Bu otel iyi sade yemek servis eder.That hotel serves good plain food.
İlginiz için hepinize teşekkür ederim.Thank you all for your attention.
Tüm işiniz için teşekkür ederim.Thank you for all of your work.
Tüm yardımın için teşekkür ederim.Thank you for all your help.
Herkese teşekkür ederim.Thank you one and all.
Hangisini tercih edersiniz?Which one would you prefer?
Tom neden endişe ederdi?Why would Tom worry?
Matematikten nefret ederim.I hate maths.
Güzel kızlar onu hayal ederler.Beautiful girls dream of him.
O, hasta olanları ziyaret eder.He visits those who are sick.
Biz bir olarak hareket ederiz.We move as one.
Ben metro ile seyahat etmekten nefret ederim.I hate travelling by subway.
Böyle adamlardan nefret ederim.I hate guys like that.
Hepinize teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim.Thank you, everybody. Thank you so much.
Sırada beklemekten nefret ederim.I hate waiting in line.
Burada olduğunuz için çok teşekkür ederim.Thank you so much for being here.
Huzursuz vicdan kendine ihanet eder.An uneasy conscience betrays itself.
Ben insanlarla çalışmayı çok tercih ederim.I much prefer to work with people.
Bir müşteriye iyi muamele ederseniz, ömür boyu bir müşteri olacaktır.If you treat a customer well, he'll be a customer for life.
Bu öğleden sonra uğrayıp bana yardım eder misin?Could you come over and help me this afternoon?
Neredeyse her gün Tom'a yardım ederim.I help Tom almost every day.
Farelerin de bir işlevi var. Onlar boruları temizlemek için yardım ederler.Rats also have a function. They help to clean the pipes.
"Çay mı yoksa kahve mi tercih edersiniz?" "Hiçbiri. Ben süt tercih ederim.""Do you prefer tea or coffee?" "Neither. I prefer milk".
Ben hasta olmaktan nefret ederim.I hate being ill.
Beni takip eder misin?Can you follow me?
O, hediyeleri kabul eder.She accepts the gifts.
Biz her zaman birbirimize yardım ederiz.We always help each other out.
Sadece acele eder misin?Could you just hurry?
Bazen yüzmek için yerel havuza giderim ama okyanusta yüzmeyi tercih ederim.I sometimes go to the local pool to swim, but I prefer swimming in the ocean.
Ne yapmam gerektiğini merak ederek bütün günü geçirdim.I spent all day wondering what I should do.
Başka biriyle olmaktansa seninle olmayı tercih ederim.I'd rather be with you than anyone else.
Dünyadaki birçok kadın koltuk altlarını tıraş ederler.Many women in the world shave their armpits.
Bize yardım ederek çok fazla zaman harcadığın için teşekkürler.Thanks for spending so much time helping us.
İkimiz de bunu gerçekten takdir ederdik.We'd both really appreciate it.
Metin, yazarın düşüncelerini ve duygularını ifade eder.The text represents the thoughts and the feelings of the author.
Durumun ne olduğunu biliyorsun. Ne yapmamızı tavsiye edersin?You know what the situation is. What do you recommend we do?
Tom her zaman gerçekten çok önemli olmayan şeyler hakkında endişe eder.Tom always worries about things that don't really matter very much.
Tom ve ben birbirimize yardım ederiz.Tom and I help each other.
Tom ve ben sık sık ev ödevlerimizde birbirimize yardım ederiz.Tom and I often help each other with our homework.
Tom ve ben her hafta sonu birbirimizi ziyaret ederdik.Tom and I used to visit each other every weekend.
Tom va Mary kokunun ne olduğunu merak ederek şaşkın bakışlarla baktılar.Tom and Mary exchanged puzzled looks, wondering what the smell was.
Tom haftada bir kez kan basıncını kontrol eder.Tom checks his blood pressure once a week.
Tom haftada bir kez tansiyonunu kontrol eder.Tom checks his blood pressure once a week.
Tom teşekkür ederim demeyi asla unutmadı.Tom never forgot to say thank you.
Tom sık sık akşam yemeği için kendini davet eder.Tom often invites himself for dinner.
Tom Mary'yi dans ederken izledi.Tom watched Mary as she danced.
Bizimle gelmeyi tercih eder misin?Would you rather come with us?
Bizimle gelmeyi mi tercih eder misin?Would you rather come with us?
Tom tüm insan ırkından nefret eder.Tom hates the whole human race.
Tom ve ben hep kavga ederiz.Tom and I always quarrel.
Dondurma yemeyi tercih ederim.I'd rather have ice cream.
Ben dini tartışmaktan kaçınmayı tercih ederim.I prefer to refrain from discussing religion.
Seyahat ederken mezarlıkları ziyaret etmek istiyorum.I like to visit cemeteries when I travel.
Satranç okumayı ve konsantrasyonu geliştirmeye yardım eder.Chess helps improve reading and concentration.
Onlar sürekli kavga ederler.They fight constantly.
Tom ve Mary sürekli kavga ederler.Tom and Mary fight constantly.
Robert ara sıra beni ziyaret eder.Robert occasionally visits me.
Cümleyi değiştirmemi tavsiye edersen, ben onu yaparım.If you advise me to change the sentence, I'll do it.
Bana gerçeği söylediğin için teşekkür ederim.Thank you for telling me the truth.
Teşekkür ederim, Einstein.Thank you, Einstein.