Joseph futbol oynayamaz. Top ayağına dolaşır ve her şeyi karman çorman eder.Joseph can't play soccer. He trips on the ball and mixes everything up.
Mary saçlarını sarıya boyamayı tercih eder.Mary prefers to dye her hair blonde.
Tom sık sık sırt ağrısından şikayet eder mi?Does Tom complain about back pain often?
Bunu yemektense aç gitmeyi tercih ederim.I'd rather go hungry than eat this.
Bunu yemektense aç kalmayı tercih ederim.I'd rather go hungry than eat this.
Ne sıklıkta e-postanı kontrol edersin?How often do you check your email?
Başın belaya girerse ben yardım ederim, babam da eder.If you run into trouble, I'll help, and so will my father.
Harita üzerindeki kırmızı çizgiler demiryolu hatlarını temsil eder.The red lines on the map represent railway lines.
Çalışmaktan nefret ederim.I hate working.
Geçmişte insanlar at arabasıyla yolculuk ederlerdi.In the past, people used to travel by a diligence.
Tom oldukça çok seyahat eder.Tom travels a great deal.
Beni Facebook'ta eklediğin için teşekkür ederim.Thanks for adding me on Facebook.
Ne fark eder ki?What difference does it make?
O yalnız kalmaktan hoşlanmaz, ancak ben öyle tercih ederim.She doesn't like being alone, but I prefer it like that.
Yolculuk edersen köpeğini bana bırakamazsın.You can leave your dog with me if you travel.
O, diktatörce dua eder.He prays dictatorially.
Yerinde olsaydım onu dünyanın sonuna kadar takip ederdim.If I were you, I would follow him to the end of the world.
Kontak lenslerle, gözlükle elde edeceğinden daha doğru görüşü elde edersin.With contact lenses, you have more accurate vision than you would with glasses.
Parkı temizlememize yardım ederek biraz zaman harcayabilir misin?Can you spend a little time helping us clean up the park?
Önceden pişirilmiş yemekten nefret ederim.I hate precooked food.
Onun zamanı olsaydı bizi ziyaret ederdi.If he had had time, he would have visited us.
Salyangozlar yavaş hareket eder.Snails move slowly.
Japon halkı duygularını ifade etmek için hediyeleri takas eder.Japanese people exchange gifts in order to express their feelings.
Seni ne motive eder?What motivates you?
Uğradığın için çok teşekkür ederim.Thank you so much for coming by.
Bir tost yemektense bir sandviç yemeyi tercih ederim.I would rather have a sandwich than a toast.
Uzun zaman önce insanlar yürüyerek seyahat ederlerdi.Long ago, people used to travel on foot.
Develer neden atlardan nefret ederler?Why do camels hate horses?
Kendi başıma seyahat etmeyi tercih ederim.I prefer traveling on my own.
Her zaman iyi notlar almayı hak ederdiniz.You always deserved to get good grades.
Her zaman iyi notlar almayı hak ederdin.You always deserved to get good grades.
Yaşlı bir işçi atölyede makineyi tamir ederken bulundu.An old worker was found repairing machinery in the workshop.
Balığa normalde beyaz şarap eşlik eder.Fish is normally accompanied by white wine.
Teşekkür ederim arkadaşım.Thank you, my friend.
Bilgi için sana peşinen teşekkür ederim.I would like to thank you in advance for the information.
Paylaşımınız için teşekkür ederim.Thank you for sharing!
Diğerlerine de söylesek iyi ederiz.We better tell the others.
Hepinize çok teşekkür ederim.Thank you all so much.
Her şeyi doğru bir şekilde rapor eder misin?Will you report everything truthfully?
Kızkardeşim her zaman benimle alay eder.My sister always makes fun of me.
Evde olmayı tercih ederim.I'd rather be at home.
Daha büyük çocuklar küçük olanlara eziyet ederler.The bigger boys torment the little ones.
Benim adım Alex ama hepinizin bana Augusto demesini tercih ederim.My name is Alex, but I prefer that you all call me Augusto.
Bir şey görmediğime yemin ederim.I swear I didn't see anything.
Bu sözlükte bir kelime bulmazsan bana söyle ben onu ilave ederim.If you don't find a word in this dictionary, tell me and I will add it.
Bana yardım etmeyi kabul ettiğin için sana teşekkür ederim.Thank you for agreeing to help me.
Ben bazen toplantı odasında dua ederim.I sometimes pray in the meeting room.
Benim erkek arkadaşım bazen diğer kızlarla flört eder.My boyfriend sometimes flirts with other girls.
Benim kız arkadaşım bazen diğer oğlanlarla flört eder.My girlfriend sometimes flirts with other boys.
Ebeveynlerinden nefret eder.He hates her parents.
Onun anne-babası benden nefret eder.His parents hate me.
Onun ebeveynleri ondan nefret eder.His parents hate him.
Yardımseverliğiniz için teşekkür ederim.I thank you for your helpfulness.
Çeviriyi öğretmenliğe tercih ederim.I prefer translation to teaching.
Tom yeni arabasından övünerek söz eder.Tom is bragging about his new car.
Kötü şakalardan nefret ederim.I hate dirty jokes.
Belki onu kontrol edersin.Maybe you control it.
Ödünç para alamam. Bundan nefret ederim.I cannot borrow money. I hate this.
Bu metni çevirmemize yardım eder misin?Could you help us translate this text?
Promosyonlar çevirmenleri teşvik eder.Promotions encourage translators.