edi ile cümle
edi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Açıklamayı doğru olarak kabul ediyorum.I accept the statement as true.
Bana müzeyi ziyaret etmem tavsiye edildi.I was advised to visit the museum.
Ben sigarayı bırakmak için ikna edildim.I was persuaded to stop smoking.
Gözlüğümü nereye koyduğumu merak ediyorum.I wonder where I put my glasses.
Fred'in annesiyle birlikte Kyoto'u ziyaret edişini hatırlıyorum.I remember Fred visiting Kyoto with his mother.
Hepinizle tekrar görüşmeyi ümit ediyorum.I hope to meet you all again.
Oraya gitmeye mecbur edildim.I was compelled to go there.
Ben yanlış yaptığımı itiraf ediyorum.I admit having done wrong.
Benimle alay edildi.I was laughed out of court.
İngilizce bir konuşma yapmam rica edildi.I was called upon to make a speech in English.
Bir şarkıcı olmayı ümit ediyorum.I hope to become a singer.
Fark edilmeden onun arkasından geçtim.I passed behind him without being noticed.
Önerini kabul ediyorum.I agree to your proposal.
Öğünler arasında asla yememeyi prensip edinirim.I make it a rule never to eat between meals.
Asla borç para almamayı prensip edinirim.I make it a rule never to borrow money.
Asla ödünç para almamayı prensip edinirim.I make it a rule never to borrow money.
Sachiko'nun partisine davet edildim.I was invited to Sachiko's party.
Dün gece sivrisinekler tarafından rahatsız edildim.I was harried by mosquitoes last night.
Bebeğimi ona emanet edip alışverişe gittim.I left my baby in her care and went shopping.
Polise telefon etmeyi görev edindim.I took it upon myself to telephone the police.
Ben, hatamı kabul ediyorum.I acknowledge my mistake.
Ben, benim hatamı kabul ediyorum.I admit my mistake.
Rahatsız edilmeyi sevmem.I don't like to be disturbed.
Kabul edip etmeyeceğimi ya da reddedip etmeyeceğimi bilmiyorum.I don't know whether to accept or refuse.
Gelecekte bir dişçi olmayı ümit ediyorum.I hope I will become a dentist in the future.
Davet edildiğim herhangi bir partiye giderim.I go to any party I am invited to.
Ben erken kalkma alışkanlığı edinmek zorundayım.I have to form the habit of getting up early.
Öğle yemeğine davet edildim.I was invited to lunch.
Sabahleyin bir saat yürüyüş yapmayı prensip ediniyorum.I make it a rule to take a walk for an hour in the morning.
Kahvaltıdan önce biraz egzersiz yapmayı prensip edinirim.I make it a rule to do some exercise before breakfast.
Sabah erken kalkmayı prensip edinirim.I make it a rule to get up early in the morning.
Uzun bir süredir aşırı zorluklar altında mücadele ediyorum.I have struggled under extreme difficulties for a long time.
Kırsalda yaşamayı şehirde yaşamaya tercih ediyorum.I prefer living in the country to living in the city.
Hayvanat bahçesini ziyaret edinceye kadar bir zürafa görmemiştim.I had never seen a giraffe till I visited the zoo.
Japonya'da seyahat ediyordum.I was traveling in Japan.
Benden alışverişe gitmemin rica edilmesinden hoşlanmam.I don't like being asked to go shopping.
Ondan çok hoşlanmıyorum, ben aslında ondan nefret ediyorum,I don't like him much, in fact I hate him.
Ona gıpta ediyorum.I envy him.
Onu hakkında endişe ediyorum.I worry about him.
Onun suçlu olduğuna ikna edildim.I was convinced that he was guilty.
Onunla gitmeyi kabul ediyorum.I agree to go with him.
Bana yardım edip etmeyeceğini ona sordum.I asked him if he would help me.
Onun hatasını işaret ediyorum.I'm pointing the finger at his mistake.
Onun planını kabul ediyorum.I agree to his plan.
Onun açıklaması ile ikna edildim.I was convinced by his explanation.
Onun adının nasıl telaffuz edildiğini bilmiyorum.I don't know how to pronounce his name.
Onun hikayesinin gerçekliğinden şüphe ediyorum.I doubt the truth of his story.
Ben onu iyi bir öğretmen olarak kabul ediyorum.I regarded him as a good teacher.
Onun oraya yalnız gitmesine itiraz ediyorum.I object to her going there alone.
Onun tarafından akşam yemeğine davet edildim.I was invited to dinner by her.
Onun şarkı söylemesiyle mest edildim.I was entranced by her singing.
Onun kaba davranışı tarafından rencide edildim.I was offended by her crude manners.
Onun doğum günü partisine davet edildim.I was invited to her birthday party.
Hava yolu ile seyahat etmeyi tercih ediyorum.I prefer to travel by air.
Babamın borcunu ödemekten berat edildim.I was absolved from paying my father's debt.
Pazar günleri onunla tenis oynamayı prensip ediniyorum.I make it a rule to play tennis with him Sundays.
Her sabah altıda kalkmayı prensip edinirim.I make it a rule to get up at six every morning.
Sabah altıda kalkmayı prensip ediniyorum.I make it a rule to get up at six in the morning.
Her gün matematik çalışmayı prensip edinirim.I make it a rule to study math every day.
Yarın Kanada'ya hareket ediyorum.I'm leaving for Canada tomorrow.