder why some people think black cats are unlucky.
Tom okula gitmekten nefret ediyor.Tom hates going to school.
İç Savaş sırasında kaç tane atın öldüğünü merak ediyorum.I wonder how many horses died during the Civil War.
Bensiz devam edin.Go on without me.
Kırmızı şarap, geleneksel olarak balıkla servis edilmez.Red wine is not traditionally served with fish.
Makineyi tamir ediyor.She's fixing the machine.
Onun sevip sevmediğimi merak ediyorum.I'm wondering if I love him.
Onu sevip sevmediğimi merak ediyorum.I'm wondering if I love her.
Evini henüz temizlemediğini tahmin ediyorum.I'm guessing you didn't clean your house yet.
Bu kızdan nefret ediyorum.I hate this girl.
Aile, balkonda kahvaltı ediyor.The family eats breakfast on the balcony.
O büyük bir siyasetçi olarak kabul edilir.He's considered to be a great politician.
Biz bin dolar zarar olacağını tahmin ediyoruz.We estimate the damages to be one thousand dollars.
Gözlerim yanmaya devam ediyor.My eyes keep burning.
Derhal haberdar edilmem önemli.It's important that I be informed immediately.
Onun yer verdiği tartışmaya rağmen, sorun hâlâ çözülmemiş kalmaya devam ediyor.In spite of the controversy it aroused, the question still remains open.
Gerçekten ondan hoşlanmıyorum, aslında, ondan nefret ediyorum.I don't really like him, in fact, I hate him.
İyi bir baba olup olmayacağım konusunda endişe ediyorum.I worry about whether I'll be a good father.
Sorun hakkında onunla konuşup konuşmamam gerektiğini merak ediyorum.I wonder if I should talk to her about the problem.
Nasıl baş ediyorsun?How're you holding up?
Tom, ömür boyu hapse mahkûm edildi.Tom was sentenced to life.
Hz. Muhammed'in torunu Hz. Hüseyin 680 yılında Kerbela'da şehit edildi.Hussein, the grandson of Prophet Mohammad, was martyred in Karbala in the year 680.
Onun buluşlarının büyük bir kısmı tarihe bilinmeyen olarak kalacağı tahmin edilmektedir.It is estimated that a great number of his inventions remain unknown to date.
Ben sana hakaret etmiyorum, seni tarif ediyorum.I'm not insulting you, I'm describing you.
Benimle alay mı ediyorsun?Are you kidding me?
Sen bir şeyler hayal ediyorsun.You are imagining things.
Görme beş duyunun en karmaşığı olarak kabul edilir.The sight is considered the most complex of the five senses.
Fotoğraf tahrif edilmişti.The photograph was falsified.
O, annesini mutlu ediyor.She makes her mother happy.
Orman yakınında izole edilmiş bir ev duruyor.Near the forest stands an isolated house.
Sen neden bizi ziyaret ediyorsun?Why are you visiting us?
Yeni arkadaşlar edinirsen , eski arkadaşlarını unutma.If you make new friends, don't forget the old ones.
Çocuklarım buğday harman ediyorlar.My children are threshing wheat.